- Çabuk, çabuk.- Hurry, hurry.
Başka önemli bir konu da renk ölçümüdür ve ihtiyaç duyulduğunda bunu çabukça ayarlayabilirim.There's colorimetry too, which is important, and I can adjust it quickly if need be.
Bunu çabuk yapabilmek için özel bir metot ile çalışıyorum.I work with a special method to do it, quick.
Sonra çabuk alabileceğim şekilde ayarlıyorum -- harika, kusursuz.Then I arrange them so I can get them quick. Perfect, excellent.
Herhangi biri, çabuk, çabuk, tamam.Grab any one. Quick, quick, good.
Çabuk hazırla şu salatayı.Hurry up for that salad.
Ve çok çabuk değillerdi, ama iyi pozisyon tutuyorlar, denge duruyorlardı.They weren't very quick, but they played good position, kept in good balance.
Çabukça iki tanesinden bahsedeceğim.I'll give you two quick ones.
Yapmayın, cevabı zaten biliyorsunuz: ...mümkün olduğunca çabuk.C'mon, you know the answer: ...as soon as possible, a.s.a.p.
Kılıcımı ver çabuk !Give my sword quickly!
- Geliyor efendim ! - çabuk ama !- it is coming sir ! - be quick !
Elini çabuk tut ! müşteriler bekliyor ! ne beceriksiz adamsın be !Hurry up! Customers are waiting! What manner of man to be awkward!
Hadi çabuk !be quick !
Çabuk şefe haber ver ! Saldırın !tell Chief ! attack !
Çabuk ! hemen gidelim !Hurry ! go now !
Çabuk hadi !hurry up !
Ama biliyorsunuz, onlar genç ve çabuk iyileşirler.But you know, they're young. They heal fast.
Çabuk ol! ...bana değişeceğini söylüyorsun, ama bu hiçbir zaman olmuyor!Hurry up! ...you tell me you're gonna change, but you never do!
Flaplar ayrıca çabuk bir şekilde hızını düşürmen gereken durumlarda da faydalıdır.Flaps are also useful in other situations where you need to lose speed fast.
Çok çabuk büyüyorlar.They sure grow fast
Zaman ne çabuk akıyor.Time flies
Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi.The sooner the better
Zaman ne çabuk akıyor!Time flies!
Kısa zamanda fark ettik ki dinazor DNA'sı, ve diğer tüm DNA'lar çok çabuk bozuşuyor.So we have discovered that dinosaur DNA, and all DNA, just breaks down too fast.
Çabuk gidin.Just leave quickly.
Olabildiğince çabuk oraya geleceğim.I'll get there as soon as possible.
Çabuk, sırada ne var?Hurry, what's next?
Çabuk git.Hurry and go.
Evet, elini çabuk tutsan iyi olur!Yeah, you better move quick!
Çabuk uzaklaştırın buradan!Get him out of here!
Çabuk oradan --Hey, get away from --
Böylece para daha çabuk biter.Then the money would go faster.
Hemen saraya dönün. Çabuk olun!Come back to the palace right away.
Larva çok çabuk büyümek zorunda.The larvae have to develop very quickly.
Bizim büyük bir çabuklukla yarattığımıza benzer sistemler beklenen tarihten önce mevcut olabilirdi.Systems like the ones that we were creating on the fly could exist ahead of time.
Ve tüm üstel fonksiyonlarda, her şey çok çabuk oluyor. .And either way, in exponential functions, things happen quickly.
Detaylara dikkat edin, ama çabuk olduğundan emin olun.Please remember to set it up correctly.
Lütfen tören için mümkün olduğunca çabuk hazırlanın.Please prepare so that I can represent the Imperial Family.
Biz neden elektrik düğmesinin sesini bu kadar çabuk kabul ettik?Why have we settled so quickly for the sound of its switch?
Pek çok insanın yardımıyla bunların hepsi çok çabuk gerçekleştiAnd this all happened really quickly because of a lot of help from a lot of people.
Fazla yaralanmasına izin verme ve bu acıdan çabuk kurtulsun.Let her not get too scarred and get over this agony quickly.
Çabuk! Lütfen televizyonu açın!Please turn on the television!
Çabuk buraya gelin!Come here quickly!
Böylece zaman çabuk geçecektir.So time will pass quicker.
Çabuk, aşağı in!Come down, quick!
Temiz ve çabuk.Nice and quick.
Çabuk gelin!Come quick!
Tamam ! Elini çabuk tut ! Pusu kuraraken dikkat edin o çok güçlüdür !Ok ! be quick! be carefully when you trap him !
Asla piyonunuz olmam ! Çabuk hadi !I will never be your pawn ! be quick !
Ben Ray William Johnson, çabuk şu butona tıklayarak... ...gizli resmi bulmaya çalışın!I'm Ray William Johnson, try and find the hidden picture, and hurry up and click this button!
Çabuk olun lütfen!Right away.
Çabuk dönecek misin?You'll be back real soon, right?
Bir noktadan sonra çok çabuk giderler... bunların gücü.At a certain point they are going to go very quickly...the force of them.
Görünüşe bakılırsa imza almam gerek senden, hadi çabuk bana imza ver.Looks like I'll have to get a signature. Hurry up and give me a signature.
Faktörleri çabuk göremediğimiz bir örnek yapmak istiyorum. .And I want to do ones that are, you know, maybe not so obvious to factor.
Bunun için zamanım yok, çabuk ol!I don't have time for this, hurry!
Bunu yapmanın tek yolu bu olabilir ama daha çabuk bir yol var.That would be one way of doing it, but there's a quicker way.
Çabuk olun profesör!Hurry up, Professor!
Çabuk,çabuk .çabuk!Quickly, quickly, quickly!
Çabuk ,çabuk.Hurry, hurry.