Mayo-Kebbi Ouest Bölgesi, Çad'ın 22 bölgesinden birisidir.La regione di Mayo-Kebbi Ovest è una regione del Ciad.
Mayo-Kebbi Est Bölgesi, Çad'ın 22 bölgesinden birisidir.La regione di Mayo-Kebbi Est è una regione del Ciad.
Chari-Baguirmi Bölgesi, Çad'ın 22 bölgesinden birisidir.La regione di Chari-Baguirmi è una regione del Ciad.
1094 yılının başlarında Pentegostis'te Aleksios'un çadırının muhafızlığını yapmıştır.Nei primi mesi del 1094 divenne una delle guardie fidate della tenda di Alessio a Pentegostis.
Youssouf Saleh Abbas (1952), Çadlı siyasetçi.Youssouf Saleh Abbas (Abéché, 1953) è un politico ciadiano.
Oymak başının, aşiret başkanının çadırı en çok direği bulunan çadırdır.Notevole è il retablo che adorna la Cappella Maggiore.
Wadi Fira Bölgesi, Çad'ın 22 bölgesinden birisidir.La regione di Wadi Fira è una regione del Ciad.
Böylece bir çadırda yaşamaya başlar ve kendisini kalkındırmak için bir de hademelik işi bulur.Per allevarla, devono trovare un posto dove vivere e si mettono a cercare anche un lavoro.
En öne çıkanları Renaud ve Kral Guy idi, her ikisinin Selahaddin'in çadırına getirilmesi emredildi.I più importanti fra questi erano Rinaldo ed il re Guido, che Saladino ordinò di condurre alla sua tenda.
Göçün sonunda toprağa "keçe çadırları" kurulurdu.Apparterrebbero a questo periodo le tombe a forno di "Scalaricotta".
Yakup'sa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.Takashi durante la sua vita è sempre stato un ragazzo tranquillo.
Bu çadırlara "yurt" denilirdi.Questi lotti erano stati denominati “cantieri”.
2004 yılında Çadır, bir depo yangınında tamamen yandı.Nel 2004 l'edificio venne pesantemente danneggiato a causa di un incendio.
Çad, idari olarak 22 yönetim bölgesine (région) ayrılmıştır.Divisione II - Coordinamento attività del Ministero a livello territoriale.
Olanaklıysa bagaj bölümü olan çadırlar tercih edilmelidir.Alcuni modelli invece hanno il bagagliaio posizionato nella parte anteriore della carrozzeria.
Çadırı buraya kurmak kimin fikriydi?Чья была идея поставить здесь палатку?
Giselda babasının çadırlı kampının etrafında gezinmeye çıkmıştır.Джизельда гуляет вдали от лагеря своего отца.
Daenerys onu çadırına götürür ve Mirri Maz Duur'u (Mia Soteriou) yardım etmesi için çağırır.Дейенерис берёт его в свой шатёр и посылает за Мирри Маз Дуур (Мия Сотериу), чтобы помочь ему.
Romanya bayrağı Andorra bayrağı Moldova bayrağı Çad bayrağı ve açıklaması (İngilizce)Флаг Румынии Флаг Молдавии Флаг Андорры Chad (англ.).
Yakup ise sürekli çadırda oturuyordu.Чан заскучал и все время сидел на заводе.
Lady Talisa ise Robb'un çadırına girer ve ona bir hikâye anlatır.Затем леди Талиса входит в шатёр Робба, где он делится с ней своими проблемами.
Nehir, Çad Gölü'nü besleyen kaynakların toplamda %90'ını oluşturur.Шари обеспечивает 90 % воды, втекающей в озеро Чад.
Öngörülemeyen hava koşulları için tünel çadırlar daha konforlu ve güvenli olacaktır.Рокский тоннель станет комфортнее и безопаснее.
Bu çadırlar, çeşitli özellikteki kumaşlardan yapılmıştır.Украшения выполнены из различных раковин.
Büyük ve görkemli çadır.Большое и Кукуево городище.
Çadır ipi gerdimek için kullanılır.Предназначен для утолщения верёвки.
Çad'da çatışmaПереворот в Чаде.
3 Senin sorumluluğun altında çadırda hizmet etsinler.Устанавливается на станок и обслуживается расчётом из трёх человек.
Sudan'daki mültecilere Çad'dan kaçmaya çalışan siviller de katıldı.Сотни загава из Чада бежали в Судан в поисках убежища от боевых действий.
Hakanın çadırın kapısı doğuya bakar.Усыпальница императрицы обращена на восток.
Günümüze en yakın Çad İç Savaşı 2005 yılının aralık ayında başlamıştır.بدأت الحرب الأهلية في تشاد في ديسمبر 2005.
1960larda Ubangi'den, Çad Gölü'ne dökülen Chari Nehri'ne su aktarma projesi teklif edildi.في ستينيات القرن الماضي، تم اقتراح خطة لتحويل المياه من أوبانغي إلى نهر شاري التي تصب في بحيرة تشاد.
