Ana içeriğe geç
Sözlük

çad ile cümle

çad kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Çadworld. kgmЧадworld. kgm
Çadworld. kgmЧадworld. kgm
Çadworld. kgmצ' דworld. kgm
Çadworld. kgmتشادworld. kgm
Çadworld. kgmチャドworld.kgm
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.A középsõ reteszrúd pedig a deszkák közepén az egyik végtõl a másik végig érjen.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.Ale drąg pośredni w pośrodku desek przewleczony będzie od jednego końca do drugiego.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.Ale prostřední svlak u prostřed desk provleče se od jednoho konce k druhému.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.A prostredná zásuvka prostred dosiek bude sahať od jedného konca po druhý.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.Cây xà ngang giữa sẽ ở về thân giữa những tấm ván, chạy suốt từ đầu nầy đến đầu kia.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.Cây xà_ngang giữa sẽ ở về thân giữa những tấm ván , chạy suốt từ đầu nầy đến đầu kia .
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.De middelste dwarsbalk loopt door het hart van de panelen van het ene naar het andere eind van de tabernakel.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.den mellemste Tværstang midt på Brædderne skal nå fra den ene Ende af Væggen til den anden.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.Drugul dela mijloc să ajungă dela un capăt la celalt al scîndurilor.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.El travesaño del centro pasará por la mitad de los tablones, de un extremo al otro extremo
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.in srednji zapah sredi desek naj sega od konca do konca.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.Ja keskimmäinen poikkitanko asetettakoon keskelle lautoja, ja kulkekoon se reunasta reunaan.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.Kayu lintang yang tengah harus dipasang setinggi setengah rangka, dari ujung ke ujung Kemah itu
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.널판 가운데 있는 중간 띠는 이 끝에서 저 끝에 미치게 하고
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.La barre du milieu traversera les planches d`une extrémité à l`autre.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.La traversa mediana, a mezza altezza delle assi, le attraverserà da una estremità all'altra
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.O travessão central passará ao meio das tábuas, de uma extremidade � outra.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.και ο μεσος μοχλος, ο εν τω μεσω των σανιδων, θελει διαπερα απ' ακρου εως ακρου.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.а внутренний шест будет проходить по средине брусьев от одного конца до другого;
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.И средният лост, който е в средата на дъските, да преминава от край до край.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.והבריח התיכן בתוך הקרשים מברח מן הקצה אל הקצה׃
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.والعارضة الوسطى في وسط الالواح تنفذ من الطرف الى الطرف.
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.板 腰 間 的 中 閂 、 要 從 這 一 頭 通 到 那 一 頭
Çerçevelerin ortasındaki kiriş çadırın bir ucundan öbür ucuna geçecek.板 腰間 的 中閂 、 要 從這 一 頭 通到 那 一 頭
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.A barmok tanyáit is lerombolták, és sok juhot és tevét elhajtának, s úgy tértek vissza Jeruzsálembe.
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.A zbili aj stány pastierov dobytka a zajmúc množstvo oviec a veľblúdov navrátili sa do Jeruzalema.
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.또 짐승 지키는 천막을 치고 양과 약대를 많이 이끌고 예루살렘으로 돌아왔더라
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.Lại cũng đánh phá các chuồng súc vật, bắt đem đi rất nhiều chiên và lạc đà; đoạn trở về Giê-ru-sa-lem.
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.Lại cũng đánh_phá các chuồng súc_vật , bắt đem đi rất nhiều chiên và lạc_đà ; đoạn trở_về Giê-ru-sa-lem .
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.Também feriram as malhadas do gado, e levaram ovelhas em abundância, e camelos, e voltaram para Jerusalém.
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.Vdrli so tudi v ovčje staje in odvedli veliko ovac in velblodov ter so se vrnili v Jeruzalem.
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.Нападнаха още и шатрите на добитъка, и като взеха много овци и камили, върнаха се в Ерусалим.
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.וגם אהלי מקנה הכו וישבו צאן לרב וגמלים וישבו ירושלם׃
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.وضربوا ايضا خيام الماشية وساقوا غنما كثيرا وجمالا ثم رجعوا الى اورشليم
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.又 毀 壞 了 群 畜 的 圈 、 奪 取 許 多 的 羊 和 駱 駝 、 就 回 耶 路 撒 冷 去 了
Çobanların çadırlarına da saldırdılar. Çok sayıda davar ve deveyi alıp Yeruşalim'e döndüler.又 毀壞 了 群畜 的 圈 、 奪取 許 多 的 羊 和 駱駝 、 就 回 耶路撒冷 去了
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››Ale přitáhnou k ní pastýři s stády svými, rozbijí proti ní stany vůkol, spase každý místo své.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››목자들이 그 무리 양을 몰고 와서 그 사면에 자기 장막을 치고 각기 처소에서 먹이리로다
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››La ea vin păstorii cu turmele lor, îşi întind corturile în jurul ei, şi îşi pasc fiecare partea lui.` -
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››til hende kommer der Hyrder med deres Hjorde; de opslår Telte i Ring om hende, afgræsser hver sit Stykke.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››Пастухи со своими стадами придут к ней, раскинут палатки вокруг нее; каждый будет пасти свой участок.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››אליה יבאו רעים ועדריהם תקעו עליה אהלים סביב רעו איש את ידו׃
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››اليها تأتي الرعاة وقطعانهم ينصبون عندها خياما حواليها يرعون كل واحد في مكانه.
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››牧 人 必 引 他 們 的 羊 群 到 他 那 裡 、 在 他 周 圍 支 搭 帳 棚 、 各 在 自 己 所 佔 之 地 、 使 羊 喫 草
Çobanlar sürüleriyle ona geliyor, Çevresinde çadırlarını kuracaklar. Herkes kendi sürüsünü otlatacak.››牧人 必 引 他 們 的 羊群 到 他 那裡 、 在 他 周圍支 搭 帳棚 、 各 在 自己 所 佔 之 地 、 使 羊喫草
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.A když dorostli ti děti, byl Ezau lovec umělý, chodě po polích; Jákob pak byl muž prostý a v staních bydlil.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.In dečka sta odrasla, in Ezav je bil dober lovec, mož poljski, Jakob pa krotak mož, bival je v šatorih.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.그 아이들이 장성하매 에서는 익숙한 사냥군인고로 들사람이 되고 야곱은 종용한 사람인고로 장막에 거하니
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.И като порастнаха децата, Исав стана изкусен ловец, полски човек; а Яков беше тих човек и живееше в шатрите.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.ויגדלו הנערים ויהי עשו איש ידע ציד איש שדה ויעקב איש תם ישב אהלים׃
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.فكبر الغلامان. وكان عيسو انسانا يعرف الصيد انسان البرية ويعقوب انسانا كاملا يسكن الخيام.
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.兩 個 孩 子 漸 漸 長 大 、 以 掃 善 於 打 獵 、 常 在 田 野 . 雅 各 為 人 安 靜 、 常 住 在 帳 棚 裡
Çocuklar büyüdü. Esav kırları seven usta bir avcı oldu. Yakupsa hep çadırda oturan sakin bir adamdı.兩個 孩子 漸漸長 大 、 以 掃 善於 打獵 、 常 在 田野 . 雅各為人 安靜 、 常住 在 帳棚裡
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.Albowiem zgromadzenie obłudnych spustoszone będzie, a ogieó pożre przybytki pobudowane za dary.
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.Căci casa celui nelegiuit va ajunge stearpă, şi cortul omului stricat îl va mînca focul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod