çalın ile cümle

çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Stjålen Drik er sød, lønligt Brød er lækkert!
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Stjålet vann er søtt, og brød som etes i lønndom, smaker herlig.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.»Stulet vatten är sött, bröd i lönndom smakar ljuvligt.»
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Ukradnutá voda je sladká a pokútny chlieb je chutný.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der."Varastettu vesi on makeata, ja salattu leipä on suloista".
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Voda kradená sladší jest, a chléb pokoutní chutnější.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Wody kradzione słodsze są, a chleb pokątny smaczniejszy.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Τα κλοπιμαια υδατα ειναι γλυκεα, και ο κρυφιος αρτος ειναι ηδυς.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.„воды краденые сладки, и утаенный хлеб приятен".
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.Крадените води са сладки, И хляб, който се яде скришом, е вкусен,
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.מים גנובים ימתקו ולחם סתרים ינעם׃
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.المياه المسروقة حلوة وخبز الخفية لذيذ.
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.偷 來 的 水 是 甜 的 、 暗 喫 的 餅 是 好 的
‹‹Çalıntı su tatlı, Gizlice yenen yemek lezzetlidir›› der.偷來 的 水 是 甜 的 、 暗喫 的 餅 是 好 的
CD'yi MP3'e dönüştürüp aynı bilgisayarda çalın.CD를 MP3로 리핑해서 바로 그 컴퓨터에서 재생하는 겁니다.
CD'yi MP3'e dönüştürüp aynı bilgisayarda çalın.lalu ubah CD ke MP3 dan mainkan dengan menggunakan komputer yang sama.
CD'yi MP3'e dönüştürüp aynı bilgisayarda çalın.העתק מהדיסק אל המחשב כקובץ MP3 ונגן אותו על המחשב.
CD'yi MP3'e dönüştürüp aynı bilgisayarda çalın.ثم تحويل محتوى القرص على شكل أغان و تشغيله على نفس الكمبيوتر
CD'yi MP3'e dönüştürüp aynı bilgisayarda çalın.法律に違反したことになります
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.A földműveseket elkergették a földjeikről, a terményeket és a jószágokat ellopták, vagy elpusztították.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Agricultores foram expulsos das suas terras e as culturas e o gado foram destruídos ou roubados.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Bauern wurden von ihrem Land vertrieben und Getreide und Vieh wurde zerstört oder gestohlen.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Farmerzy byli wypędzani ze swoich gospodarstw, niszczono ich uprawy i hodowle.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.I contadini venivano allontanati dalle loro terre, e raccolti e bestiame venivano distrutti o rubati.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.농부들은 그들의 땅을 떠났고 곡식과 가축들은 파괴되거나 도륙당했습니다.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Les fermiers ont été déportés de leurs terres, et les moissons et le bétail détruits ou volés.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Los granjeros fueron expulsados de sus tierras, y se destruyeron o robaron cosechas y ganado.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Maanviljelijöitä ajettiin pois mailtansa, sadot ja karja tuhottiin tai varastettiin.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Фермери бяха изгонени от техните земи и посевите, и добитъка бяха унищожени или откраднати.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Фермеры лишились земли, урожай и домашний скот был уничтожен или украден.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.איכרים נושלו מעל אדמותיהם, והיבולים ובעלי החיים הושמדו או נגנבו.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.غادر المزارعون أراضيهم، ودُمرت المحاصيل والماشية أو سُرقت.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.作物と家畜は破壊されるか、盗まれました 飢餓が、大量破壊兵器として用いられたのです
Çokluortam koleksiyonunuzu organize edin ve çalınלנגינה ואירגון של אוסף המדיה שלך
Coliseum'dan çalınan taşlardan inşa edilen거의 부딪힐 뻔 했군요.
Coliseum'dan çalınan taşlardan inşa edilenשעוצב על ידי מיכלאנג'לו,
Coliseum'dan çalınan taşlardan inşa edilenالذي صممه مايكل أنجلو،
Coliseum'dan çalınan taşlardan inşa edilenコロッセオから発掘した石でつくられたそうです ーあぶないところでした
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.(39:27) Bouillonnant d`ardeur, il dévore la terre, Il ne peut se contenir au bruit de la trompette.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.( 39 : 27 ) Nó lượt dậm , vừa nhảy vừa hét , Khi kèn thổi nó chẳng cầm mình lại được .
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.(39:27) Nó lượt dậm, vừa nhảy vừa hét, Khi kèn thổi nó chẳng cầm mình lại được.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.ábai] vermet ásnak, örvend erejének, a fegyver elé rohan.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Con estrépito y furor devora la distancia y no se detiene aunque suene la corneta
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Dengan semangat menyala-nyala kuda itu berlari; bila trompet berbunyi tak dapat ia menahan diri
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Den skraber muntert i Dalen, går Brynjen væligt i Møde;
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Den skraper i jorden og gleder sig ved sin kraft; så farer den frem mot væbnede skarer.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Es zittert und tobt und scharrt in die Erde und läßt sich nicht halten bei der Drommete Hall.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.fierbe de aprindere, mănîncă pămîntul, n'are astîmpăr cînd răsună trîmbiţa.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Han skrapar marken och fröjdar sig i sin kraft och rusar så fram mot väpnade skaror.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.땅을 삼킬듯이 맹렬히 성내며 나팔 소리를 들으면 머물러 서지 아니하고
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Se kuopii lakeutta ja iloitsee, lähtee voimalla asevarustuksia vastaan.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.S hřmotem a s hněvem kopá zemi, aniž pokojně stojí k zvuku trouby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.s hrmotom a s búrlivým hnevom hltá zem ani nepostojí s pokojom, lebo zavznel zvuk trúby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Silovito jezno dirja naprej in ne da se udržati, ko se zglasi trobenta.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Strepitando, fremendo, divora lo spazio e al suono della tromba più non si tiene
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Tremendo e enfurecido devora a terra, e não se contém ao som da trombeta.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Z grzmotem i z gniewem kopie ziemię, a nie stoi spokojnie na głos trąby.
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.Καταπινει την γην εν αγριοτητι και μανια και δεν πιστευει οτι ηχει σαλπιγξ
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.в порыве и ярости он глотает землю и не может стоять при звуке трубы;
Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.С буйство и ярост той гълта земята; И при гласа на тръбата не вярва от радост.

İlgili Sayfalar