çalışkan ile cümle
çalışkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hepiniz çalışkansınız.All of you are diligent.
Bay Kondo, şirketindeki en çalışkandır.Mr Kondo is the most hardworking in his company.
Çalışkanlık başarının yoludur.Diligence is the way to success.
Çalışkanlık onu başarıya götürdü.Diligence led him to success.
Çalışkan bir adam uzun vadede başarılı olur.A diligent man will succeed in the long run.
Sonuçta çalışkan kişi başarır.In the end, the diligent person succeeds.
Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.No other boy in our class is more studious than Jack.
Genel olarak, Japonlar çalışkandır.In general, Japanese are hardworking.
Çalışkan bir işçi olmasına rağmen fakir kaldı.He remained poor despite being a hard worker.
Sen çok çalışkan olamazsın.You cannot be too diligent.
Tom Bill'den daha çalışkan değil.Tom is no more hardworking than Bill is.
Tom sınıfta en çalışkan öğrencidir.Tom is the most diligent student in class.
Tom sınıftaki herhangi bir öğrenciden daha çalışkandır.Tom is more hardworking than any other student in his class.
Tom sınıfında en çalışkan öğrencidir.Tom is the most diligent student in his class.
Çalışkanlığın başarının anahtarı olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that diligence is the key to success.
Tüm erkekler çalışkandır.All the men are hardworking.
Adam akıllı ve çalışkan.The man is intelligent and industrious.
George sınıfımızda en çalışkan çocuk.George is the most diligent boy in our class.
Şu kız kesinlikle çalışkan bir işçi.That girl is certainly a hard worker.
Kız kardeşin tüm arkadaşlarımın en çalışkanıdır.Your sister is the most diligent of all my friends.
O ikisinden daha çalışkan olanıdır.He is the more diligent of the two.
Bütün sınıfım çalışkan.All my class are hardworking.
Onu çalışkanlığı için methettim.I praised him for his diligence.
Hayatta başarı, çalışkanlık ve uyanıklık içinde yatar.Success in life lies in diligence and vigilance.
Onun gençliğindeki azim ve çalışkanlığı onu bugünkü durumuna getirdi.His perseverance and diligence in his youth have made him what he is today.
Çinliler çok çalışkan bir halktır.The Chinese are a hard-working people.
Japonlar dünyadaki herhangi bir millet kadar çalışkandır.The Japanese are as hardworking as any people in the world.
Ondan daha çalışkan değilim.I am no more diligent than he is.
Ona dahi denilmez, daha doğrusu o çalışkan bir işçidir.He is not what is called a genius. Rather, he is a hard worker.
O hiç şüphesiz sınıfında en çalışkandır.He is by all odds the most diligent in his class.
O, sınıfında çalışkan bir çocuktur.He is a diligent boy in his class.
O çok çalışkandır.He is a hard worker.
Onlar onun çalışkan olduğunu söylüyorlar.They say he is diligent.
O, çalışkan bir öğrenci mi?Is he a hardworking student?
O çalışkan bir adamdır.He is an industrious man.
O, zeki olmasa da çalışkan bir işçidir.Though he's not clever, he's a diligent worker.
O gerçekten çok çalışkan bir işçi.He is, indeed, a hard worker.
O, herhangi biri kadar çalışkan.He is as hardworking as any.
O ondan daha az çalışkan değil.He is no less diligent than she.
Onun çalışkanlığı gerçekten övgüye değer.Her diligence is indeed worthy of praise.
O çok çalışkan.She is very hardworking.
O hem çekici hem de çalışkandır.She is charming as well as diligent.
O çalışkan bir öğrenci.She is an earnest student.
O çalışkandı.She used to be diligent.
Buradaki öğrencilerin çoğunluğu çalışkan.The majority of students here are diligent.
Burada öğrencilerin çoğu çalışkan.Most of the students here are diligent.
Çinliler son derece çalışkandırlar.The Chinese people are exceptionally hardworking.
Bildiğim kadarıyla, o çalışkan bir öğrenci.As far as I know, he's a diligent student.
Çocukların çalışkan olmaları iyidir.It is good that children are industrious.
Bush çalışkan bir ekip kurdu.Bush put together a hard-working team.
Tom çok çalışkandır.Tom is very hardworking.
Hiç kimse sizden daha çalışkan değil.No one is more hardworking than you all.
Tom çalışkandır.Tom is hard-working.
Almanların çalışkan olduğu söyleniyor.Germans are said to be hardworking.
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.Being careful and diligent is necessary, but not sufficient for passing this course.
Tom çalışkan ve güvenilir.Tom is hardworking and dependable.
O çalışkan ve güvenilir.She's hardworking and dependable.
O akıllı ve çalışkandır.He's smart and hardworking.
O, zeki ve çalışkan.She's smart and hardworking.
Tom akıllı ve çalışkan.Tom is smart and hardworking.