çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Verimli bir şekilde çalışman gerekir.You should study in an efficient manner.
Benim çalışmalar tamam olacak.My studies are going okay.
Okul çalışması zor mu?Is the school work hard?
Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.In return for helping you with your studies, I'd like to ask a small favor of you.
Lütfen çalışmanıza devam ediniz.Please go on with your study.
Ben çalışırken dikkatimi dağıtmayın.Don't distract me while I am studying.
Yürümeye çalıştığımda, burada korkunç bir ağrı oluyor.When I try to walk, I get an awful pain here.
Annem mutfakta hâlâ çalışıyor.My mother is still working in the kitchen.
Annem yarı zamanlı çalışmama itiraz etti.My mother objected to my working part time.
Annem bizi yetiştirmek için çok çalıştı.My mother worked hard in order to rear us.
Annem beni çalıştırdı.My mother made me study.
Annesi kapıyı çaldı.Her mother knocked on the door.
Anneleri çalışmak için dışarı çıkan bir sürü çocuk var.There are many children whose mothers go out to work.
Annesi geldiğinde ders çalışıyormuş gibi davrandı.When her mother came, she pretended to be studying.
Okuldan sonra çalışmayla çok meşgulüm.I am very busy practicing after school.
Fırtınadan dolayı yolda çalışma askıya alındı.Work on the road was suspended because of the storm.
Fırtınadan dolayı yol çalışmasına ara verildi.Work on the road was suspended because of the storm.
Patronum köle gibi çalıştıran bir amir.My boss is a slave driver.
Ben oyundaki rolümü çalıştım.I studied my part in the play.
Ben en iyi baskı altında çalışırım.I work best under pressure.
Günde ortalama iki saat İngilizce çalışıyorum.I study English two hours a day on an average.
Hızlı şekilde çalıştırabilirim.I can run as fast.
Kız kardeşim benden daha iyi piyano çalabilir.My sister can play the piano better than I can.
Kız kardeşim bu sabahtan beri odasında çalışıyor.My sister has been studying in her room since this morning.
O, her gün piyano çalar.She plays the piano every day.
Her gün çok İngilizce çalıştım ama çok öğrenmedim.I studied English very hard every day, but I didn't learn a lot.
Her gün İngilizce çalış.Study English every day.
Her gün üç saat İngilizce çalışmayı kural haline getiriyorum.I make it a rule to study English for 3 hours every day.
Acil bir durumda zili çal.Ring the bell in an emergency.
Uykulu olduğunuzda çalışmanın faydası yok.It is no use studying when you are sleepy.
Uyurken cüzdanımı çaldırdım.I had my wallet stolen while I was asleep.
Uyumaya çalışıyorum.I'm trying to sleep.
Kayıp zamanı telafi etmek için çok çalışıyoruz.We are working hard to make up for lost time.
Çok fazla çalışma!Don't work too hard!
Yarın bu zaman kütüphanede çalışıyor olacağım.This time tomorrow I'll be studying in the library.
Yarın on saat çalışmak zorunda kalacağım.I'll have to study ten hours tomorrow.
Yarın bütün gün raporum üzerinde çalışıyor olacağım.I will be working on my report all day tomorrow.
O, annesine ertesi gün çalışacağını söyledi.He told his mother that he would study the next day.
Çok çalışmak zorunda olmaman iyi.It is good that you do not have to study so hard.
Alarm 5:30 da çalmaya başladı.The alarm went off at five-thirty.
Alarmım çalmadığı için uyuyakalmışım.I overslept because my alarm didn't go off.
Alarmım çaldığında onu her zaman uykumda kapatırım.When my alarm clock goes off, I always stop it in my sleep.
Çalar saat beni 7:00 de uyandırır.The alarm clock wakes me at seven.
Çalar saat on dakika ileri.The alarm clock is ten minutes fast.
Alarm çaldı.The alarm went off.
Alarm çalmasına rağmen uyanamadım.Although the alarm rang I failed to wake up.
Çalar saatim çalışmadı. Geç kalmamın nedeni budur.My alarm clock didn't work. That's why I was late.
Çalar saatin ayarını ayarla.Adjust the setting of the alarm clock.
Çalar saatin ayarını yap.Adjust the setting of the alarm clock.
Gece saatlerce çalışırım.I study for many hours at night.
Ben gece çalışmayı çok tercih ederim.I much prefer working at night.
Ondan gece geç saatlerde piyano çalmamasını rica ettim.I asked him not to play the piano late at night.
Hırsızlar bizim daireye zorla girdi ve eşimin kürk ceketini çaldı.Burglars broke into our apartment and stole my wife's fur coat.
Beyzbol hakkında en harika şey ekip çalışmasıdır.The most wonderful thing about baseball is teamwork.
Çok çalışırsan beyzbol oyuncusu olma hayalin gerçekleşebilir.Your dream of becoming a baseball player will come true if you try hard.
Eğer sıkı çalışırsanız, bir beyzbol oyuncusu olma hayalin gerçekleşir.Your dream of becoming a baseball player will come true if you try hard.
Söz verildiği gibi o piyano çaldı.She played the piano as promised.
Yumi ve Emi İngilizce testi için çalışıyorlar.Yumi and Emi were studying for their English test.
Yumi dün gece İngilizce çalıştı.Yumi studied English last night.
Yumi İngilizceyi sıkı çalışır.Yumi studies English hard.