Ana içeriğe geç
Sözlük

çalan ile cümle

çalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.하루는 이 친구가 차를 몰고 있었습니다. 운전 중 라디오에서 어떤 노래가 나오는데 이 노래가 옛 남자친구를 떠올리게 하는 것 이였죠.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.L'autre jour elle conduisait sa voiture et elle a entendu une chanson à la radio qui lui a rappelé cet homme.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.Outro dia, ela ia a conduzir o automóvel, subitamente ouviu uma música na rádio que lhe recordou esse homem.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.Si alaltaieri, in timp ce conducea, a auzit dintr-o data la radio o melodie care i-a amintit de acel barbat.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.Suatu hari, dia sedang menyetir, ketika mendengar sebuah lagu di radio yang mengingatkannya akan pria ini.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.Zadnjič se je vozila z avtom in zaslišala na radiu pesem, ki jo je spomnila na tega moškega.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.И вот как-то в машине она неожиданно слышит по радио песню, которая напомнила ей о бывшем возлюбленном.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.Тя си шофирала колата онзи ден, и изведнъж чула песен по радиото в колата която и напомнила за нейния мъж.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.Якось вона їхала собі в машині і раптом почула пісню на радіо, що нагадала їй про того чоловіка.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.ויום אחד היא נסעה לבדה במכוניתה, ולפתע שמעה ברדיו של המכונית שיר שהזכיר לה את אותו גבר.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.وكانت تقود سيارتها في ذاك اليوم، وفجأة سمعت أغنية على راديو السيارة ذكرتها بهذا الرجل.
Ve geçenlerde arabasını sürerken, ansızın radyoda çalan bir şarkı ona "onu" hatırlatmış.ある歌をラジオで 聴いて 突然 彼のことを思い出しました 彼への切望が戻ってきただけでなく
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Acreditem ou não, houve vaias na assistência.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Croyez-le ou non, il y a eu des sifflements dans le public.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.E, credeteci o no, dalla platea sono arrivati dei fischi.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.En, geloof het of niet, er werd gesist in het publiek.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.És hiszik, vagy nem, felszisszent a hallgatóság.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.I, wierzcie albo nie, były gwizdy na widowni.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.믿기 힘드시겠지만 청중들이 야유를 했습니다.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Şi - credeţi sau nu - dar au fost fluierături dezaprobatoare în audienţă.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Und ob Sie es glauben oder nicht, es gab Pfiffe aus dem Publikum.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Y aunque no lo crean, se hicieron siseos en la audiencia.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.И верьте или нет, но были те, кто освистал меня.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.И, вярвате или не, публиката ме освирка.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.ותאמינו או לא, היו לחשושים בקהל.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.و صدقوا او لا تصدقوا سمعت أصوات استهجان من الجمهور
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.皆 うろたえました でもこれは前進のため 避けられないのです
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.A film szereplői pedig autonóm robotok.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.A roboty, ktoré účinkujú vo videu, sú plne samostatné.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.A roboty ve videu jsou zcela autonomní.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.De robots die je ziet in de video zijn volledig autonoom.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.E i robot che vedrete sono del tutto autonomi.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Et les robots qui jouent la vidéo sont complètement autonomes.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.비디오 상영되는 로봇들은 완전히 자율적으로 움직입니다.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Os robôs que aparecem no vídeo são completamente autónomos.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Roboty z filmu są całkowicie samodzielne.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Şi roboţii care cântă în acest video sunt complet autonomi.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Und die Roboter, die im Video spielen, sind völlig autonom.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Y los robots que actúan en el video son completamente autónomos.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Και τα ρομπότ που φαίνονται στο βίντεο είναι πλήρως αυτόνομα.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.И роботите, които свирят във видеото са напълно автономни.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Роботи, які грають у відео, цілком самостійні.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.Роботы в этом видео полностью самоуправляемы.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.והרובוטים שמנגנים בוידאו הם עצמאיים לחלוטין.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.والروبوتات التي في المشهد ذاتية التحكم تماماً.
Ve videoyu çalan robotlar tamamen bağımsızlar.全く自律的に動いています 9つのロボットが6種類の楽器を演奏します
Yani alarmı çalan yardımcı T hücresidir.그래서 정리하자면 CD4+ T helper 세포가 주변을 일깨우는 알람 시계와 같은 존재라면
Yani alarmı çalan yardımcı T hücresidir.Por lo que este chico s el timbre de alarma, mientras que las células CD8 o
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Fiecare din ei, cînd lucra, îşi avea sabia încinsă la mijloc. Cel ce suna din trîmbiţă stătea lîngă mine.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.In zidar je vsak imel meč pripasan k ledju, in tako so zidali. In trobentač je stal poleg mene.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.건축하는 자는 각각 칼을 차고 건축하며 나팔 부는 자는 내 곁에 섰었느니라
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Những kẻ xây sửa , ai_nấy đều có cây gươm mình đeo nơi lưng , rồi xây sửa ; còn kẻ thổi kèn thì ở bên tôi .
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Những kẻ xây sửa, ai nấy đều có cây gươm mình đeo nơi lưng, rồi xây sửa; còn kẻ thổi kèn thì ở bên tôi.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.og de, der byggede, havde under Arbejdet hver sit Sværd bundet til Lænden. Ved Siden af mig stod Hornblæseren;
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.Каждый из строивших препоясан был мечом по чреслам своим, и так они строили. Возле меня находился трубач.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.והבונים איש חרבו אסורים על מתניו ובונים והתוקע בשופר אצלי׃
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.وكان البانون يبنون وسيف كل واحد مربوط على جنبه وكان النافخ بالبوق بجانبي.
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.修 造 的 人 、 都 腰 間 佩 刀 修 造 、 吹 角 的 人 在 我 旁 邊
Yapıcılar kılıç kuşanmış, öyle çalışıyorlardı. Boru çalansa benim yanımdaydı.修造 的 人 、 都 腰 間 佩刀 修造 、 吹角 的 人 在 我 旁邊
Yeşil parçalar, maviye çalan yeşil alanlar, aralarda birazcık mor renk.Skvrny zelené, namodralé zelené, stopy fialové.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod