çabuk çabuk ile cümle
çabuk çabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ein Schlückchen macht einen nüchterner als der gesamte Kaffee aus Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ena shot'll vam izsuši hitreje kot vse kave v Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Jeden panák vás vysuší rychleji, než káva z celé Jávy.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr. Rainsford, bedes du sidder her.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr. Rainsford, istukaa täällä.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr Rainsford, silakan duduk di sini.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr. Rainsford, si prega di sedersi qui.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Mr Rainsford, vänligen sitta här.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ông Rainsford, xin vui lòng ngồi ở đây.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Pán Rainsford, posaďte sa, prosím tu.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Pan Rainsford, proszę usiąść tutaj.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Un shot'll vă usca mai repede decât toate de cafea din Java.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Ο κ. Rainsford, παρακαλώ καθίστε εδώ.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Г-н Рейнсфорд, будь ласка, сидите тут.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Г-н Рейнсфорд, пожалуйста, сидите здесь.
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.Един shot'll ви изсъхва по-бързо от всички кафе в Java.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Ik wist dat je op een dag je echte gevoelens zou ontdekken, maar de dag is eerder gekomen dan ik gedacht had.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Jag visste att du en dag skulle komma på om dina riktiga känslor, men denna dag kom fortare än vad jag trodde.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.언젠가 니가 네 마음을 깨달랄 줄 아는데 생각보다 그 날이 빨리 왔다고.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Mình biết rằng một ngày nào đó cậu sẽ nhận ra cảm xúc thật của cậu, nhưng... ngày này đến nhanh hơn mình nghĩ.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Vedela sem, da boš nekega dne ugotovil, kaj v resnici čutiš, ampak... je ta dan prišel prej, kot sem mislila.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Wiedziałam, że kiedyś zrozumiesz swoje prawdziwe uczucia, ale ten dzień przyszedł wcześniej niż oczekiwałam.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.Я знала, что когда-нибудь ты поймешь свои истинные чувства, но... этот день наступил быстрее, чем я думала.
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.ידעתי שיום אחד תבין את רגשותייך האמיתיים, אבל .היום הזה בא מהר יותר משחשבתי
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi...علمتْ ان في يوم ما ستكتشف مشاعرك الحقيقه ولكن هذا اليوم أتى ابكر مما توقعت
Birgün gerçek duygularının farkına varacağını biliyordum ama... o gün sandığımdan çabuk geldi.思ったより 早かったみたい 俺もこうなるなんて思ってなかったよ
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Aku mencuri beberapa minit, cepat hubungkan radionya !
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Gané unos minutos, asi que arregla el radio.
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Tôi đã ăn gian được vài phút! khởi động điện đài nhanh lên!
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Спечелих няколко минути, сега оправи радиото.
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.Спечелих няколко минути, сега оправи радиото.
Birkaç dakika kazandık. Hemen telsiz bağlantısı kurun. Çabuk.لقد أخذت بعض الدقائق لذلك أريد أن يعمل هذا الراديو أسرع
Bir noktadan sonra çok çabuk giderler... bunların gücü.À un certain moment, elles vont partir très vite... leur force.
Bir noktadan sonra çok çabuk giderler... bunların gücü.Em determinado momento, eles irão embora muito rapidamente... a força que eles têm.
Bir noktadan sonra çok çabuk giderler... bunların gücü.Llegado un momento ellas se van ir muy rápido.... La fuerza de ellas.
Bir noktadan sonra çok çabuk giderler... bunların gücü.Tietyssä vaiheessa ne poistuvat hyvin nopeasti... niiden voima.
Bir noktadan sonra çok çabuk giderler... bunların gücü.В какой-то момент они очень быстро уйдут... их сила над тобой ослабнет.
Bir sahtekarla sizin aranizda hicbir fark yok! Bize faizi ile birlikte cabuk öde! Neden birden...Просто верни нам долг прямо сейчас! я отдам!
-Bir sedye getirin! Çabuk.C-2, ada yang jatuh.
-Bir sedye getirin! Çabuk.C-2, vi har en träffad.
-Bir sedye getirin! Çabuk. Sedye.- Aduceţi targa!
-Bir sedye getirin! Çabuk. Sedye.- Dajte mi nosila!
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Aber es kam ein Bote zu Saul und sprach: Eile und komm! denn die Philister sind ins Land gefallen.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Akkor érkezék egy követ Saulhoz, mondván: Siess és jõjj! mert a Filiszteusok betörtek az országba.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Ale v tom prišiel posol k Saulovi, ktorý hovoril: Ponáhľaj sa a poď, lebo Filištíni vtrhli do zeme.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››cînd un sol a venit şi a spus lui Saul: ,,Grăbeşte-te să vii, căci au năvălit Filistenii în ţară.``
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Da kom det et bud til Saul og sa: Skynd dig og dra avsted! Filistrene har falt inn i landet.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››사자가 사울에게 와서 가로되 급히 오소서 블레셋 사람이 땅을 침노하나이다
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››kom der et Sendebud og sagde til Saul: "Skynd dig og kom! Filisterne har gjort Indfald i Landet!"
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››kom en budbärare till Saul och sade: »Skynda dig och kom, ty filistéerna hava fallit in i landet.»
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››lorsqu`un messager vint dire à Saül: Hâte-toi de venir, car les Philistins ont fait invasion dans le pays.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Ma arrivò un messaggero a dire a Saul: «Vieni in fretta, perché i Filistei hanno invaso il paese»
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Nisso veio um mensageiro a Saul, dizendo: Apressa-te, e vem, porque os filisteus acabam de invadir a terra.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Precies op dat moment kreeg Saul echter te horen dat de Filistijnen Israël weer waren binnengevallen.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››thì có một sứ giả đến cùng Sau-lơ mà nói rằng: Hãy mau mau trở về, vì dân Phi-li-tin đã xâm phạm xứ ta.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››thì_có một sứ_giả đến_cùng Sau-lơ mà nói rằng : Hãy mau mau trở_về , vì dân Phi-li-tin đã xâm_phạm xứ ta .
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››tuli sanansaattaja Saulin luo ja sanoi: "Tule kiiruusti, sillä filistealaiset ovat hyökänneet maahan".
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››V tem dospe sel k Savlu in reče: Hiti in pridi, zakaj Filistejci so napadli deželo!
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››V tom přišel posel k Saulovi, řka: Pospěš a přiď, nebo Filistinští vtrhli do země.
bir ulak gelip Saula şöyle dedi: ‹‹Çabuk gel! Filistliler ülkeye saldırıyor.››Ηλθε δε μηνυτης προς τον Σαουλ, λεγων, Σπευσον και ελθε, διοτι οι Φιλισταιοι εφωρμησαν εις την γην.