çalın ile cümle
çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir piyano gibi akortlu, tahta bir klavye ile çalınıyor.На ней играют с помощью деревянных клавиш, звучащих как пианино.
Bir piyano gibi akortlu, tahta bir klavye ile çalınıyor.שמנוגן על ידי לוח מקשים מעץ שמכוון כמו פסנתר.
Bir piyano gibi akortlu, tahta bir klavye ile çalınıyor.والتي يتمّ التحكّم فيها بلوحة مفاتيح خشبية تُضْبط مثل البيانو.
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.De støter i basun og gjør alt ferdig, men ingen drar ut til strid; for min harme er vendt mot hele deres hop.
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.Kèn đã thổi , mọi sự đều sẵn_sàng rồi ; nhưng chẳng ai ra trận , vì cơn giận ta ở trên cả đoàn dân nó .
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.Kèn đã thổi, mọi sự đều sẵn sàng rồi; nhưng chẳng ai ra trận, vì cơn giận ta ở trên cả đoàn dân nó.
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.그들이 나팔을 불어 온갖 것을 예비하였을지라도 전쟁에 나갈 사람이 없나니 이는 내 진노가 그 모든 무리에게 미쳤음이라
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.Trobijo s trombo in vse pripravljajo, a nihče ne gre v boj; kajti srd moj leti nad vso njih množico.
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.Затрубят в трубу, и все готовится, но никто не идет на войну: ибогнев Мой над всем множеством их.
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.Затръбиха и приготвиха всичко, Но никой не отива на боя; Защото Моят гняв е върху цялото това множество.
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.תקעו בתקוע והכין הכל ואין הלך למלחמה כי חרוני אל כל המונה׃
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.قد نفخوا في البوق واعدّوا الكل ولا ذاهب الى القتال. لان غضبي على كل جمهورهم
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.他 們 已 經 吹 角 、 豫 備 齊 全 、 卻 無 一 人 出 戰 、 因 為 我 的 烈 怒 臨 到 他 們 眾 人 身 上
Borazan çalındı, herkes hazır, ama kimse savaşa gitmeyecek. Çünkü öfkem bütün halkın üzerindedir.他 們 已 經 吹角 、 豫備齊 全 、 卻無 一 人 出戰 、 因 為 我 的 烈 怒 臨到 他 們眾 人 身上
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.A keď budete pretrubovať, budú sa rušať tábory, ktoré sú rozložené na východ.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Cînd veţi suna cu vîlvă, să pornească ceice tăbărăsc la răsărit;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak."Cuando toquéis con estrépito, se pondrán en marcha los campamentos que acampan al este
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Gdyby zaś zatrąbiono głos przerywając, tedy się ruszy obóz leżących na wschód słońca.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Ha pedig riadót fújtok, akkor induljon azok tábora, a kik napkelet felõl táboroznak.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Kadar pa bučno zatrobite, naj se vzdignejo vojske, ki so v šatorih proti jutru.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Kalau trompet ditiup pendek-pendek, itu tandanya suku-suku yang berkemah di sebelah timur harus berangkat
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.khi các ngươi thổi tiếng vang, thì những trại quân ở về hướng đông phải ra đi.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.khi các ngươi thổi tiếng_vang , thì những trại quân ở về hướng đông phải ra_đi .
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.너희가 그것을 울려 불 때에는 동편 진들이 진행할 것이고
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Men når I blåser alarm, da skal de leire som ligger mot øst, bryte op.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Mutta kun puhallatte hälytyssoiton, silloin lähtekööt itään päin leiriytyneet leirit liikkeelle.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Når I blæser Alarm med dem, skal Lejrene på Østsiden bryde op;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Och när I blåsen en larmsignal, skola de läger bryta upp, som ligga österut.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Pakli by s nějakým přetrubováním troubili, hnou se s místa, kteříž leželi k východní straně.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Quando se tocar retinindo, partirão os arraiais que estão acampados da banda do oriente.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Quando suonerete uno squillo di acclamazione, gli accampamenti che sono a levante si metteranno in cammino
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Quand vous sonnerez avec éclat, ceux qui campent à l`orient partiront;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Wenn ihr aber drommetet, so sollen die Lager aufbrechen, die gegen Morgen liegen.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.Και οταν σαλπιζητε αλαλαγμον, τοτε θελουσι σηκονεσθαι τα στρατοπεδα τα εστρατοπεδευμενα προς ανατολας.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.А когато засвирите тревога, тогава да се дигат становете, които са разположени към изток;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.когда затрубите тревогу, поднимутся станы, становящиеся к востоку;
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.ותקעתם תרועה ונסעו המחנות החנים קדמה׃
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.واذا ضربتم هتافا ترتحل المحلات النازلة الى الشرق.
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.吹 出 大 聲 的 時 候 、 東 邊 安 的 營 都 要 起 行
Borazan kısa çalınınca, doğuda konaklayanlar yola çıkacak.吹出 大聲 的 時候 、 東邊安 的 營都 要 起行
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.악기는 연주법을 자각하죠
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.שבנויים ישר לתוך הכלי, כך שהכלי יודע כיצד מנגנים עליו.
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.وضعت بصورة صحيحة في المعدات، بحيث تعرف كل أداة منها كيف تُعزَف
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.楽器がどのように演奏されているのかを 把握することが出来るわけです 把握した演奏状態データの 解釈や感覚を変えて
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.500 Jahre nach Kolumbus werden also diese uralten Rhythmen einer Landschaft in Rituale umgesetzt.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.콜롬부스가 가고 500년이 지난 후, 이 태고의 리듬이 어우러지는 광경이 의식속에서 펼쳐지는 것입니다.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Así que 500 años después de Colón, estos ancestrales ritmos del paisaje aún son ejecutados ritualmente.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Astfel la 500 de ani după Columb, aceste ritmuri ale peisajului sunt reflectate în ritual.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Dus 500 jaar na Columbus zie je het rituele spel van deze oeroude ritmes van landschap.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Et ainsi, 500 ans après Colomb, ces anciens rythmes du paysage sont joués en un rituel.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Quindi 500 anni dopo Colombo, questi ritmi antichi del paesaggio sono ancora rappresentati ritualmente.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Tak więc, 500 lat po Kolumbie ten starożytny rytm krajobrazu wybrzmiewa w rytuale.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Tehát 500 évvel Kolombusz után a tájkép ősi ritmusát egy szertartás során fedik fel.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.И така, 500 години след Колумб тези древни ритми на пейзажа са изиграни в ритуал.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.Итак, через 500 лет после Колумба эти древние ритмы ландшафта живут в ритуалах.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.וכך, 500 שנה אחרי קולומבוס, מקצבי הנוף הקדמוניים האלה עדיין מבוצעים בצורה טקסית.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.لذلك فإنه منذ 500 سنة قبل كولومبوس هذه التوازنات القديمة من الطبيعة تمت صياغتها بطقوس روحية
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.地形の太古なリズムが儀式を通じて 奏でられるのです TED 初めての講演のとき
Bu ağ birden çok kaynaktan fikir çalar ve bu ağ fikir çalıntılarından oluşur.여러 자료에서 생각을 훔칩니다.
Bu ağ birden çok kaynaktan fikir çalar ve bu ağ fikir çalıntılarından oluşur.שמתעסקת בגניבת רעיונות ממספר מקורות.