Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimDar, în locul vostru, eu m-aş grăbi.
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimNie wiem. Ale na pana miejscu pospieszyłbym się.
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimNo lo sé. Pero yo me movería rápidamente si fuera usted.
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimNon lo so, ma se fossi in lei mi muoverei in fretta.
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimTo nevím. Ale na Vaąem místě bych postupoval co nejrychleji.
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimΔεν ξέρω, αλλά θα κινιόμουν γρήγορα στην θέση σου.
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimТочно не знаю. Но я бы на вашем месте поспешил.
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdim私の部下たちが協力します。 >ありがとう。
Bin çabuk. Bin, bin, bin, bin.Добре.
Bin ţu arabaya, bin. Bin. Çabuk, çabuk, çabuk.Ποιό σκάφος;
Bin ţu arabaya, bin. Bin. Çabuk, çabuk, çabuk.Защо не се върнем с яхтата?
Biraz cebirsel el çabukluğu gerekiyor.Solo un poco di manipolazione algebrica.
Biraz cebirsel el çabukluğu gerekiyor.Solo un poquito de manipulación algebraica.
Biraz cebirsel el çabukluğu gerekiyor.Taka mała operacja algebraiczna.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.Att hitta ett svar förmodligen mycket snabbare än Arthur gjorde. Så...
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.De a găsi un răspuns probabil mult mai repede decât a făcut Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.정답에 도달 하는 것입니다. 아마도 아서보다 빠를것입니다.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.löytää vastaus luultavasti paljon nopeammin kuin Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.Per trovare una risposta più velocemente di quanto abbia fatto Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.Pour trouver une réponse probablement plus vite qu'Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.- zumindest schneller als Arthur.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.למצוא תשובה יותר מהר מאשר ארתור.
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.لايجاد اجابة لربما بشكل اسرع من ما فعله ارثر . لذا--
Bir cevap bulmak için büyük ihtimalle Arthur'un yaptığından daha çabuk.アーサー・ベンジャミンの 「数学マジック」より早いんです まず
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ça secoue plus fort que le café de Java !
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Een shot'll droog je uit sneller dan al de koffie op Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Egy shot'll száraz téged gyorsabb mint az összes kávé Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ein Schlückchen macht einen nüchterner als der gesamte Kaffee aus Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ena shot'll vam izsuši hitreje kot vse kave v Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Jeden panák vás vysuší rychleji, než káva z celé Jávy.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr. Rainsford, bedes du sidder her.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr. Rainsford, istukaa täällä.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr Rainsford, silakan duduk di sini.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr. Rainsford, si prega di sedersi qui.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr Rainsford, vänligen sitta här.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ông Rainsford, xin vui lòng ngồi ở đây.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Pán Rainsford, posaďte sa, prosím tu.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Pan Rainsford, proszę usiąść tutaj.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Un shot'll vă usca mai repede decât toate de cafea din Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ο κ. Rainsford, παρακαλώ καθίστε εδώ.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Г-н Рейнсфорд, будь ласка, сидите тут.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Г-н Рейнсфорд, пожалуйста, сидите здесь.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Един shot'll ви изсъхва по-бързо от всички кафе в Java.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Ik wist dat je op een dag je echte gevoelens zou ontdekken, maar de dag is eerder gekomen dan ik gedacht had.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Jag visste att du en dag skulle komma på om dina riktiga känslor, men denna dag kom fortare än vad jag trodde.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.언젠가 니가 네 마음을 깨달랄 줄 아는데 생각보다 그 날이 빨리 왔다고.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Mình biết rằng một ngày nào đó cậu sẽ nhận ra cảm xúc thật của cậu, nhưng... ngày này đến nhanh hơn mình nghĩ.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Vedela sem, da boš nekega dne ugotovil, kaj v resnici čutiš, ampak... je ta dan prišel prej, kot sem mislila.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Wiedziałam, że kiedyś zrozumiesz swoje prawdziwe uczucia, ale ten dzień przyszedł wcześniej niż oczekiwałam.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Я знала, что когда-нибудь ты поймешь свои истинные чувства, но... этот день наступил быстрее, чем я думала.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.ידעתי שיום אחד תבין את רגשותייך האמיתיים, אבל .היום הזה בא מהר יותר משחשבתי
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi...علمتْ ان في يوم ما ستكتشف مشاعرك الحقيقه ولكن هذا اليوم أتى ابكر مما توقعت
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.思ったより 早かったみたい 俺もこうなるなんて思ってなかったよ
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Aku mencuri beberapa minit, cepat hubungkan radionya !
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Gané unos minutos, asi que arregla el radio.
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Tôi đã ăn gian được vài phút! khởi động điện đài nhanh lên!
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Спечелих няколко минути, сега оправи радиото.
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Спечелих няколко минути, сега оправи радиото.
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.لقد أخذت بعض الدقائق لذلك أريد أن يعمل هذا الراديو أسرع
Bir noktadan sonra çok çabuk giderler... bunların gücü.À un certain moment, elles vont partir très vite... leur force.