çakıl ile cümle

çakıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Alice çakıl tüm küçük kekler dönüşüyor olduğunu, bir sürpriz ile fark앨리스는 자갈이 모든 작은 케이크로 변하는 것을 몇 가지 놀라운 발견과 함께
Alice çakıl tüm küçük kekler dönüşüyor olduğunu, bir sürpriz ile farkאליס הבחין בהפתעה מסוימת חלוקי היו כולם הופכים עוגות קטנות
Alice çakıl tüm küçük kekler dönüşüyor olduğunu, bir sürpriz ile farkلاحظت مع بعض أليس من المستغرب أن الحصى كانت كلها تتحول قليلا الكعك
Alice çakıl tüm küçük kekler dönüşüyor olduğunu, bir sürpriz ile fark彼らは床に置く、そして、明るいアイデアが頭に入って来た。
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Als je je geldzucht opzijzet en je goud weggooit,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Aruncă dar aurul în ţărînă, aruncă aurul din Ofir în prundul pîraielor!
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,A slož do prachu zlato a medzi skalie potokov zlato z Ofíra.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Buanglah emasmu yang paling murni; lemparlah ke dasar sungai yang tidak berair lagi
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,e deitares o teu tesouro no pó, e o ouro de Ofir entre as pedras dos ribeiros,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,In vrzi v prah drago kovino in med kamenčke v potoku ofirsko zlato:
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ja kasta din gyllene skatt i stoftet och Ofirs-guldet ibland bäckens stenar,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Jette l`or dans la poussière, L`or d`Ophir parmi les cailloux des torrents;
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Kast ditt gull i støvet og ditt Ofir-gull blandt bekkenes stener!
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,kaster du Guldet på Jorden, Ofirguldet blandt Bækkenes Sten,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,네 보배를 진토에 버리고 오빌의 금을 강 가의 돌에 버리라
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ném bửu vật mình vào bụi đất , Và quăng vàng Ô phia giữa các hòn đá của khe ,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Ném bửu vật mình vào bụi đất, Và quăng vàng Ô phia giữa các hòn đá của khe,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,se stimerai come polvere l'oro e come ciottoli dei fiumi l'oro di Ofir
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Tedy nakladeš na zemi zlata, a místo kamení potočního zlata z Ofir.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Tedy nakładziesz po ziemi wybornego złota; a złota z Ofir, jako kamienia z potoku.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,und wirf in den Staub dein Gold und zu den Steinen der Bäche das Ophirgold,
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Vesd a porba a nemes érczet, és a patakok kavicsába az ofiri aranyat:
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,viskaat kulta-aarteesi tomuun ja Oofirin kullan joen kivien joukkoon.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,y pones sobre el polvo el oro, el oro de Ofir, como si fuera piedras del arroyo
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Και θελεις επισωρευσει το χρυσιον ως χωμα και το χρυσιον του Οφειρ ως τας πετρας των χειμαρρων.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,и будешь вменять в прах блестящий металл, и в камни потоков – золото Офирское.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,Хвърли* злото си в пръстта, И офирското злато между камъните на потоците;
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,ושית על עפר בצר ובצור נחלים אופיר׃
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,والقيت التبر على التراب وذهب اوفير بين حصا الاودية.
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,要 將 你 的 珍 寶 丟 在 塵 土 裡 、 將 俄 斐 的 黃 金 丟 在 溪 河 石 頭 之 間
Altınını yere, Ofir altınını vadideki çakılların arasına atarsan,要 將 你 的 珍寶丟 在 塵土裡 、 將俄斐 的 黃金 丟 在 溪河 石 頭之間
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.A v Arizoně samozřejmě každý rozhodí štěrk. A rádi tu udržují vše krásně shrabané. Všechno listí odklízí pryč.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.En in Arizona, legt iedereen steentjes neer. En ze houden alles mooi geharkt. En ze doen de bladeren weg.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.그리고 물론 애리조나에서는, 모두 바닥에 자갈을 깝니다. 또 그들은 모든것들을 아름답게 가꾸는 걸 좋아하고, 나뭇잎들을 깨끗이 쓸어냅니다.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.Ở Arizona mọi người bắt đầu rải sỏi. Và họ làm cho mọi thứ được cào xới sạch sẽ. Và họ tỉa hết những cái lá.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.W Arizonie wysypuje się wszystko żwirem. I ładnie się grabi. I wyrzuca się liście.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.בשלב מוקדם, כאשר קניתי את המקום. ובאריזונה, כמובן, כולם מניחים חצץ.
Arizona'da herkes bahçesini çakılla kaplıyor ve her yeri güzelce tırmıklanmış tutmayı seviyorlar.そして庭に美しく箒がけをして、落ち葉は全て取り除きました 日曜の朝、隣人が落ち葉を吹き飛ばす機械を持ち出すと
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Als Kind hatte ich Sammlungen von Stöckern, Steinen, Kieseln und Muscheln.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Când eram mică, aveam diverse colecții de bețe, roci, pietricele și scoici.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Da bambina avevo tante raccolte di bastoncini, di pietre, di sassi e di conchiglie.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.De niña yo tenía muchas colecciones: de palos, piedras, guijarros y conchas.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Gyerekként rengeteg gyüjteményem volt botokból, kövekből és kavicsokból és kagylókból.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Když jsem byla malá, měla jsem spoustu sbírek klacíků a kamínků a oblázků a mušliček.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Keď som bola malá, mala som niekoľko zbierok nálepiek, kameňov, okruhliakov a mušlí.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Ketika saya masih anak-anak, saya memiliki banyak kumpulan ranting, batuan, kerikil, dan kerang.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Khi còn nhỏ, tôi có hàng loạt bộ sưu tập que, đá, sỏi và vỏ sò.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.제가 어렸을때 저는 나무작대기, 돌, 자갈 그리고 조개껍질 같은 것을 모았었지요.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.När jag var liten så hade jag flera olika samlingar av pinnar och stenar och grus och snäckor.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Quand j"étais enfant, j'avais plusieurs collections de bâtons, de cailloux, de galets et de coquillages.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Quando eu era pequena, fazia muitas coleções de paus e pedras e seixos e conchas.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Toen ik een kind was, had ik vele verzamelingen van stokken, stenen, kiezelstenen en schelpen.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.W dzieciństwie z zapałem kolekcjonowałam patyki, kamienie małe i duże oraz muszelki.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Όταν ήμουν παιδί, είχα πολλές συλλογές από ξυλάκια και πέτρες και μάρμαρα και κοχύλια.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Когато бях дете, имах различни сбирки от пръчки и камъни, и камъчета, и черупки.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Когда я была маленькой, у меня были многочисленные коллекции палочек, камней, гальки и ракушек.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.Коли я була дитиною, то мала величезні колекції наклейок, камінців, ракушок.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.כשהייתי ילדה, היו לי אוספים רבים של מקלות ואבנים וחלוקי נחל וקונכיות.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.عندما كنت طفلا، كان عندي مجموعات مشكّلة مختلفة من عصي وأحجار وحصي وأصداف.
Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları.小石や貝殻などを沢山集めていたものですが なぜか今の子はそういうことをしません

İlgili Sayfalar