çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Uşaklar efendilerinin siparişini gerçekleştirmeye çalıştı.The servants tried to carry out their master's order.
Birbirimizi anlamaya çalışalım.Let's try to understand one another.
Para çalmak yanlıştır.It is wrong to steal money.
Param çalınmıştı.My money was stolen.
Param çalındı.My money was stolen.
Para tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm trying to save money.
Biraz ödünç para almaya çalışarak tüm kasabayı koştum.I ran all over town trying to borrow some money.
Biz müşteri memnuniyeti için çalışıyoruz.We aim to please.
Org çalabilir misin?Can you play the organ?
Beni öldürmeye çalışıyorsun.You are trying to kill me.
Yarı zamanlı çalıştığını biliyorum.I know you're working part-time.
Amcam bir otel çalıştırıyor.My uncle runs a hotel.
Yılbaşı gecesinde, trenler bütün gece boyunca çalışır.On New Year's Eve, the trains will run all night.
Motoru çalıştırdım.I got the engine going.
Motoru çalışırken bırak.Leave the engine running.
Lütfen bana motoru nasıl çalıştıracağımı söyle.Please tell me how to start the engine.
Motor çalışmazdı.The engine wouldn't start.
Motor çalışmadı.The engine would not start.
Motor çalışmaz.The engine doesn't work.
Emi İngilizce çalışacak.Emi will study English.
Amy geçen Cumartesi bahçede çalıştı.Amy worked in the yard last Saturday.
Bizim TV çalışmıyor.Our TV is out of order.
Onu şimdi tamir etmeye çalışmanın bir faydası yok.It's no use trying to fix it now.
Kuzenim evimize yakın bir dükkânda çalışıyor.My cousin works in a shop near our home.
Ne zaman çalışırsın?When do you work?
Ben her zaman sıkı çalışırım.I always study hard.
Ben, bir gün laboratuvarda çalışmak istiyorum.I wish to work in the laboratory some day.
Bir miktar kitap çalındı.A number of books were stolen.
İyi notlar almak için benden daha çok çalıştı.He tried harder to get good marks than I did.
O, babamın çalıştığı bina.That is the building where my father works.
O, daha önce çalıştığım mağazadır.That is the shop where I used to work.
O, çalıştığım dükkan.That is the shop where I used to work.
Ben bir ticaret firması için çalışıyorum.I'm working for a trading firm.
Her şeyi olduğu gibi görmeye çalış.Try to see things as they are.
Sysko bir karınca gibi çalışır.Sysko works like an ant.
Hava çalışılmayacak kadar çok sıcak.It is too hot to work.
Bu hanımefendi kaç hizmetçi çalıştırmak istiyor?How many maids does that lady want to employ?
Bu dükkanda sekiz kâtip çalışır.That store employs eight clerks.
Onlar yeni binada çalışmaktalar.They have been working on the new building.
Çalmayla ilgili olarak benden şüphelenmiş olmalılar.They must have suspected me of stealing.
Çocuk ağır kanapeyi taşımaya çalıştı.The boy tried moving the heavy sofa.
Şu kız kesinlikle çalışkan bir işçi.That girl is certainly a hard worker.
O zaman sıkı çalışmış olsaydı başarılı olurdu.If he had worked hard at that time, he would have succeeded.
Şu öğrenciler çok çalışırlar, değil mi?Those students work hard, don't they?
Yerleşmek ve tarih testi için çalışmak zorundasın.You have to settle down and study for the history test.
Yarın çalışacak mısın?Will you study tomorrow?
Her gün çalışır mısın?Do you run every day?
Her gün İngilizce çalışıyor musun?Do you study English every day?
Her gün İngilizce çalışır mısın?Do you study English every day?
Her gün ne kadar süre İngilizce çalışırsın?How long do you study English every day?
Çalışmak zorunda değilsin.You don't have to study.
Çalışıyor musun?Are you studying?
Sadece çok çalışmak zorundasın.You only have to work hard.
Tek yapman gereken şey çok çalışmak.You only have to work hard.
Sen çok çalıştın.You are overworked.
Kayıp zamanı telafi etmek için daha sıkı çalışmalısın.You have to work harder to make up for lost time.
Oğlumun keman çaldığını duydun mu?Did you hear my son play the violin?
Dün çalıştın mı?Did you study yesterday?
Bugün çalışmak zorunda değilsin.You don't have to work today.
Şu andan itibaren daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.You'll have to study harder from now on.