Kitaba bu kadar çabuk göz atamayacaksın.You will not be able to go through the book so quickly.
Bu soğuk havaya çabuk alışırsınız.You'll soon get accustomed to this cold weather.
Aptal ve parası çabuk ayrılırlarA fool and his money are soon parted.
Aptal parasını çabuk harcar.A fool and his money are soon parted.
Çabuk olun yoksa son treni kaçırırsınız.Hurry up, or you will miss the last train.
Çabuk ol! Konser başlıyor.Hurry up! The concert is starting.
Çabuk ol, yoksa treni kaçıracağız.Hurry up, or we'll miss the train.
Çabuk ol yoksa treni kaçıracaksın.Be quick, or you will miss the train.
Tatilim çabuk bitti.My vacation went by quickly.
Bakım onu çabuk yaşlandırdı.Care aged him quickly.
Ev, yangın çabuk söndürüldüğü için fazla zarar görmedi.The house did not suffer much damage because the fire was quickly put out.
Bu yaz tatili çok çabuk bitti.The summer vacation has come to an end too soon.
Yaz tatili ne kadar çabuk geçti.How soon the summer holiday is over.
Yazın et çabuk kötü olur, eti buzdolabında saklamalısın.In summer meat easily goes bad; you must keep it in the refrigerator.
Çok çabuk!So quick!
Bir şey okuduğunda zaman oldukça çabuk geçecektir.Time will pass quite quickly when you read something.
Bitkiler yağmurdan sonra çabuk büyür.Plants grow quickly after rain.
Kötü haber çabuk yayılır.Bad news travels fast.
Londra'ya geldiğinde lütfen beni mümkün olduğunca çabuk ara.Please call me as soon as possible when you arrive in London.
Sincaplar ağaçlara tırmanmada çabuktur.Squirrels are nimble in climbing trees.
Bu boya çabuk çıkıyor.This paint comes off easily.
Çabuk, onun peşinden koşun.Quick, run after him.
Tom yeni başladı fakat çabuk anlıyor.Tom's a beginner, but he catches on fast.
Tom soğuk kanlılığını o kadar çabuk kaybediyor ki herkes ondan kaçınıyor.Tom loses his temper so easily that everybody avoids him.
Lütfen onu çabuk yap.Please do it quickly.
Lütfen mümkün olduğunca çabuk eve gel.Please come home as quickly as possible.
Onu elimden geldiği kadar çabuk bitireceğim.I'll finish it as quickly as I can.
Tarantula kurbanını çok çabuk yakaladı.The tarantula seized its victim very quickly.
Soğanlar patateslerden daha çabuk pişer.Onions cook more quickly than potatoes.
İlaç çabuk etki eder mi?Does the medicine act quickly?
Haydi, çabuk cevap ver.Come on, answer quickly.
Çabuk ol, acele etmezsen geç kalacağız.Come on, we'll be late if you don't hurry up.
Bu sıkışık odadan elimden geldiğince çabuk taşınmak istiyorum.I want to move out of this cramped room as soon as I can.
Bütün bu aptalca kuralları elimizden geldiğince çabuk feshedeceğiz.We'll do away with all these silly rules as soon as we can.
Bu resimleri ne kadar çabuk bitirebilirsin?How quickly can you finish these pictures?
Babanızın çabuk iyileşmesi için isteklerim.My wishes for your father's rapid recovery.
Polisin çabuk gelişi bizi şaşırttı.The policeman's quick arrival surprised us.
Sevdiğimiz bir şey yaparken zaman çabuk geçer.Time passes quickly when we are doing something we like.
Bir çocuk bir şarkıdan daha çabuk ne öğrenir?What will a child learn sooner than a song?
Çocuklar çok çabuk büyürler.Children grow up so quickly.
Sakalım çabuk büyüyor.My beard grows quickly.
İşin çabuk yapılmasını istiyorum.I want the work done quickly.
Eve mümkün olduğu kadar çabuk geleceğim.I will come home as soon as possible.
Onun çabuk cevabı tarafından şaşırdım.I was amazed by her quick response.
Buraya çabuk vardık, değil mi?We arrived here fast, didn't we?
Zaman çabuk geçer.Time passes quickly.
Zaman çok çabuk geçiyor, değil mi?Time goes by very quickly, doesn't it?
Zaman çabuk geçiyor.Time flies.
Gençler, kendilerini bir şeye yaşlı insanlardan daha çabuk adapte ederler.Young people adapt themselves to something sooner than old people.
Süt sıcak havada çabuk bozulur.Milk goes bad quickly in hot weather.
Patron onu çabuk bitirmeleri için adamlarını yönetti.The boss directed his men to finish it quickly.
Yiyecek sıcak havada çabuk bozulur.Food decays quickly in hot weather.
İnşallah çabuk karar verirsin.I hope you'll make up your mind quickly.
İnşallah çabuk iyileşirsin.I hope you'll recover quickly.
Çabuk gelin.Come quick!
Çabuk öğrenilirse, çabuk unutulur.Soon learnt, soon forgotten.
Çok çabuk bir şekilde ilave yapmamız mümkündür.It is possible for us to do addition very quickly.
Taro oldukça çabuk öfkelenir.Taro has a low boiling point.
Taro çok çabuk sinirlenir.Taro has a low boiling point.
Mümkün olduğunca çabuk ona ihtiyacım var.I need it ASAP.