çal ile cümle

çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Telefon çaldığında banyo yapıyordum.I was taking a bath when the telephone rang.
Roger sabahtan akşama kadar çalışır.Roger works from morning till night.
Romalılar eski İngilizleri medenileştirmeye çalıştı.The Romans tried to civilize the ancient Britons.
Lucy genellikle akşam yemeğinden sonra piyano çalardı.Lucy would often play the piano after dinner.
Sana piyano çalmayı kim öğretti?Who taught you to play the piano?
Telsizi dinlerken telefonun çaldığını duydum.Listening to the radio, I heard the telephone ring.
Radyo çalışmaz.The radio will not work.
Radyo çalışmıyor.The radio doesn't work.
Wright kardeşler, bir motor ile çalışan bir uçağı uçurmayı başardılar.The Wright brothers succeeded in flying an airplane driven by an engine.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
Gürültülü bir odada çalışırdım.I used to work in a noisy room.
Kullanmadan önce çalkalayın.Shake before using.
İyi notlar alma, çok çalışmayı gerektirir.Making good grades requires studying hard.
İyi öğrenciler çok çalışır.Good students study hard.
Yavaş yavaş çalış.Work slowly.
Yavaş çalış, ve hatalar yapma.Work slowly, and you won't make mistakes.
Yavaş çalışırsan, hatalar yapmazsın.Work slowly, and you won't make mistakes.
Bay Young oğlunun daha çok çalışmasını diliyor.Mr. Young wishes his son would study harder.
Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.We worked hard to make ends meet.
Olayları gerçekten oldukları gibi görmeye çalış.Try to see things as they really are.
Daha çok çalışmazsan, kesinlikle başarısız olursun.You are bound to fail unless you study harder.
Daha sıkı çalışmadığıma pişman oldum.I regret that I did not work harder.
Daha çok çalışmazsan, başarısız olursun.You will fail unless you work harder.
Daha mantıklı tüketici olmaya çalış.Try to be a more rational consumer.
Daha iyi davranmaya çalışmalısın.You should try to behave better.
Lütfen ona daha çok çalışmasını tavsiye eder misiniz?Will you please advise him to work harder?
Ona daha sıkı çalışmasını öğütler misiniz lütfen?Will you please advise him to work harder?
Daha fazla çalışmazsan hiçbir şeyi başaramayacaksın.You'll never achieve anything if you don't study harder.
Eğer onlar vazoyu bulmasalardı, John onu çalmakla suçlanırdı.If they hadn't found the vase, John would have been accused of stealing it.
Eğer daha çok çalışsaydı şimdi zengin bir adam olabilirdi.If he had worked harder, he might be a rich man now.
Eğer telefon çalarsa cevap verebilir misin?If the telephone rings, can you answer it?
Eğer üniversiteye gitmek istiyorsan, daha çok İngilizce çalış.If you want to go to college, study English harder.
Başarılı olmak için çok çalışmalısın.If you are to succeed, you must work hard.
Ailem olmasa, çok fazla çalışmam.But for my family, I would not work so hard.
Gençliğimde çok çalışsaydım şimdi başarılı olurdum.If I had worked hard in my youth, I would be successful now.
Sağlıklı olsaydım, çalışmalarıma devam edebilirdim.If I were in good health, I could pursue my studies.
Yardımın olmasaydı, ben bu mağazayı çalıştıramazdım.If it were not for your help, I could not run this store.
Başarılı olacaksanız sıkı çalışmalısınız.You must work hard if you are to succeed.
Hayalini gerçekleştireceksen, daha fazla çalışmak zorundasın.If you are to realize your dream, you must work harder.
Sınavında başarılı olacaksan, sıkı çalışmalısın.If you are to succeed in the exam, you must study hard.
Vazo bulunmuyorsa, John onu çalmakla suçlanabilir.If the vase is not found, John may be accused of stealing it.
Zamanım olursa, Fransızca çalışırım.If I had time, I would study French.
Daha çok çalışsaydı başarabilirdi.Had he worked harder, he could have succeeded.
Eğer başarılı olacaksan daha çok çalışmalısın.If you are to succeed, you must work harder.
İşi hazirandan önce bitirmek istiyorsan çok daha iyi çalışmak zorunda kalacaksın.If you are to finish the work before June, you will have to work much better.
Motor düzgün çalışmıyor.The motor does not function properly.
Bir üniversite öğrencisi olduğundan, daha fazla çalışmalısın.Now that you're a college student, you should study harder.
Şimdi çalışma vakti. İşe başlayalım.It's time to work now. Let's get down to business.
Evimde bir yerde çalışamam. Çok gürültülü.I can't study anywhere in my house. It's too noisy.
Meg bir davul çalıyor.Meg is beating a drum.
Mary hastalığına rağmen çalışmaya devam etti.Mary kept on working in spite of her illness.
Mary mutfakta çalışırken genellikle bir melodi mırıldanır.Mary often hums a tune as she works in the kitchen.
Mary odasında çalışıyor.Mary is studying in her room.
Mary piyano çalar.Mary plays the piano.
Mary parayı çaldığını inkar etti.Mary denied having stolen the money.
Mary, her zaman günde iki saat çalışır.Mary always studies for two hours a day.
Mary'nin piyano çaldığını görüyorum.I see Mary playing the piano.
Misato sakin olmaya çalıştı ama sonunda öfkesine yenik düştü.Misato tried to be calm, but finally she lost her temper.
Bütün hafta çalıştıktan sonra pazar günü ağırdan aldık.After working all week, we took it easy on Sunday.
Hala çalışıyorken bunu satmam gerekir.I should sell it while it still runs.

İlgili Sayfalar