çalın ile cümle

çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary öldürülmeden önceki hafta silahının çalındığını iddia etti.Tom claimed that his gun was stolen the week before Mary was murdered.
Telefon çalınca uyandım.I woke up when the phone rang.
Çalınan elmaslarla Tom'un ne yaptığını bulmakla ilgilenen tek kişi ben değilim.I'm not the only one interested in finding out what Tom did with the stolen diamonds.
Tom pasaportunun çalındığını ​​düşünüyor.Tom thinks his passport has been stolen.
Cep telefonum çalındı.My cellphone has been stolen.
Adam çalıntı bir pasaportla seyahat ediyordu.The man was traveling with a stolen passport.
Mücevher geceleyin çalındı.The jewel had been stolen during the night.
Orijinal geçen yıl çalındı.The original was stolen last year.
O çalınmış olmalı.It must've been stolen.
Muhtemelen çalındı.It was probably stolen.
Tom bana çalınan elmasları nereye sakladığını söyledi.Tom told me where he hid the stolen diamonds.
Girmeden önce kapıyı çalın.Knock at the door before entering.
Müzede bisikletim çalındı.My bike was stolen at the museum.
Her şey çalındı.Everything was stolen.
Tom çalıntı elmasları nereye sakladığını asla Mary'ye söylemedi.Tom never told Mary where he hid the stolen diamonds.
Pek çok ünlünün telefonlarından mahrem fotoğraflar çalındı.Intimate photos were stolen from many celebrities' phones.
At çalındıktan sonra ahır kapısını kapatmak için çok geç.It's too late to shut the barn door after the horse has been stolen.
Bisikletim geçen hafta çalındı.My bike was stolen last week.
Tom'un bisikleti bir uyuşturucu bağımlısı tarafından çalındı.Tom's bike was stolen by a drug addict.
Düğün Marşı bana her zaman askerler savaşa giderken çalınan müziği hatırlatır.The Wedding March always reminds me of the music played when soldiers go into battle.
Tom'un inekleri gece çalındı.Tom's cows were stolen during the night.
Tom çalınan arabasını bildirdi.Tom reported his car stolen.
Org çalınmaya başladı.The organ started to play.
Tom'un çalınan parayı nereye sakladığını bulup bulamayacağımı görmek istiyorum.I want to see if I can find out where Tom hid the stolen money.
Dün el arabam çalındı.Yesterday, my wheelbarrow was stolen.
Benim bagaj çalındı.My luggage has been stolen.
Termosum çalındı.My thermos was stolen.
Dergim çalındı.My journal was stolen.
Mikroskobum çalındı.My microscope was stolen.
Bisikletim çalındı.My bicycle's been stolen.
Tom çalınan yüzüğü bir çorapta sakladı.Tom hid the stolen ring in a sock.
Fidye karşılığı Tom'u kaçıranlara teslim edilmeden önce çalındı.The ransom money was stolen before it was delivered to Tom's kidnappers.
Tom çalınan parayı kendisi için saklamaya niyet etti.Tom intended to keep the stolen money for himself.
Tom çalıntı mücevherleri kendisi için tuttu.Tom kept the stolen jewels for himself.
Tom çalıntı mücevherleri korudu.Tom fenced the stolen jewels.
Tom bankadan çalınan paranın miktarını hesapladı.Tom calculated the amount of money that was stolen from the bank.
Lupita Nyong'o'nun elbisesi onun otel odasından çalındı.Lupita Nyong'o's dress was stolen in her hotel room.
Dan nasıl gitar çalınacağını öğreniyordu.Dan was learning how to play the guitar.
Babam "saatim çalındı." diye bağırdı.”My watch has been robbed.”exclaimed my father.
Tam olarak ne kadar para çalındı?Exactly how much money was stolen?
Bütün bu eşyalar çalıntı mı?Is all this stuff stolen?
Bu malzemeden herhangi biri çalındı mı?Is any of this stuff stolen?
Cüzdanım otobüste çalındı.My purse was stolen on the bus.
Mary çantasının çalındığını iddia etti.Mary claimed that her purse had been stolen.
Dün gece saatim çalındı.My watch was stolen last night.
Cep telefonum iki kez çalındı.I have been robbed of my cellphone twice.
Çalınan para bulundu.The stolen money has been found.
Üç tane çalıntı araba vardı.There were three getaway cars.
Hiç para çalınmadı.No money was stolen.
O ona sattığı bilgisayarın çalındığını öğrendi.She found out that the computer he had sold her was stolen.
Kendisine sattığı bilgisayarın çalıntı olduğunu öğrendi.She found out that the computer he had sold her was stolen.
Tom'un gezisi onun pasaportu ve kredi kartları çalındığında bir kabusa döndü.Tom's trip turned into a nightmare when his passport and credit cards were stolen.
Tom çalınmış gitarı yatağının altına sakladı.Tom hid the stolen guitar under his bed.
Tom çalıntı gitarı yatağının altına sakladı.Tom hid the stolen guitar under his bed.
Gitarın nasıl çalınacağını öğrenmek istiyorum.I want to learn how to play the guitar.
Tom'un plakası çalınıp, soygun için dükkana dalan arabada kullanılmış.Tom's number plates were stolen and used in a ram raid.
Tom'un arabası çalındı.Tom's car has been stolen.
Birçok siyasetçi rüşvet, seçmen dolandırıcılığı ve kamu parasının çalınması ile suçlandı.Many politicians were accused of corruption, voter fraud and theft of public money.
Tom'un kamyonu çalındı.Tom's truck was stolen.
Alışverişe gittiğimde bisikletim çalındı.My bike was stolen when I went shopping.

İlgili Sayfalar