çalıyor ile cümle
çalıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu grupta org çalıyordu.Din acest grup făcea parte Proailurus.
Birisi yüksek sesle kapıyı çalıyor.Cineva bate tare la ușă.
Ne kadar zamandır keman çalıyorsun?De cât timp cânţi la vioară?
Emeği geçenler gösterilirken David Bowie'nin "Space Oddity" parçası çalıyor.A hangszórókból David Bowie Space Oddity című száma szólt.
Ayrıca piyano çalıyor.Zongorázással is próbálkozott.
Gerçekten de iyi çalıyordu.Jól meg tudja játszani magát.
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.Hetente két alkalommal próbálnak.
Horan küçüklüğünden beri gitar çalıyor.Hawtrey gyermekkora óta kiválóan zongorázott.
Doğrudan sömürmüyor, çalıyordu.Nem is igazán énekeltünk, csak kiabáltunk.
Onlar havaya çalıyorlar.Gólra játsszák.
Genç kız, ayrıca, piyano da çalıyor.Kiderül, hogy a lány zongorázni is tud.
Grup progressive rock ve progressive metal çalıyor.Progresszív metalt és instrumentális rockot játszanak.
"New York'taki diskolarda şarkım çalıyor".Mindig is szerelmes voltam a New York-i beszéd zenéjébe.”
Hemingway, en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini 1940'ta tamamladı.Kenelle kellot soivat (1940) oli Hemingwaylle itselleen hänen tärkein teoksensa.
Ayrıca piyano çalıyor.Hän soittaa myös pianoa.
İki kardeş çok iyi derecede Almanca ve Fransızca biliyorlardı ve piyano çalıyorlardı.Sisarukset saivat erinomaisen koulutuksen ja puhuivat sujuvasti saksaa ja ranskaa ja soittivat pianoa.
Martino, erken yaşlarında müzisyen Willis Jackson ve Eric Kloss gibi çalıyordu.Hän soitti ja levytti jo varsin varhain sellaisten muusikoiden kuin Willis Jackson ja Eric Klossin kanssa.
Onlar havaya çalıyorlar.Varastettua ilmaa.
Claire aynı zamanda keman çalıyor.Hän toimi myös Smithin kirjurina.
Horan küçüklüğünden beri gitar çalıyor.Niall on myös soittanut kitaraa lapsuudesta asti.
Horan küçüklüğünden beri gitar çalıyor.Ο Χόραν έπαιζε κιθάρα από την παιδική του ηλικία.
Ayrıca piyano çalıyor.Επίσης παίζει πιάνο.
Gerçekten de iyi çalıyordu.Ήθελα να παίξω καλά.
Bugün hala çalıyor.Παίζεται όμως ακόμα και σήμερα.
Şu anda sadece çalıyorum.Θα ασχοληθεί πλέον μόνο με το γράψιμο.
Piyano çalıyordu.Έπαιζε πιάνο.
Mary hâlâ keman çalıyor.Η Μαίρη παίζει ακόμα βιολί.
Claire aynı zamanda keman çalıyor.Desuden spiller Brian også orgel.
Gitar, piyano ve flüt çalıyor.Hun spiller guitar, klaver og fløjte.
Horan küçüklüğünden beri gitar çalıyor.Horan har spillet guitar siden han var 12 år gammel.
Şu anda sadece çalıyorum.Nu genstår så kun at slås.
Osment, gitar ve piyano çalıyor.Osment spiller gitar og piano.
Sangster bas gitar ve gitar çalıyor.Øystein Sunde synger og spiller gitar.
Davul ve Percussion çalıyor.Kiønig spilte trommer og perkusjon.
Ayrıca piyano çalıyor.Dia bermain piano.
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.Program ini tayang 2 kali dalam seminggu.
Bu grupta org çalıyordu.Ia bermain drum di kelompok ini.
Ayrıca piyano çalıyor.Cô cũng chơi piano.
"Vegas'ta stüdyodaydık ve ben hip-hop melodileri çalıyordum.Chúng tôi đang ở trong phòng thu và tôi đang chơi một số bài nhạc hip-hop .
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.Chúng phân đôi trung bình gần 1 lần mỗi ngày.
Program hala şarkıyı her programın finalinde çalıyor.Đoạn chót của bài hát cũng được phát lên vào khúc cuối mỗi màn chơi.
Onlar havaya çalıyorlar.Họ thổi bay nó.
Şu anda sadece çalıyorum.僕がこれで弾くよ。
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.週平均2回出題される。
İlk konserlerinden beri Pinhani ile çalıyor.劇中にて初代コンボイと競演している。
Ayrıca piyano çalıyor.ピアノも弾く。
Onlar havaya çalıyorlar.空中を飛ぶ。
Temel olarak böyle başladık, caddede gitarla öylece çalıyorduk," dedi.それなのに気が付くと、ギターを持って作曲していたんだ」。
Elektronik klavye çalıyor.電子ピアノを獲得。
Şu anda sadece çalıyorum.今依使奏。
Elektronik klavye çalıyor.通稱電子遊樂器。
6 yaşından beri piyano çalıyor.他從6歲起就開始彈鋼琴。
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.일주일에 두 번 정도 쉰다.
Emeği geçenler gösterilirken David Bowie'nin "Space Oddity" parçası çalıyor.노래는 《Space Oddity》라는 제목으로도 알려진 데이비드 보위의 음반 《David Bowie》에 수록되어 있다.
"Vegas'ta stüdyodaydık ve ben hip-hop melodileri çalıyordum.스타는 〈Love Me Do〉에서 탬버린을 연주했고 〈P.S. I Love You〉에서 마라카스를 연주했다.
Elektronik klavye çalıyor.מנגן במקלדת אלקטרונית.
Bugün hala çalıyor.הוא ממשיך לנגן ולהופיע גם כיום.
Moroder, dünyayı dolaşıp 70ler ve 80lerdeki klasik parçalarını ve yeni yorumlamalarını çalıyor.הוא מופיע ברחבי העולם ומנגן את הקלאסיקות שלו משנות ה-70 וה-80 ורמיקסים חדשים.
Doğrudan sömürmüyor, çalıyordu.נא לא לשיר, אנחנו מנגנים.
Şu anda sadece çalıyorum.כיום משמש הולכי רגל בלבד.