çadır ile cümle
çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.Vì dòng dõi kẻ vô đạo không sanh sản, Lửa sẽ tiêu diệt nhà trại kẻ ăn hối lộ.
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.Vì dòng_dõi kẻ vô_đạo không sanh sản , Lửa sẽ tiêu_diệt nhà trại kẻ ăn_hối_lộ .
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.Διοτι η συναξις των υποκριτων θελει ερημωθη, και πυρ θελει καταφαγει τας σκηνας της δωροληψιας.
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.Защото дружината на нечестивите ще запустее; И огън ще пояде шатрите на подкупничеството.
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.Так опустеет дом нечестивого, и огонь пожрет шатры мздоимства.
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.כי עדת חנף גלמוד ואש אכלה אהלי שחד׃
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.لان جماعة الفجار عاقر والنار تأكل خيام الرشوة.
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.原 來 不 敬 虔 之 輩 、 必 無 生 育 、 受 賄 賂 之 人 的 帳 棚 、 必 被 火 燒
Çünkü tanrısızlar sürüsü kısır olur, Rüşvetçilerin çadırlarını ateş yakıp yok eder.原 來 不敬虔 之 輩 、 必無 生育 、 受賄 賂之人 的 帳棚 、 必被 火燒
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Allora tutti i maschi andate nella tenda!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Atunci toti barbatii in cort!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Dan gaan alle mannen in de tent!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Dann, alle Männer gehen in das Zelt.
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Dans ce cas, tous les hommes vont sous la tente !
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Då ska alla killar gå till tältet!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!자, 그럼 이제 남자들은 텐트에 들어가세요.
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Takže všichni chlapy jdou do stanu!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Vậy tất cả đàn ông thì ra lều!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Všetci muži pôjdu do stanu!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Więc wszyscy męzczyźni idą do namiotu.
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Τότε όλοι οι άντρες να πάνε στη σκηνή!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Тогава всички мъже отидете в палатката.
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!Тогда все мужчины идут в палатку!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!אז כל הגברים לכו לאהל!
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!!اذاً كل الرجال أذهبوا للخيمة
Daha sonra tüm erkekler çadıra gidin!ウンジョは?
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.A Dávid vzal hlavu Filištínovu a doniesol ju do Jeruzalema a jeho zbraň složil vo svojom stáne.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David aber nahm des Philisters Haupt und brachte es gen Jerusalem; seine Waffen aber legte er in sein Hütte.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David a luat capul Filisteanului şi l -a dus la Ierusalim, şi a pus armele Filisteanului în cortul său.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Davide prese la testa del Filisteo e la portò a Gerusalemme. Le armi di lui invece le pose nella sua tenda
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David pa je vzel glavo Filistejčevo in jo prinesel v Jeruzalem, njegovo orožje pa je zložil v šatoru svojem.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Dávid pedig felvevé a Filiszteusnak fejét, és elvitte Jeruzsálembe, fegyvereit pedig a maga sátorába rakta le.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.David prit la tête du Philistin et la porta à Jérusalem, et il mit dans sa tente les armes du Philistin.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Ða-vít lấy thủ cấp của người Phi-li-tin đem đến Giê-ru-sa-lem; nhưng để binh khí Gô-li-át lại trong trại mình.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Davi tomou a cabeça do filisteu e a trouxe a Jerusalém; porém pôs as armas dele na sua tenda.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Ja Daavid otti filistealaisen pään ja vei sen Jerusalemiin, mutta hänen aseensa hän asetti majaansa.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.다윗은 블레셋 사람의 머리를 예루살렘으로 가져 가고 갑주는 자기 장막에 두니라
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Later bracht David Goliaths hoofd naar Jeruzalem, maar diens wapens bewaarde hij in zijn tent.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Luego David tomó la cabeza del filisteo y la llevó a Jerusalén, pero puso sus armas en su morada
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Och David tog filistéens huvud och förde det till Jerusalem, men hans vapen lade han i sitt tält.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Og David tog Filisterens Hoved og bragte det til Jerusalem, men hans Våben lagde han i sit Telt.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Og David tok filisterens hode og hadde det med sig til Jerusalem; men hans våben la han i sitt telt.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.Potom David vzav hlavu toho Filistinského, přinesl ji do Jeruzaléma, a odění jeho složil v stanu svém.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.И взял Давид голову Филистимлянина и отнес ее в Иерусалим, а оружие его положил в шатре своем.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.И Давид взе главата на филистимеца та я занесе в Ерусалим, а оръжията му тури в шатъра си.
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.ויקח דוד את ראש הפלשתי ויבאהו ירושלם ואת כליו שם באהלו׃
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.واخذ داود راس الفلسطيني. وأتى به الى اورشليم. ووضع ادواته في خيمته
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.大 衛 將 那 非 利 士 人 的 頭 、 拿 到 耶 路 撒 冷 . 卻 將 他 軍 裝 放 在 自 己 的 帳 棚 裡
Davut Filistli Golyatın başını alıp Yeruşalime götürdü, silahlarını da kendi çadırına koydu.大 衛將 那 非利士人 的 頭 、 拿到 耶路撒冷 . 卻將 他 軍裝 放在 自己 的 帳棚裡
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.17:19 Und lege sie in die Hütte des Stifts vor dem Zeugnis, da ich mich euch bezeuge.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.E as porás na tenda da revelação, perante o testemunho, onde venho a vós.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.I necháš jich v stánku úmluvy před svědectvím, kdež přicházím k vám.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.In položi jih v shodni šator pred pričevanje, kjer se shajam z vami.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.그 지팡이를 회막 안에서 내가 너희와 만나는 곳인 증거궤 앞에 두라
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Læg dem så ind i Åbenbariogsteltet foran Vidnesbyrdet, der, hvor jeg åbenbarer mig for dig.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Ngươi phải để các gậy đó trong hội mạc , trước hòm bảng chứng , là nơi ta gặp ngươi .
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Ngươi phải để các gậy đó trong hội mạc, trước hòm bảng chứng, là nơi ta gặp ngươi.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Og du skal legge dem i sammenkomstens telt foran vidnesbyrdet, der hvor jeg kommer sammen med eder.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Pane ne sitten ilmestysmajaan lain arkin eteen, missä minä teille ilmestyn.
Değnekleri Buluşma Çadırında sizinle buluştuğum Levha Sandığının önüne koy.Plaats deze staven in het Heilige der Heiligen in de tabernakel, waar Ik u altijd ontmoet voor de ark.