Serbest kaldıktan sonra artık kendi evi de yıkıldığı için bir çadırda yaşamaya başladı.بعد إطلاق سراحها، إضطرت إلى العيش في خيمة، نظرا لأنها كانت ضحية لإخراء الأرض نفسها.
"Alkaevli" kelimesi ak çadırlı anlamında kullanılmıştır.يُلاحظ أن حرف الجر "عل" استُخدم هنا بمعنى "مِن".
Bazı kuşlar batıya doğru giderek Sudan'ın batısına, Çad'a ve Nijerya'ya kadar ulaşabilirler.وبعض منهم يستطيع أن يصل إلى غرب السودان و نيجيريا و تشاد ذاهباً بإتجاه الغرب مباشرةً.
Çadır ve temel ihtiyaç malzemeleri getirilmelidir.توفير الأثاث والمعدات الأساسية.
Ancak Mecdud, 11 Ağustos 1041'de Lahor'daki çadırında ölü bulundu.إلا أن مجدود وجد ميتا في خيمته التى في لاهور في 10 أغسطس 1041.
Gezici olduklarından genellikle genişçe bir çadırda gösterilerini sergilerler.غالباً ما تقام عروض السيرك في خيمة كبيرة.
Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde de konuşanlar vardır.تستخدم السانغوية في تشاد و جمهورية الكونغو الديمقراطية أيضا.
12 Haziran 2009), Çadlı asker ve siyasetçi.10 فبراير: رفيق التليلي، سياسي.
Büyük ve görkemli çadır.مبنى جميل المنظر وضخم .
Günümüze en yakın Çad İç Savaşı 2005 yılının aralık ayında başlamıştır.A Guerra civil no Chade teve início em dezembro de 2005.
O sırada Rick, çadıra girer ve Lori'nin aldığı hapların kutusunu görür ve Lori'yi aramaya koyulur.Ao mesmo tempo, Rick entra na barraca e encontra as pílulas, em seguida, vai ao encontro de Lori.
2003'te Çad'ın komşusu Sudan'daki Darfur bölgesindeki çatışmalar Çad'a sızdırıldı.Em 2003, o conflito na região de Darfur, no vizinho Sudão, expandiu através da fronteira com o Chade.
1960 - Çad bağımsızlığını ilan etti.1960 — Independência do Chade.
Viserys onu dinlemez ve ejderha yumurtalarını Daenerys'in çadırından çalmaya kalkar.Viserys não a terá, e esgueira-se até a tenda dela para roubar seus ovos de dragão.
Fransa Çad hükümetine destek olmak için asker yolladı.A França enviou tropas para fortalecer o governo.
1960larda Ubangi'den, Çad Gölü'ne dökülen Chari Nehri'ne su aktarma projesi teklif edildi.Na década de 1960, foi proposto um projeto para fazer transvases de água do Ubangi para o lago Chade.
Bob Ford ise 8 Haziran 1892’de Creede Colorado’daki çadır meyhanede öldürüldü.Robert Ford foi assassinado por um pistoleiro em Creede, Colorado, em 8 de junho de 1892.
Aynı zamanda Sudan'lı isyancılar da Çad hükümetinden silah yardımı alyordu.Ao mesmo tempo, os rebeldes do Sudão conseguiram ajuda do governo do Chade.
Çad'lı isyancıların Sudanhükümetinden silah yardımı aldığı açıktı.Ficou claro que os rebeldes do Chade receberam armas e assistência por parte do governo do Sudão.
Çad deplasman golüyle İkinci Tur'a yükseldi.Murray avançou direto para a segunda rodada.
Oyuncuları, Çad-Sudan sınırındaki mülteci kamplarında yaşamaktadırlar.Todos os seus jogadores vivem em campos de refugiados no vizinho Chade.
Mandoul Bölgesi, Çad'ın 22 bölgesinden birisidir.Mandoul é uma das 18 regiões do Chade.
Çadır ipi gerdimek için kullanılır.Um arco é usado para fazer a corda soar.
Sudan'daki mültecilere Çad'dan kaçmaya çalışan siviller de katıldı.Centenas de zagauas do Chade também fugiram para o Sudão para buscar refúgio dos combates.
Oktoberfest'te olduğu gibi bira çadırları bu fuarda da kurulmaktadır.Festivais da cerveja vão disputar o público nos mesmos dias.
Bazı kuşlar batıya doğru giderek Sudan'ın batısına, Çad'a ve Nijerya'ya kadar ulaşabilirler.Alguns divergem para oeste para o Sudão ou Chade, chegando mesmo à Nigéria.
Bu çadırlar, çeşitli özellikteki kumaşlardan yapılmıştır.Sua armadura era feita de uma cota de malha especial.
Ayrıca çadır turizmi de gelişmektedir.A área do entretenimento também evoluiu.