çadır ile cümle

çadır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Imamo oltar, ki ž njega ne smejo jesti, kateri služijo šatoru.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.우리에게 제단이 있는데 그 위에 있는 제물을 장막에서 섬기는 자들이 이 제단에게 먹을 권이 없나니
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Máme oltár, z ktorého jesť nemajú práva tí, ktorí svätoslúžia stánu.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Mámeť oltář, z něhož nemají moci jísti ti, jenž stánku slouží.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Mamy ołtarz, z którego nie mają wolności jeść ci, którzy przybytkowi służą.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Meillä on uhrialttari, josta majassa palvelevilla ei ole valta syödä.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Noi avem un altar, din care n'au drept să mănînce ceice fac slujbă în cort.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Nous avons un autel dont ceux qui font le service au tabernacle n`ont pas le pouvoir de manger.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Temos um altar, do qual não têm direito de comer os que servem ao tabernáculo.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Tenemos un altar del cual los que sirven en el tabernáculo no tienen derecho a comer
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Van oltárunk, a melyrõl nincs joguk enni azoknak, a kik a sátornak szolgálnak.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi har et alter som de ikke har rett til å ete av de som tjener ved teltet;
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi hava ett altare, från vilket de som göra tjänst vid tabernaklet icke hava rätt att få något att äta.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi have et Alter, hvorfra de, som tjene ved Tabernaklet, ikke have Ret til at spise.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Wij hebben een altaar, waarvan niet gegeten mag worden door mensen die in dienst staan van het oude verbond.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Wir haben einen Altar, davon nicht Macht haben zu essen, die der Hütte pflegen.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Εχομεν θυσιαστηριον, εξ ου δεν εχουσιν εξουσιαν να φαγωσιν οι λατρευοντες εις την σκηνην.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.А особено ви се моля да правите това, за да ви бъда по-скоро повърнат.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Маємо жертівню, з котрої не мають права їсти, хто служить скинї.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Мы имеем жертвенник, от которого не имеют правапитаться служащие скинии.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.יש לנו מזבח אשר אינם רשאים לאכל מעליו משרתי המשכן׃
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.لنا مذبح لا سلطان للذين يخدمون المسكن ان يأكلوا منه.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.我 們 有 一 祭 壇 、 上 面 的 祭 物 是 那 些 在 帳 幕 中 供 職 的 人 不 可 同 喫 的
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.我 們有 一 祭壇 、 上面 的 祭物 是 那些 在 帳幕 中 供職 的 人 不 可同喫的
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Azután állíttasd a tulkot a gyülekezet sátora elé, és Áron és az õ fiai tegyék kezeiket a tulok fejére.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Breng dan de jonge stier naar de tabernakel en laten Aäron en zijn zonen hun handen op zijn kop leggen.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Før Tyren frem foran Åbenbaringsteltet, og Aron og hans Sønner skal lægge deres Hænder på Tyrens Hoved.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.In pripelji junca pred shodni šator, in Aron in sinovi njegovi naj polože roke svoje juncu na glavo.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Ja tuo mullikka ilmestysmajan eteen, ja Aaron poikineen laskekoon kätensä mullikan pään päälle.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.너는 수송아지를 회막 앞으로 끌어 오고 아론과 그 아들들은 그 송아지 머리에 안수할지며
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Potom dovedieš junca pred stán shromaždenia, a Áron a jeho synovia položia svoje ruky na hlavu junca.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Přivedeš také volka před stánek úmluvy, i vloží Aron a synové jeho ruce své na hlavu volka.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Przywiedziesz też cielca przed namiot zgromadzenia, i włoży Aaron i synowie jego ręce swoje na głowę cielca.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.Să aduci viţelul înaintea cortului întîlnirii, şi Aaron şi fiii lui să-şi pună mînile pe capul viţelului.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.И приведи тельца пред скинию собрания, и возложат Аарон и сыны его руки свои на голову тельца,
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.והקרבת את הפר לפני אהל מועד וסמך אהרן ובניו את ידיהם על ראש הפר׃
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.وتقدم الثور الى قدام خيمة الاجتماع. فيضع هرون وبنوه ايديهم على راس الثور.
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.你 要 把 公 牛 牽 到 會 幕 前 、 亞 倫 和 他 兒 子 要 按 手 在 公 牛 的 頭 上
‹‹Boğayı Buluşma Çadırının önüne getir, Harunla oğulları ellerini boğanın başına koysunlar.你 要 把 公牛 牽到 會 幕前 、 亞倫 和 他 兒子 要 按手 在 公牛 的 頭上
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.A zabiješ junca pred Hospodinom pri dveriach stánu shromaždenia.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.A zabiješ volka před Hospodinem u dveří stánku úmluvy.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Degollarás el novillo delante de Jehovah, a la entrada del tabernáculo de reunión
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.e imolarás o novilho perante o Senhor, � porta da tenda da revelação.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.És vágd le a tulkot az Úr elõtt a gyülekezet sátorának ajtajánál.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Immolerai il giovenco davanti al Signore, all'ingresso della tenda del convegno
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.In zakolji junca pred GOSPODOM ob vhodu v shodni šator
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.I zabijesz cielca przed Panem, u drzwi namiotu zgromadzenia.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Ja teurasta sitten mullikka Herran edessä, ilmestysmajan ovella.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.너는 회막문 여호와 앞에서 그 송아지를 잡고
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Ngươi hãy giết bò đực trước mặt Ðức Giê-hô-va, tại nơi cửa hội mạc;
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Ngươi hãy giết bò đực trước mặt Ðức_Giê - hô-va , tại nơi cửa hội mạc ;
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Og du skal slakte oksen for Herrens åsyn ved inngangen til sammenkomstens telt.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Potonglah sapi jantan itu di hadapan-Ku, di pintu Kemah
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Să junghii viţelul înaintea Domnului, la uşa cortului întîlnirii.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Sedan skall du slakta tjuren inför HERRENS ansikte, vid ingången till uppenbarelsetältet.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Slacht de stier voor het oog van de HERE bij de ingang van de tabernakel.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Slagt så Tyren for HERRENs Åsyn ved Indgangen til Åbenbaringsteltet
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Tu égorgeras le taureau devant l`Éternel, à l`entrée de la tente d`assignation.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.Und du sollst den Farren schlachten vor dem HERRN, vor der Tür der Hütte des Stifts.
Boğayı huzurumda, Buluşma Çadırının giriş bölümünde keseceksin.και θελεις σφαξει το μοσχαριον ενωπιον Κυριου παρα την θυραν της σκηνης του μαρτυριου.

İlgili Sayfalar