çabuk çabuk ile cümle

çabuk çabuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Faktörleri çabuk göremediğimiz bir örnek yapmak istiyorum. .And I want to do ones that are, you know, maybe not so obvious to factor.
Bunun için zamanım yok, çabuk ol!I don't have time for this, hurry!
Bunu yapmanın tek yolu bu olabilir ama daha çabuk bir yol var.That would be one way of doing it, but there's a quicker way.
Çabuk olun profesör!Hurry up, Professor!
Çabuk,çabuk .çabuk!Quickly, quickly, quickly!
Çabuk ,çabuk.Hurry, hurry.
Dışarı gel çabuk.Come out quickly.
O zaman çabuk gitThen hurry up and go.
Çabuk ol. " Go Jang Nan Myeong" !Hurry and go. "Go Jang Nan Myeong"!
Çabuk, çabuk, çabuk.Hurry, hurry, hurry.
Ve bu kadar çabuk.And so quickly!
Şunu da söylemeliyim pankreas kanseriyim ve lütfen elini çabuk tut." diyordu.And I should mention that I have pancreatic cancer, and I'd like you to please be quick about this."
Dolayısıyla çok çabuk olmam lazım.So I have to be very quick.
Uzun yıllar çok çabuk geçiyorTo a life that will go on forever
Çabuk peki 7inci şef şef ChanHurry Yes Seventh Chief
Bilmiyorum ama ben sizin yerinizde olsam çabuk hareket ederdimDon't know. But I'd move quickly if I were you.
Ameliyat artık acı vermiyordu, ama sizi çok çabuk öldürüyordu.Surgery didn't hurt anymore, but it killed you pretty quickly.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Well that fundamental sense of oneness is lost on us very quickly.
Zaman çok çabuk geçiyor.Time passes so quickly.
Ancak onlar çabuk uyum sağlıyorlar.But they're adapting quickly.
Kabaca bir hesaplayayım diyorum. Bu yöntem hala daha çabuktur ve daha pratiktir.It's still quicker to do that and more practical.
Çabuk! çabuk!I had it in my pocket.
Çabuk çabuk konuşmayı unut ve otur.Stop jabbering and sit down.
Niçin erkekler bu kadar çabuk etkileniyorlar.Why men are so susceptible.
Kullanıcıların Google'a gelmelerini ve aradıkları bilgiyi olabildiğince çabuk bulmalarını isteriz.We want users to come to Google and get their information as quickly as they possibly can.
Çabuk Yemek yemek için aşağıya in.Hurry and go downstairs to have dinner.
Aah ,çabukAh, hurry!
Haydi, çabuk ol!Come on, hurry up!
Normalden uzun bir gezi olsa da, olabildiğince çabuk geri döneceğim.It will be a longer trip than normal. But I will try my best to return as quickly as possible.
Çabuk ol lütfen.Please hurry.
Kraliyet Ailesi'nin vakfını planladığımızdan çabuk kurmamız gerekecek.I think we'll have to establish the Imperial Foundation more quickly than we had expected.
Prenses saraya bu kadar çabuk geçmemeliydi, bunu asla kabullenemem.There's no way I'll accept this sneaky sort of entering the palace.
- Sorun ne? Çabuk! Çabuk!Hurry, hurry!
Çabuk arabadan çık!It's dangerous, get out!
Sen daha büyük tehlikedesin! Çabuk in hadi!- It's dangerous, get out!
Sizi mümkün olduğunca çabuk görmek istemiştim ama zamanım olmadı.I wanted to meet you earlier, but I just couldn't get the time.
Ve dedi ki, "daha önce hiç bu kadar çabuk utanan birini görmemiştim.She said, "I've never seen anyone get more embarrassed faster in my life.
Eğer çabuk olursa benim için iyi olur.It would be very nice for me if it happened soon.
Burada olduğunuzu duyduğumda yerel seçim duyurularımı yapıyordum... ...ve elimi çabuk tuttum.I was making rounds in my local constituencies when I heard you were here, and I rushed over.
Niçin bu kadar çabuk terk ettin?Why so fast?
Bunun çok çabuk yapılması gerekiyor, çünkü fazla zaman kalmadı.And it has to be done so fast, because there is not much time.
Sallanma da kalk artık! Çabuk olun!- There's toffees there; share them
Bu anımızın tadını çıkaralım. Çabuk ol! Atla!Let's go this very moment
Çabuk, herkes gelsin !Hurry, one after another.
Açıkçası, grevin, bu sorunların mümkün olduğunca çabuk çözülmesini umut ediyoruz.Obviously, we hope that the strike is -- that the issues are resolved as quickly as possible.
Ve insanlarla iletişim kurmayı seçtiğinizde baskı altındayken, çabuk iyileşebilirsinizAnd when you choose to connect with others under stress, you can create resilience.
-Çabuk, çabuk, çabuk.- Hurry. Hurry. Hurry.
Lanet, yapımcı da geçti, çabuk!Hell, it's the producer - quick!
Çabuk, Atımı al.Quickly, take my horse.
Ve otistik akıllar küçük olan harfleri daha çabuk algılar.little letters more quickly.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Again, I will go through them as fast as possible.
Kampüsün ortasından elimden geldiğince çabuk bir şekilde koştum ve Hayes Hall'a sığındım.I go running across campus quick as I can. I duck into Hayes Hall.
Ha Ni çabuk içeri gel. Bunları taşımalı mıyım?Should I carry that?
Çabuk özür dile.I hate stupid people the most. <i>I've been rejected by both siblings.
Çabuk gel, dene!Hurry and try it out.
Çabuk onu bana verin!Hurry up and give it to me!
Bir dublesi insanı Cava'daki tüm kahvelerden daha çabuk kurutur.One shot'll dry you out quicker than all the coffee in Java.
Buraya gel, çabuk!Back here, quick!
- Koş, çabuk!- Run, quick!
Hey, cabuk ol ve buraya gel.Hey, hurry and come.

İlgili Sayfalar