Ne zaman çalışırsın?When do you work?
Her gün ne kadar süre İngilizce çalışırsın?How long do you study English every day?
Burada çalışırsın, değil mi?You work here, don't you?
Haftada kaç saat çalışırsın?How many hours a week do you work?
Haftada kaç saat çalışırsınız?How many hours a week do you work?
Siz arkadaşlar kimin için çalışırsınız?Who do you guys work for?
Her gün ne kadar süre Fransızca çalışırsın?How long do you study French every day?
Sen ne sıklıkta Fransızca çalışırsın?How often do you study French?
Umarım öfkeni kontrol etmeye çalışırsın, Anne.I hope you'll try to control your temper now, Anne.
Ne zaman Fransızca çalışırsın?When do you study French?
Genellikle nerede çalışırsın?Where do you usually study?
Siz bunları anlar ve elinizden geldiği kadar bunların sizi savurmasını engellemeye çalışırsınız.They want you to "Shake It," and deliver on all counts.
Ve bunları kullanarak teoremleri ispatlamaya çalışırsınız.And that's why a lot of geometry calls you kind of just take it as a given
Nereye ineceğinizi anlamak için etrafınıza bakarsınız, kendinizi hazırlamaya çalışırsınız.So you look around, where you're going to land, you try to make yourself ready.
Bazen de şöyle deriz "Hiçbir şey yapma," ve sonra yapmamaya çalışırsın. [gülüşler]Sometimes we say, 'Don't do' and then you try not to do.
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?How do you work out how to fit the thing?
Eksikliğinizi abartılı bir şekilde telafi etmeye çalışırsınız.You overcompensate.
Yani kural olarak büyük güçlerden kaçınmaya çalışırsınız.So you want to avoid big forces as one principle.
Yerde yemek yer, yerde uyur, yerde çalışırsınız.You eat on the floor, you sleep on the floor, you work on the floor.
Ve sonra çalışabileceğiniz başka tür bir şey var, ve bunu sıkı bir şekilde çalışırsınız.And then there's another kind of thing that you might study, and you study that hard.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız.I mean, you're educators. You work, you say, you think you've got it, great, no?
Sen benimle çalışırsın..You do it with me.
Her zaman Tom için mi çalışırsınız?Travaillez-vous toujours pour Tom ?
Ne zaman çalışırsın?¿Cuándo estudias?
Haftada kaç saat çalışırsın?¿Cuántas horas trabajas a la semana?
Bazen de şöyle deriz "Hiçbir şey yapma," ve sonra yapmamaya çalışırsın.Et parfois, on vous dit: "Ne faites pas", et vous essayez de ne pas faire.
Bazen de şöyle deriz "Hiçbir şey yapma," ve sonra yapmamaya çalışırsın. [gülüşler]E qualche volta diciamo "Non fare" e poi tu provi a "non fare" [risate]
Bazen de şöyle deriz "Hiçbir şey yapma," ve sonra yapmamaya çalışırsın. [gülüşler]Иногда мы говорим "Не делай", и тогды ты пытаешься не делать.
Bazen de şöyle deriz "Hiçbir şey yapma," ve sonra yapmamaya çalışırsın.Y a veces decimos 'No hagas', y luego tú tratas de no hacer.
Bu durumda, siyah noktaya sahip olmayı istemezsiniz, Siyah nokta sahibi olmamaya çalışırsınızla tache noir plus en arrière en long de son-- vous voudriez la tache beaucoup plus loin de son corps.
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Bagaimana Anda membuatnya cocok?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Come ti informi sul come regolarli?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Comment les ajuster?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Como fazemos para que eles se ajustem?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?¿Cómo haces para que encaje?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Cum procedezi pentru a potrivi lucrurile?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Hoe ga je te werk om het ding aan te passen?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Hogyan tanulható a testreszabása?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Jak přijít na to, jak je nastavit?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Jak wszystko odpowiednio w nich dopasować?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Làm sao để đo đúng thị lực người bệnh?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Wie findet man raus wie man das Ding anpasst?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Как да прецените, как да нагласите нещото?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Как человеку разобраться с настройкой очков?
Bu şeyi uydurabilmek için nasıl çalışırsınız?Як підлаштувати окуляри під споживача?
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.Das führt dazu, dass alle beginnen Sie zu hassen, weil Sie ständig Geld von ihren Freunden wollen.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.Điều này khiến mọi người ghét bạn vì bạn luôn cố gắng moi tiền từ bạn bè.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.Dit is waarom iedereen je wat gaat haten omdat je altijd probeert om aan je vrienden te verdienen.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.이런 일은 사람들이 다 당신을 싫어하게 할 수 있는 일이에요. 왜냐하면 당신이 항상 모든 친구들에게서 돈을 뜯어내려고 하고 있는 거니까요.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.Na ez egy olyan dolog, amiért sokan megutálják az embert, mert mindig a barátaidon akarsz pénzt keresni.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.Nagle wszyscy zaczynają cię nienawidzić, bo ciągle próbujesz wyciągnąć od kolegów pieniądze.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.Това някак кара всички да те мразят, защото постоянно се опитваш да измъкнеш пари от всичките си приятели.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.Это может вызвать ненависть к тебе, потому что ты пытаешься заработать деньги на твоих друзьях.
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.זה מה שגורם באמת לכולם לשנוא אותך בגלל שאתה מנסה לסחוט כסף מכל החברים שלך כל הזמן
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.وهذا التصرف يجعل الجميع يكرهك لانك تريد ان تبيعهم دوما .. وان تأخذ اموالهم دوما
Bu yüzden herkes sizden nefret eder; çünkü sürekli bütün arkadaşlarınızdan para koparmaya çalışırsınız.煙たがられましたけど お金にはなりました
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız.Bạn làm việc, bạn nói, bạn nghĩ rằng bạn hiểu giáo dục? Bạn nhận ra rằng không phải thế.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.잘하고 있다고 생각하겠죠, 좋아요. 아닌가요? 그리고선 학생들이
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Δουλεύετε λέτε, πιστεύετε πως το έχετε, έτσι; Και μαθαίνετε πως δεν το καταλαβαίνουν.
Çalışırsınız, anlatırsınız, herkes anladı sanırsınız. Bir bakarsınız ki kimse anlamamış.Но потом выясняется, что они не усвоили.