çal ile cümle

çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, bir hastane için çalışır.She works for a hospital.
O, hayatını fakirlerin arasında çalışmaya adadı.She devoted her life to working among the poor.
Tüm yaşamını fizik çalışmalarına adadı.She gave her entire life to the study of physics.
O, çalışmalarında oldukça geridedir.She's far behind in her studies.
Mücevher çalmaya çalışırken yakalandı.She was captured trying to steal jewelry.
Her gün keman çalma çalışması yapar.She practices playing the violin every day.
Her gün piyano çalıştı.She practiced the piano every day.
O her gün piyano çalışıyor.She practises the piano every day.
Akşam yemeğinden sonra Japonca çalıştı.She studied Japanese after dinner.
Akşam yemeğinden önce her zaman piyano çalışır.She always practices the piano before dinner.
İstediği her şeyi almaya çalıştı.She tried to get whatever she wanted.
Zihin varlığını devam ettirmeye çalıştı.She tried to keep her presence of mind.
Onu ikna etmeye çalışmanın yararı yok.It's no use trying to persuade her.
Onu hastaneye götürmeye çalışmak boşunaydı.It was no use trying to take her to the hospital.
Bırak ders çalışmayı, düşünmek için bile bitik durumdaydım.I was too exhausted to think, let alone study.
O yorgun olmasına rağmen çalışmaya devam etti.Though she was tired, she kept on working.
Yorgunsan, çok çalışmak zorunda değilsin.You don't have to work so hard if you're tired.
Eğer yorgun hissediyorsan çalışmanın hiçbir anlamı yok.There is no point in studying if you are feeling tired.
Sanık eylemlerini haklı çıkarmaya çalıştı.The accused tried to justify his actions.
Miho piyano çalar.Miho plays the piano.
Gerekenden daha fazla para harcamamaya çalışın.Try not to spend more money than is necessary.
Onun hastalığı onun çalışmasına devam etmesini imkansız yaptı.His sickness made it impossible for him to continue his study.
Fakirlik onun çalışmalarına devam etmesini engelledi.Poverty prevented him from continuing his studies.
Mutsuz geçmişini unutmaya çalışmalısın.You should try to forget your unhappy past.
Arkadaşım, genellikle çalışmalarıyla oğluma yardımcı olur.My friend usually helps my son with his studies.
Telefon çaldığında babam çıkmak üzereydi.My father was about to leave when the telephone rang.
Babası öldükten sonra, o tek başına çalışmak zorunda kaldı.After his father died, he had to study by himself.
Babamın çalıştığı yer istasyonun yakınındadır.The office where my father works is near the station.
Babam bir şirkette bir mühendis olarak çalışmaktadır.My father works for the company as an engineer.
Babam ona çalışma odasına kadar eşlik etti.Father showed him into the study.
Babam piyano çalar ve annem de.My father plays the piano and so does my mother.
Babam mühendis olarak bir fabrikada çalışıyor.My father works at the factory as an engineer.
Babam bir fabrika için çalışmaktadır.My father works for a factory.
Babam çok çalışmam gerektiğini söyledi.My father said that I must work hard.
Babam piyano çalışmam için teşvik etti.My father encouraged me to study the piano.
Babam çalışmama yardımcı oldu.My father helped me study.
Babam bir garajı bir çalışma odasına dönüştürdü.My father converted a garage into a study.
Babam bir enerji şirketi için çalışmaktadır.My father works for a power company.
Babam Tokyo'da yaşıyor ve çalışıyor.My father lives and works in Tokyo.
Babam gece gündüz çok çalıştı.My father worked hard night and day.
Babam her yıl çalışmak için Detroit'e gitti.Father went to Detroit to work every year.
Lütfen kapıyı çalmadan odaya girmeyin.Please do not enter the room without knocking.
Kendiniz için bir şeyler yapmaya çalışın.Try to do things for yourself.
Gelirine göre yaşamaya çalışmalısın.You should try to live within your income.
Dil bilgisi açısından doğru olan cümle üretmek için çalışman gerekir.You should try to produce grammatical sentences.
Düz İngilizce ile yazmaya çalış.Try to write in plain English.
Duvarda yazılı mektupları okumaya çalıştık.We tried to make out the letters written on the wall.
Beni çalışmaktan alıkoyma.Don't distract me from studying.
Çalışmazsan, sınavda başarısız olursun.If you don't study, you will fail the exam.
Eğer çalışmayacaksan okula gitmenin bir faydası yok.It is no use going to school if you are not going to study.
Çalışmak için Amerika'ya gidip gitmemenin benim için iyi olduğu yakında belirlenecek.It remains to be seen whether or not going to America to study is good for me.
Ne zaman çalışırsan çalış, en iyi sonucu almak için sözlüğünü kullan.Whenever you study, use your dictionary to best effect.
Ne zaman çalışırsanız çalışın, en iyi sonucu almak için sözlüğünüzü kullanınWhenever you study, use your dictionary to best effect.
Çalıştığım zaman kulaklıkla müzik dinlerim.When I study, I listen to music with earphones.
Çalışırken çok sabıra gerek duyarız.We need a lot of patience when we study.
Ders çalışma.Don't study.
Canım çalışmak istemiyor.I don't feel like studying.
Belki de çok çalışıyorsunuz.Maybe you are working too hard.
Çalışmalarımda bir mola sırasında televizyon izledim.I watched television during a break in my studies.
Çalışma size iyi gelecek.Study will do you good.

İlgili Sayfalar