Ana içeriğe geç
Sözlük

çak ile cümle

çak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.I have a good mind to strike you for being so rude.
Bana bir çakmak verir misin?Will you give me a light?
Şimşek çaktığında köpek yatağın altına saklandı.The dog hid under the bed whenever lightning flashed.
Şimşek çaktı.The lightning flashed.
Çak bir beşlik!Give me some skin!
Bir çakmağın var mı?Have you got a lighter?
Ben çakmağı burada bir yere koydum ve şimdi onu bulamıyorum.I put my lighter down somewhere and now I can't find it.
Çakmağımı her yerde aradım ama bulamadım.I searched high and low for my lighter but couldn't find it.
Çiviyi tahtaya çak.Drive the nail into the board.
İki toplantı çakışıyor.The two meetings clash.
O, bir çakmakla oynuyordu.He was playing with a lighter.
Festivalin tarihi sınavınki ile çakışmaktadır.The date of the festival coincides with that of the exam.
Bayım, çakmağınızı masada unuttunuz.Sir, you have left your lighter on the table.
Bugün gerçekten çakı gibisin.You're certainly looking fit as a fiddle today.
Adam bir çakmakla bir sigara yaktı.The man lit a cigarette with a lighter.
Kibriti çakar çakmaz bomba patladı.No sooner had he struck the match than the bomb exploded.
O, çaktırmadan kıza baktı.He stole a glance at the girl.
Cebinde çakmağını aradı.He felt in his pocket for his lighter.
Çakmağı için cebini yokladı.He felt in his pocket for his lighter.
Bir kibrit çaktı fakat onu çabucak söndürdü.He struck a match, but quickly put it out.
O, tahtaya bir çivi çaktı.He drove a nail into the board.
Uçak gürültüyle yere çakılmadan hemen önce, keskin bir şekilde sağa döndü.The plane turned sharply to the right just before it crashed.
Ne yazık ki çakma kapıların modası geçiyor.Batten doors are sadly falling out of fashion.
Üzgünüm tatlım, hala ofiste çakılıp kaldım.Sorry honey, I'm still stuck at the office.
Bir kibrit çaktı ve mumları yaktı.He struck a match and lit the candles.
Çakışma olabilir.Overlap can occur.
İki resim çakıştı.Two pictures overlapped.
Kültür bir paraşüt gibidir: Eğer sende yoksa yere çakılırsın.Culture is like a parachute: if you don't have it, you crash.
Şarkıcı vahşi çakallar tarafından öldürüldü.The singer was killed by wild coyotes.
Onun Yafa Cakes fobisi vardır.He has a phobia of Jaffa Cakes.
Ne yaptığını çaktım.I see what you did there.
Tamamen bir çakma.It's a complete sham.
Çakal uluyor.The jackal is howling.
Ben bir aslan gibi kükreyemem. Ben bir çakalım.I cannot roar like a lion. I'm a jackal.
Bu resmi çakmakla yak.Burn this picture with a lighter.
Tom çakmağımı tuttu.Tom kept my lighter.
O biraz çakırkeyf.He's a bit tipsy.
Biraz çakırkeyfim.I'm a bit tipsy.
Tom çakırkeyf.Tom's shot.
Evde çakılıp kaldınız.You're grounded.
Tom evde çakılıp kaldı.Tom is grounded.
Evde çakılıp kaldık.We're grounded.
Tom hafif çakırkeyf.Tom is slightly tipsy.
Kentin uzun kıyı şeridi kum ve çakıl içerir.The long coastline of the city contains sand and gravel.
Ben her zaman küçük bir çakı taşırım.I always carry a small pocketknife.
Yüzyıllar önce, insanlar çakmaktaşı ve çelik kullanılarak ateş yakmaya başladı.Centuries ago, people started fires using flint and steel.
Üç gündür burada çakıldım kaldım.I've been stuck here for three days.
Çakmağını ödünç alabilir miyim?May I borrow your lighter?
Tom ve Mary barda oturuyorlar. Her ikisi de biraz çakırkeyf görünüyor.Tom and Mary are sitting at the bar. Both look a little tipsy.
Gelecek yıl bu çakıl yola kaldırım taşı döşenecek.Next year, this gravel road will be paved.
Mutfak bıçağı eti kesmek için yeterince keskin değildi, bu yüzden çakımı kullandım.The kitchen knife wasn't sharp enough to cut the meat, so I used my pocket knife.
Tom çakısını çıkardı ve onu açtı.Tom pulled out his pocketknife and opened it.
Tom biraz çakırkeyf.Tom is a little tipsy.
Çakı gibi uyan, Tom.Rise and shine, Tom.
Ben çakılı kaldım.I'm stuck in a rut.
O çakmaydı.It was a fake.
Üzgünüm. Masada çakmağını unuttun.Sorry. You forgot your lighter at the table.
O şimşek çakmasını gördün mü?Did you see that flash of lightning?
Ayakkabılarını kapıda çakarmalısın.You're supposed to take your shoes off at the door.
Çakralar sürekli dönüyor. Eğer olmasalar, fiziksel beden mevcut olamazdı.The chakras are constantly spinning. If they weren't, the physical body couldn't exist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod