Ana içeriğe geç
Sözlük

çad ile cümle

çad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Dây_chằng của chúng há chẳng bị dứt trong mình họ sao ? Chúng thác , nào được khôn_ngoan chi .
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Eikö niin: heidän telttanuoransa irroitetaan, ja he kuolevat, viisaudesta osattomina.`"
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Ha kiszakíttatik belõlök sátoruk kötele, nem halnak-é meg, és pedig bölcsesség nélkül?
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Hun levensdraad wordt doorgeknipt en zij sterven zonder dat zij het weten."
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Ja, deras hyddas fäste ryckes bort för dem, oförtänkt måste de dö.»
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›장막 줄을 그들에게서 뽑지 아니하겠느냐 그들이 죽나니 지혜가 없느니라
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›La funicella della loro tenda non viene forse strappata? Muoiono senza saggezza!»
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Le fil de leur vie est coupé, Ils meurent, et ils n`ont pas acquis la sagesse.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Li se taie firul vieţii: mor, şi tot n'au căpătat înţelepciunea!
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Maka hilanglah segala yang dimiliki; ia pun mati tanpa beroleh akal budi.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Ni li tako? Ko se jim izdere vrv, ki veže njih šator telesni, umirajo, in to brez modrosti.“
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Rives ej deres Teltreb ud? De dør, men ikke i Visdom."
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Se dentro deles é arrancada a corda da sua tenda, porventura não morrem, e isso sem atingir a sabedoria?
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›und ihre Nachgelassenen vergehen und sterben auch unversehens.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Zdaliž nepomíjí sláva jejich s nimi? Umírají, ale ne v moudrosti.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Το μεγαλειον αυτων το εν αυτοις δεν παρερχεται; Αποθνησκουσιν, αλλ' ουχι εν σοφια.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Величието, което е в тях, не се ли премахва? Умират и то без мъдрост.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›Не погибают ли с ними и достоинства их? Они умирают, не достигнув мудрости.
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›הלא נסע יתרם בם ימותו ולא בחכמה׃
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›أما انتزعت منهم طنبهم. يموتون بلا حكمة
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›他 帳 棚 的 繩 索 、 豈 不 從 中 抽 出 來 呢 . 他 死 、 且 是 無 智 慧 而 死
İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.›他 帳棚 的 繩索 、 豈不從 中 抽出 來 呢 . 他 死 、 且 是 無 智慧 而 死
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.A gdy zatrąbią w nie, tedy się do ciebie zbieży wszystek lud ku drzwiom namiotu zgromadzenia.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Al suono di esse tutta la comunità si radunerà presso di te all'ingresso della tenda del convegno
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Cînd se va suna cu ele, toată adunarea să se strîngă la tine, la uşa cortului întîlnirii.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Cuando se toque con ambas, se reunirá ante ti toda la congregación a la entrada del tabernáculo de reunión
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.És mikor megfújják azokat, gyüljön te hozzád az egész gyülekezet, a gyülekezet sátorának nyílása elé.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Kadar se zatrobi na obe, naj se zbere občina vsa k tebi pred vhodom shodnega šatora.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Kalau keduanya ditiup panjang, berarti seluruh umat harus berkumpul di sekelilingmu di depan pintu Kemah-Ku
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Kedykoľvek zatrúbia na ne, shromaždí sa k tebe celá obec, ku vchodu do stánu shromaždenia.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Khi nào người ta thổi loa, toàn hội chúng sẽ nhóm lại gần bên ngươi, tại cửa hội mạc.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Khi nào người_ta thổi loa , toàn hội chúng sẽ nhóm lại gần bên ngươi , tại cửa hội mạc .
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.두 나팔을 불 때에는 온 회중이 회막 문 앞에 모여서 네게로 나아올 것이요
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Kun niihin molempiin puhalletaan, kokoontukoon sinun luoksesi koko kansa ilmestysmajan oven eteen.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Når der blæses i dem begge to, skal hele Menigheden samle sig hos dig ved Indgangen til Åbenbaringsteltet.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Når der støtes i dem begge, da skal hele menigheten samle sig hos dig ved inngangen til sammenkomstens telt.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.När man stöter i dem båda, skall hela menigheten församla sig till dig, vid ingången till uppenbarelsetältet.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Protož kdyžkoli zatroubí na ně, shromáždí se k tobě všecko množství ke dveřím stánku úmluvy.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Quand on en sonnera, toute l`assemblée se réunira auprès de toi, à l`entrée de la tente d`assignation.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Quando se tocarem as trombetas, toda a congregação se ajuntará a ti � porta da tenda da revelação.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.Когато засвирят с тях, нека се събере цялото общество с тебе до входа на шатъра за срещане.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.когда затрубят ими, соберется к тебе все общество ко входу скиниисобрания;
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.ותקעו בהן ונועדו אליך כל העדה אל פתח אהל מועד׃
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.فاذا ضربوا بهما يجتمع اليك كل الجماعة الى باب خيمة الاجتماع.
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.吹 這 號 的 時 候 、 全 會 眾 要 到 你 那 裡 、 聚 集 在 會 幕 門 口
İki borazan birden çalınınca, bütün topluluk senin yanında, Buluşma Çadırının girişi önünde toplanacak.吹這號 的 時候 、 全會眾 要 到 你 那裡 、 聚集 在 會幕 門口
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.(77:60) отринул жилище в Силоме, скинию, в которой обитал Он междучеловеками;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Abandonó el tabernáculo de Silo, la tienda en que habitó entre los hombres
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Abbandonò la dimora di Silo, la tenda che abitava tra gli uomini
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.A opustil príbytok v Síle zavrhnúc ho, stán, v ktorom býval medzi ľuďmi.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.A părăsit locuinţa Lui din Silo, cortul în care locuia între oameni.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.daß er seine Wohnung zu Silo ließ fahren, die Hütte, da er unter Menschen wohnte,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Ðến nỗi bỏ đền tạm tại Si-lô , Tức_là trại Ngài đã dựng giữa loài_người ;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Ðến nỗi bỏ đền tạm tại Si-lô, Tức là trại Ngài đã dựng giữa loài người;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.És elveté magától Silói hajlékát, a sátort, a melyben lakott vala az emberek között;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Hän hylkäsi asumuksensa Siilossa, majan, jonka hän oli pystyttänyt ihmisten keskelle.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.han opgav sin Bolig i Silo, det Telt, hvor han boede blandt Mennesker;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Hij gaf de tabernakel over in vijandige handen. Hij verliet hem.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Ia meninggalkan kemah-Nya di Silo, tempat kediaman-Nya di antara manusia
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Il abandonna la demeure de Silo, La tente où il habitait parmi les hommes;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod