çalıyor ile cümle

çalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.En aften drak han lidt for meget, og han røvede en taxachauffør -- stjal 50 dollars.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Într-o seară a băut un pic prea mult, și a jefuit un șofer de taxi -- a furat 50 de dolari.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Jednej noci si trochu vypil a okradol taxikára -- vzal $50.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Jednej nocy wypił trochę za dużo i obrabował taksówkarza -- ukradł $50.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Jedné noci se opil a oloupil řidiče taxíku - o 50 dolarů.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Một đêm, Micheal uống hơi nhiều và cướp một tài xế xe taxi 50 Dollars.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Op een nacht had hij teveel gedronken, en beroofde een taxichauffeur -- stal $50.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Uma noite, bebeu um pouco a mais, e roubou um taxista, roubou 50 dólares.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Una noche, bebió un poco de más y le robó a un taxista; robó $50.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Una sera, bevve un po' troppo, e rapinò un tassista-- rubò 50$.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Une nuit, il avait un peu trop bu, et il a dévalisé un chauffeur de taxi -- il lui a volé 50$.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Ένα βράδυ, ήπιε λίγο παραπάνω, και λήστεψε έναν οδηγό ταξί - πήρε 50 δολάρια.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Една вечер той пил твърде много и ограбил шофьор на такси -- откраднал $50.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.Как-то вечером он выпил лишнего и ограбил водителя такси -- отнял 50 долларов.
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.הוא התחיל לחשוש שהוא לא יוכל לפרנס את משפחתו. לילה אחד, הוא שתה קצת יותר מדי,
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.وفي ليلة من الليالي .. شرب كثيراًُ حتى سكر . وسرق سائق اجرة لقد سرق منه 50 دولار
Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor.タクシードライバーに 銃口を突きつけ 50ドルを盗んだのです
Bir helikopterin kapısında başlıyordu ve arka planda rock müzik çalıyordu.- 제가 스키 막대기에서 펄렁거리는 영국 국기를 들고 있는 것을
Bir helikopterin kapısında başlıyordu ve arka planda rock müzik çalıyordu.שזה צולם מדלת מסוק, מוזיקת רוק מתנגנת ברקע,
Bir helikopterin kapısında başlıyordu ve arka planda rock müzik çalıyordu.عندما يتم تصويرك خارج بوابة طائرة الهليوكبتر، ونوع من أنواع موسيقى الروك يصدح في الأرض،
Bir helikopterin kapısında başlıyordu ve arka planda rock müzik çalıyordu.持っている自分の姿を鮮明に思い浮かべることができました
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor. 2004.2004.
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor. 2004.2004.
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor. 2004.Mas uma pequena minoria de dissidentes alega que Bob Dylan está a roubar músicas de outras pessoas.
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor.2004年 ブライアン・バートン つまりデンジャー・マウスは
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor.Bob Dylan đạo nhạc của người khác.
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor.밥 딜런이 다른 이들의 노래를 훔치고 있다고 주장했습니다.
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor.שבוב דילן גונב שירים של אחרים.
Bob Dylan diğer insanların şarkılarını çalıyor.أن بوب ديلان يسرق أغاني أشخاص آخرين.
Bu adam müthiş biri. Tokyo'da çello diye bir alet çalıyor.On je velik mojster.
Bu çok dramatik değil. Diğer şeylerden çalıyor olmamalı.No debería quitarle a otras cosas.
Bu doğru, Scarlatti'yi kimse onun gibi çalamaz. Hissederek çalıyor.É verdade, ninguém toca Scarlatti como a Maria Elena... ...ela entende, Scarlatti.
Bu doğru, Scarlatti'yi kimse onun gibi çalamaz. Hissederek çalıyor.- Niemand speelt zoals zij, zij begrijpt het.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.De här killarna på "Exploratorium" spelar på krukväxter som om de var trummor.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Deze jongens bij het Exploratorium bespelen kamerplanten alsof het drums zijn.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.És ezek a srácok az Exploratoriumnál szobanövényeket használtak dobnak.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Et ces gars de l'Exploratorium jouent des plantes d'intérieur comme si c'était des tambours.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.이 사람들은 샌프란시스코 과학관에서 화분을 드럼처럼 연주하고 있어요.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Questi ragazzi all'exploratorium suonano le piante d'appartamento come se fossero una batteria.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Tipii ăștia la o expoziție cânta la plante ca la tobe.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Tutaj ludzie w eksploratorium używają roślin doniczkowych jako perkusji.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Und diese Kerle im Exploratorium nutzen Zimmerpflanzen als Schlagzeug.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Y estos tipos del exploratorio están tocando plantas de interiores como si fueran tambores.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Και αυτοί οι τύποι στο Εξπλορατόριουμ παίζουν τα φυτά εσωτερικού χώρου σαν να ήταν ντραμς.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.А тези момчета в експлораториума могат да свирят на растения, като на барабани.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Ці хлопці у дослідницькому центрі граються домашніми рослинами наче ті - барабани.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Эти ребята из научного музея играют на комнатных растениях, как на барабанах.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.אז החבר'ה האלה במעבדת הניסויים משתמשים בעציצים כאילו הם תופים.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.و هؤلاء الشباب في الاستكشافية يلعبان بنباتات المنزل كما ان كانت طبول.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.観葉植物をドラムにして演奏しています お父さんと娘は 特別な形で 回路をオンにしています
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Mint ez itt, amelyik elveszi tőlünk éjjel a takarókat.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.To, na przykład, ściąga z nas kołdrę w nocy.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Toto vám v noci bere deku.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Zoals deze, die 's nachts de lakens van je aftrekt.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Като този - нещо, което ти издърпва чаршафите нощем.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Это, например то, что стягивает с вас ночью одеяло.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.כמו האביזר הזה שמזיז לכם את הסדינים בלילה.
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.إحداها شئ يبعد عنك غطاء الفراش أثاء النوم
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.首に息を吹きかけるものや
Bu gece sizden yatak yorganınızı çalıyor.Acesta e ceva care îţi trage cearceafurile noaptea.

İlgili Sayfalar