çalışkan ile cümle
çalışkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Cum ar fi fost dacă mama ne-ar fi spus că familia lui Fide este săracă şi muncitoare?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?E se a minha mãe nos tivesse contado que a família do Fide era pobre e trabalhadora?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?E se mia madre mi avesse detto che la famiglia di Fide era povera ma anche laboriosa?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Kaj, če bi nam mama povedala, da je Fidejeva družina revna in delavna?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?어머니가 피데네 가족은 가난하지만 열심히 일한다고 우리에게 이야기 했다면요?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Mi van, ha anyám elmondja, hogy Fide családja szegény és keményen dolgozik?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Sẽ như thế nào nếu mẹ nói với chúng tôi rằng nhà của Fide nghèo và rất chăm chỉ?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Vad hade hänt om min mor hade berättat för oss att Fides familj var fattig och flitig?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Was wäre, wenn meine Mutter uns erzählt hätte, dass Fides Familie arm und fleißig ist?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Wat als mijn moeder ons had verteld dat Fide's familie arm was en hardwerkend?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Yhdysvaltojen ja Meksikon? Mitä jos äitini olisi kertonut meille, että Fiden perhe on köyhä ja ahkera?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?¿Y si mi madre nos hubiera contado que la familia de Fide era pobre y trabajadora?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Τι θα γινόταν αν η μητέρα μου μας είχε πει ότι η οικογένεια του Φιντέ ήταν φτωχή και εργατική;
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?Ами ако майка ми ни беше казала, че семейството на Фиде е бедно и работи усърдно?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?А що якби моя мама пояснила мені, що сім'я Фіде була бідна, але працьовита?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?И что, если бы моя мама объяснила мне, что семья Фиде была бедной, но трудолюбивой?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?מה אם אימי הייתה מספרת לנו שמשפחתו של פיד'ה הייתה ענייה וגם חרוצה?
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?ماذا لو أن أمي أخبرتنا أن أسرة فيدي كانت فقيرة وتعمل بجدية؟
Annem bize Fide'nin ailesinin fakir olduğu kadar, çalışkan da olduğu söyleseydi ne olurdu?働き者だと教えてくれていたら? もし 異なるアフリカ人を世界中に紹介する
Bak ne kadar çalışkan.Guarda come lavora duro.
Bak ne kadar çalışkan.Guck wie hart er arbeitet.
Bak ne kadar çalışkan.Lihat bagaimana kerasnya dia bekerja.
Bak ne kadar çalışkan.Regarde un peu comme il travaille dur.
Bak ne kadar çalışkan.Se hur hårt arbetande han är.
Bak ne kadar çalışkan.Vezi ce muncitor e.
Bak ne kadar çalışkan.Xem thằng bé chăm chỉ làm kìa.
Bak ne kadar çalışkan.Zie je hoe hard hij aan het werken is.
Bak ne kadar çalışkan.Δες πόσο σκληρά εργάζεται.
Bak ne kadar çalışkan.Смотри, как он прилежен.
Bak ne kadar çalışkan.إنظري كيف يعمل بجد
Bak ne kadar çalışkan.ちょっと早いが ヤツは上手くやるはずだ 実際、とても上手いよ
Biraz çelimsiz olmasına rağmen... ...çok çalışkan biriydi.Gyengének látszott, de keményen dolgozott.
Biraz çelimsiz olmasına rağmen... ...çok çalışkan biriydi.Il avait l'air faible, mais il travaillait dur.
Biraz çelimsiz olmasına rağmen... ...çok çalışkan biriydi...رغم انه كان ضعيفا لقد كان عاملا مجدا
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.Es una entidad totalmente operativa y en marcha que negocia las licencias invertidas de pesca con el país.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.Jadi ini benar-benar kesatuan yang bekerja yang merundingkan ijin pemancingan terbalik dengan negara ini.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.현재는 완전히 기능을 하는 활발히 움직이는 독립체입니다. 국가와 역 조업권을 논의하는 독립체죠.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.On a une entité entièrement fonctionnelle qui agit et négocie les droits de pêche inversés avec le pays.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.Ora è un'entità funzionale e pienamente funzionante che negozia la licenza di pesca invertita con il paese.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.Portanto, é uma entidade completamente funcional e a andar que negoceia licenças de pesca inversas com o país.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.Takže je to plne funkčný systém, ktorý dojednáva reverzné licencie na rybolov v krajine.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.Takže už je to plně funkční organizace, která v zemi sjednává převrácené rybolovné licence.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.כך שהוא מתפקד בצורה מלאה כישות פעילה שמנהלת מגעים לגבי רשיונות דיג הפוך עם המדינה.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.و هي الآن مؤسسة عاملة تعمل بكامل طاقتها في التفاوض بشأن رخصة الصيد العكسي مع الدولة.
Bu kadar tam fonksiyonel... ...çalışkan varlık... ...balıkçılık ruhsatı ile ilgil görüşür muzakere eder.実動しています 「逆漁業許可証」について交渉を担当し PIPA信託委理事会がライセンスを持ち
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.C'est une communauté de travailleurs.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Es sind hartarbeitende Leute.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.He ovat hyvin ahkeria ihmisiä.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Het zijn hardwerkende mensen.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Họ làm việc rất cần mẫn.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Jsou to velmi pracovití lidé.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.그들은 매우 근면한 사람들입니다.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Mereka adalah orang-orang pekerja keras.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Ők nagyon keményen dolgoznak.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Są bardzo pracowici.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Sono dei grandi lavoratori.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Son personas que trabajan duro.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Sunt oameni foarte muncitori.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Sú to veľmi pracovití ľudia.
Bunlar gerçekten çok çalışkan insanlar.Това са хора, които работят усилено.