çalın ile cümle

çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tavsiyen olmasaydı çantam çalınmış olurdu.Without your advice, I would have been robbed of my bag.
Paranın bir kısmı çalındı.Some of the money was stolen.
Ne çalındı?What was stolen?
Paul Mary'nin cüzdanı çalındığında onunla birlikte değildi.Paul wasn't with Mary when her purse was stolen.
Dün sadece toplar değil aynı zamanda sopa da çalındı.Not only the balls; the bat was also stolen yesterday.
Zili iki kez çalın.Press the bell twice.
Çantam çalındı.My bag was stolen.
Benim çantam çalındı.My bag was stolen.
Geceleyin mücevher çalındı.The jewel was stolen during the night.
Para evrak çantasından çalındı.The money was stolen from his briefcase.
Sen hiç gitarla çalınan o müziği duydun mu?Have you ever heard that music played on the guitar?
Sanırım valizim çalındı.I think my suitcase was stolen.
Kredi kartım çalındığı için arıyorum.I'm calling because my credit card has been stolen.
Zavallı yaşlı kadının parası çalındı.The poor old woman was robbed of her money.
Orada bırakırsan fotoğraf makinen çalınabilir.Your camera may be stolen if you leave it there.
Param çalınmıştı.My money was stolen.
Param çalındı.My money was stolen.
Bir miktar kitap çalındı.A number of books were stolen.
Gitarın nasıl çalındığını hiç öğrendin mi?Have you ever learned how to play the guitar?
Polis, neredeyse bir aydır çalınan eşyaları arıyor.The police have been searching for the stolen goods for almost a month.
Polisler çalınan mücevheri kurtardı.The police recovered the stolen jewelry.
Polis çalınan ayakkabıların orada olmadığından emin olmak için o evi araştırdı.The police searched that house to be sure the stolen shoes were not there.
Onu kilitsiz bıraktığı için onun bisikleti çalındı.His bicycle was stolen because he left it unlocked.
Dolaptaki bütün para çalındı.All of the money in the cupboard was stolen.
Dün beyzbol sopası, toplarla birlikte çalındı.The bat was stolen yesterday, along with the balls.
Dün onun çantası çalındı.His bag was stolen yesterday.
Dün gece arabam çalındı.My car was stolen last night.
Dün gece eve giderken kız kardeşimin çantası çalındı.My sister was robbed of her bag on her way home last night.
Döndüğümde, arabam çalınmıştı.When I came back, my car was gone.
Dün bisikletim çalındı.My bike was stolen yesterday.
Beni istediğiniz zaman zili çalın.Ring the bell when you want me.
Kameram çalındı.My camera was stolen.
Saatim çalındı.My watch has been stolen.
Polise arabamın çalındığını bildirdim.I reported the theft of my car to the police.
Kimse bizi görmesin diye bir çalının arkasına saklandık.We hid behind a bush so that no one would see us.
Benim bisikletim çalındı.My bicycle was stolen.
At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapatmak için çok geç.It's too late to shut the barn door after the horse is stolen.
Çalınan onun defteriydi.It was his notebook that was stolen.
O, onun çalınan bisikletiydi.It was his bicycle that was stolen.
Çalınan araç otoparkta bulundu.The stolen car was found in the parking lot.
Lütfen girmeden önce kapıyı çalın.Please knock on the door before you enter.
Çalınan çantasını bulmak ona sürpriz oldu.He was surprised to find his stolen bag.
O, çalınan cüzdanını kurtardı.He recovered his stolen wallet.
Onlar çalınan parayı buldular.They found the stolen money.
Eve giderken parası çalındı.She was robbed of her money on her way home.
Onun geçen hafta satın aldığını çanta çalındı ​​.She was robbed of the handbag that she had bought last week.
Cüzdanım dün çalındı.My wallet was stolen yesterday.
Dün gece bisikletim çalındı.My bike was stolen last night.
Benim cep telefonum çalındı.My mobile has been stolen.
Polis çalıntı arabayı kovaladı.The police chased the stolen car.
John nasıl gitar çalınacağını bilmiyor.John doesn't know how to play the guitar.
Arabam bir hırsız tarafından çalındı.My car was stolen by a thief.
Cüzdanım onun tarafından çalınmadı.My wallet wasn't stolen by him.
Benim cüzdanım onun tarafından çalınmadı.My wallet wasn't stolen by him.
Çalıntı mal satmaktan tutuklanmıştı.He was arrested for fencing stolen goods.
Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.A legal kiss will never equal a stolen one.
Ben, benim çalıntı motosikletimi tekrar görmemin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that I'll ever see my stolen motorcycle again.
Tom bir çalının arkasında saklanıyordu.Tom was hiding behind a bush.
Tom Mary'ye piyanonun nasıl çalındığını öğretti.Tom taught Mary how to play the piano.
Tom Mary'ye o şarkının flütle nasıl çalındığını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to play that song on the flute.

İlgili Sayfalar