Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaAlbowiemeś ty był ucieczką moją, i basztą mocną przed twarzą nieprzyjaciela.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaAş vrea să locuiesc pe vecie în cortul Tău: să alerg la adăpostul aripilor Tale. -
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaBiarlah aku seumur hidup menumpang di kemah-Mu, supaya aman dalam naungan sayap-Mu
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaBival bom v šatoru tvojem na veke, pribežim pod zaščito peruti tvojih. (Sela.)
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaDeixa-me habitar no teu tabernáculo para sempre; dá que me abrigue no esconderijo das tuas asas.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaFor du har vært min tilflukt, et sterkt tårn imot fienden.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela내가 영원히 주의 장막에 거하며 내가 주의 날개 밑에 피하리이다 (셀라)
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaLad mig evigt bo som Gæst i dit Telt, finde Tilflugt i dine Vingers Skjul! - Sela.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaLaß mich wohnen in deiner Hütte ewiglich und Zuflucht haben unter deinen Fittichen. (Sela.)
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaLebo si mi býval útočišťom, pevnou vežou pred nepriateľom.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaMert te vagy az én menedékem, s erõs tornyom az ellenség ellen.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaNebo jsi býval mé útočiště, a pevná věže před tváří nepřítele.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaQue yo habite en tu tabernáculo para siempre, y me refugie al amparo de tus alas. (Selah
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaSillä sinä olet minun turvapaikkani, vahva torni vihollista vastaan.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTôi sẽ ở trong trại Chúa mãi mãi, Nương náu mình dưới cánh của Chúa.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTôi sẽ ở trong trại Chúa mãi_mãi , Nương_náu mình dưới cánh của Chúa .
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTu sei per me rifugio, torre salda davanti all'avversario
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaTy du är min tillflykt, ett starkt torn mot fienden.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaU hebt mij immers altijd beschermd; bij U schuilde ik altijd tegen de vijand.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaΕν τη σκηνη σου θελω παροικει διαπαντος θελω καταφυγει υπο την σκεπην των πτερυγων σου. Διαψαλμα.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaВ шатъра Ти ще обитавам винаги; Ще прибягна под покрива на Твоите крила; (Села).
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaאגורה באהלך עולמים אחסה בסתר כנפיך סלה׃
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSelaلاسكنن في مسكنك الى الدهور. احتمي بستر جناحيك. سلاه.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela我 要 永 遠 住 在 你 的 帳 幕 裡 . 我 要 投 靠 在 你 翅 膀 下 的 隱 密 處 。 〔 細 拉
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela我 要 永遠 住在 你 的 帳幕裡 . 我 要 投靠 在 你 翅膀 下 的 隱密處 。 〔 細拉
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Abia poţi să stai afară din cort.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Alig lehet megállni a sátoron kívül.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Escasamente puedes pararte afuera de la carpa.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Je kon nauwelijks buiten de tent staan.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.텐트밖에서는 서있기 조차 힘들었습니다.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Man kann kaum außerhalb des Zeltes stehen.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Mimo stanu sa máte ledva kde postaviť.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Prawie nie dało się stać poza namiotem.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Rất khó để đứng ngoài lều.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Riesci a malapena a stare in piedi nella tenda.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Vous ne pouvez quasiment pas vous tenir debout à l'extérieur de la tente.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Едва може да се стои прав извън палатката.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.За межами намету заледве можна стояти.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.Там практически негде встать вне палатки.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.אתה בקושי יכול לעמוד מחוץ לאוהל.
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.حيث يصعب عليك الوقوف خارج الخيمة دون أن تقع
Çadırın dışında zor ayakta duruyorduk.極端に寒い。標高7300メートルですから
Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı.청색 자색 홍색실과 가늘게 꼰 베실로 수 놓아 장막 문을 위하여 장을 만들고
Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı.Направи и покривка за входа на шатъра, везана работа, от синьо, мораво, червено и препреден висон,
Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı.ויעש מסך לפתח האהל תכלת וארגמן ותולעת שני ושש משזר מעשה רקם׃
Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı.وصنع سجفا لمدخل الخيمة من اسمانجوني وارجوان وقرمز وبوص مبروم صنعة الطراز.
Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı.拿 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 和 撚 的 細 麻 、 用 繡 花 的 手 工 織 帳 幕 的 門 簾
Çadırın giriş bölümüne lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nakışlı bir perde yaptı.拿藍 色 紫色 朱紅色 線 、 和撚 的 細麻 、 用繡 花 的 手工 織帳 幕 的 門簾
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.A kúpil diel poľa, na ktorom bol roztiahol svoj stán, z ruky synov Chamora, otca Sichemovho, za sto kesít.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.bèn mua miếng đất chỗ người đóng trại , giá một_trăm miếng bạc của con Hê-mô , cha Si-chem .
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.bèn mua miếng đất chỗ người đóng trại, giá một trăm miếng bạc của con Hê-mô, cha Si-chem.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.I koupil díl pole toho, na němž byl rozbil stan svůj, od synů Emora, otce Sichemova, za sto ovec.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.I kupił część pola, na którem rozbił namiot swój, od synów Hemora, ojca Sychemowego, za sto jagniąt;
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.Il acheta la portion du champ où il avait dressé sa tente, des fils d`Hamor, père de Sichem, pour cent kesita.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.그 장막 친 밭을 세겜의 아비 하몰의 아들들의 손에서 은 일백개로 사고
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.og han købte det Stykke Jord, hvor han havde rejst sit Telt, af Sikems Pader Hamors Sønner for 100 Kesita
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.И купил часть поля, на котором раскинул шатер свой, у сынов Еммора, отца Сихемова, за сто монет.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.И от синовете на Емора, Сихемовия баща, купи за сто сребърника нивата, гдето разпъна шатрата си.
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.ויקן את חלקת השדה אשר נטה שם אהלו מיד בני חמור אבי שכם במאה קשיטה׃
Çadırını kurduğu arsayı Şekemin babası Hamorun oğullarından yüz parça gümüşefö aldı.وابتاع قطعة الحقل التي نصب فيها خيمته من يد بني حمور ابي شكيم بمئة قسيطة.