çalıntı ile cümle

çalıntı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu ağ birden çok kaynaktan fikir çalar ve bu ağ fikir çalıntılarından oluşur.والتى تشمل على سرقة بنات الأفكار من مصادرة مختلفة.
Bu ağ birden çok kaynaktan fikir çalar ve bu ağ fikir çalıntılarından oluşur.新生アイデアを 横取りするようになります 誘拐犯の中には
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.Hoy un iPod Classic almacena 40 000 canciones, lo que equivale a 8000 millones de dólares en contenido robado.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.요즘 나오는 iPod 클라식에는 4만개의 노래를 저장할 수 있으니까 그걸 돈으로 치면 80억 달러에 해당되는 미디어 장물이나
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.Nu för tiden kan en iPod Classic rymma 40 000 låtar, det vill säga för 50 miljarder kronor stulen media.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.Saat ini sebuah iPod Classic dapat menyimpan 40.000 lagu yang berarti bernilai 8 miliar dolar media curian.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.Te dni lahko na iPod Classic naložimo 40.000 pesmi, kar je za 8 milijard dolarjev ukradene glasbe.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.V súčasnosti sa na iPod Classic zmestí 40 000 piesní, čo sú ukradnuté média v hodnote 8 miliárd dolárov.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.Сегодня iPod Classic может содержать 40 000 песен, или 8 миллиардов долларов украденных медиапродуктов.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.Сьогодні класичний Айпод може містити до 40 000 пісень, тобто вісім мільярдів доларів украдених медіа.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.כיום אייפוד קלאסיק יכול להחזיק 40,000 שירים, שזה אומר ערך של שמונה מיליארד דולר של מדיה גנובה.
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.في هذه الايام يسع الآي بود الكلاسيك حوالى 40،000 أغنية أي ما يعادل 8 بليون دولار من الميديا المسروقة
Bu günlerde bir iPod Classic 40.000 şarkı taşıyabiliyor, yani sekiz milyar dolar değerinde çalıntı medya.これは 80億ドル分の盗品に相当します これは 80億ドル分の盗品に相当します (拍手)
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Bị đánh cắp "vua kêu lên, chuyển đến ban giám khảo, người ngay lập tức thực hiện một bản ghi nhớ thực tế.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Dicuri! "Seru Raja, beralih ke juri, yang langsung membuat memorandum fakta.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Furat!" Regele exclamat, întorcîndu-se spre juriu, care a făcut instantaneu un memorandum de fapt.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Gestohlen!", Rief der König und wandte sich an die Jury, die sofort gemacht ein Memorandum der Tatsache.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Gestolen!' De koning riep, zich tot de jury, die meteen maakte een memorandum van het feit.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'훔친!'왕이 즉시 각서를 만든 배심원에 회전, 외쳤다
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Lopott!" A király felkiáltott: fordult a zsűri, aki azonnal készített egy memorandumot a tényt.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Robo-exclamó el Rey, volviéndose hacia el jurado, que inmediatamente tomaron nota del hecho.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Rubata!' Esclamò il Re, volgendosi ai giurati, che ha immediatamente fatto un memorandum del fatto.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.S'écria le roi, se tournant vers le jury, qui fait instantanément d'un mémorandum de ce fait.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Skradzione!" Król zawołał zwracając się do jury, które natychmiast się memorandum o tym fakcie.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stjålne! 'Kongen udbrød, vendte sig til juryen, der straks gjorde et notat af den kendsgerning.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Stolen!' Kralj vzkliknil, obrača v žiriji, ki je takoj naredil memorandum dejstva.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Stolen!' O Rei exclamou, virando-se para o júri, que imediatamente fez um memorando do fato.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stolen!" Zvolal kráľ, obrátil sa k porote, ktorá okamžite sa memorandum skutočnosti.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stolen!" Zvolal král, obrátil se k porotě, která okamžitě se memorandum skutečnosti.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Stulen!" Kungen utropade, vänd till juryn, som genast gjorde en promemoria om detta.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Varastettu!" Kuningas huudahti kääntyen tuomaristo, joka heti teki muistion siitä.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Викрадені!" Король вигукнув, звертаючись до присяжних, який миттєво зробив меморандум про цей факт.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Откраднати!" Цар възкликна, се обърна към журито, който незабавно меморандум за този факт.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."Похищенные!" Король воскликнул, обращаясь к присяжным, который мгновенно сделал меморандум об этом факте.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."גניבה!" קרא המלך, פונה אל המושבעים, שמיד עשה מזכר
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında."المسروقة! هتف الملك ، وتحول إلى هيئة المحلفين ، الذين قدموا على الفور مذكرة
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.事実を。 "私はそれらを販売するに保つ、"帽子屋はとして追加
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Air curian rasanya manis, dan makan sembunyi-sembunyi lebih enak.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.A lopott víz édes, és a titkon való étel gyönyörûséges!
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.,,Apele furate sînt dulci, şi pînea luată pe ascuns este plăcută!``
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.As águas roubadas são doces, e o pão comido �s ocultas é agradável.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Die gestohlenen Wasser sind süß, und das verborgene Brot schmeckt wohl."
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Gestolen goed gedijt wél en verboden vruchten smaken het lekkerst."
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.도적질한 물이 달고 몰래 먹는 떡이 맛이 있다 하는도다
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Las aguas hurtadas son dulces, y el pan comido en oculto es delicioso.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.«Le acque furtive sono dolci, il pane preso di nascosto è gustoso»
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Les eaux dérobées sont douces, Et le pain du mystère est agréable!
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Nước ăn cắp lấy làm ngọt ngào, Bánh ăn vụng là ngon thay.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Nước ăn_cắp lấy_làm ngọt_ngào , Bánh ăn_vụng là ngon thay .
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Stjålen Drik er sød, lønligt Brød er lækkert!
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Stjålet vann er søtt, og brød som etes i lønndom, smaker herlig.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.»Stulet vatten är sött, bröd i lönndom smakar ljuvligt.»
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Ukradnutá voda je sladká a pokútny chlieb je chutný.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Varastettu vesi on makeata, ja salattu leipä on suloista".
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Voda kradená sladší jest, a chléb pokoutní chutnější.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Wody kradzione słodsze są, a chleb pokątny smaczniejszy.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Τα κλοπιμαια υδατα ειναι γλυκεα, και ο κρυφιος αρτος ειναι ηδυς.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.„воды краденые сладки, и утаенный хлеб приятен".
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Крадените води са сладки, И хляб, който се яде скришом, е вкусен,
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.מים גנובים ימתקו ולחם סתרים ינעם׃

İlgili Sayfalar