Ana içeriğe geç
Sözlük

çabala ile cümle

çabala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.אפילו הרחובות ברודווי ו ערמונים, יורדי הים התיכון יהיה לפעמים להדחף הנשים affrighted.
Broadway ve Kestane sokaklarda bile, bazen Akdeniz denizciler affrighted bayanlar çekmeye çabalamaktadır.حتى في الشوارع برودواي وكستنائي ، والبحارة البحر الأبيض المتوسط ​​في بعض الأحيان تزاحم السيدات affrighted.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Acest fapt m-a ținut pe fază zi-de-zi, când mă trezeam, pentru a face ceva interesant în acea zi.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Dit heeft me echt aangezet om elke dag iets interessants te proberen doen.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Ez tényleg erőt ad nekem minden nap, amikor felkelek, hogy megpróbáljak valami érdekeset kezdeni a napommal.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Isto tem-me incentivado, no dia-a-dia, quando acordo, a tentar fazer algo de interessante com o meu dia.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,이것은 정말, 제가 잠에서 깨어날 때, 매일매일 저를 활기하게 해줍니다. 저는 하루를 재미있는 것을 하려고 노력하고 실제로 합니다.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Naprawdę mnie to nakręca, żeby codziennie, kiedy wstaję rano spróbować zrobić coś ciekawego z moim dniem.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Realmente, esto me ha impulsado día a día, cuando me despierto, a intentar hacer algo interesante con mi día.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,To mě skutečně povzbuzuje den co den když vstávám, abych se svým dnem zkusil udělat něco zajímavého.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Toto ma skutočne dennodenne povzbudzuje k tomu, aby som so sa pokúsil a so svojim dňom urobil niečo zaujímavé.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Това наистина ме държи бодър всеки ден, като се събуждам, търся нещо интересно за правене в моя ден.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,Це справді надихнуло мене робити щось цікаве кожного дня.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,זה ממש המריץ אותי, בכל יום ויום, כשאני מתעורר, לנסות לעשות משהו מעניין עם היום שלי.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,وهذا كان حقاً شجعني يوميا، عند الاستيقاظ، للقيام بشيء مثير للاهتمام في يومي.
Bu beni gerçekten uyandığımda, günümle ilgili ilginç birşey yapmaya çabalamak için günden güne güçlendirdi,日々励みになり 朝 目が覚めると その一日を使って 何か面白いことをするようになりました
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.A csillagászok és a fizikusok hasztalan keresték a hibát számításaikban.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.C'était une crise et astronomes et physiciens se sont efforcés de trouver une erreur dans leurs calculs.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Era un impas, astronomii și fizicienii s-au chinut să găsească greșeala în calculele lor.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Fu una crisi e gli astronomi e i fisici si azzuffarono per trovare l'errore nei loro calcoli.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.그건 위기였고, 천문학자들과 물리학자들이 자신들의 계산에서 실수를 찾아내려고 모였습니다.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Nastąpił kryzys,a astronomowie i fizycy prześcigali się, by znaleźć błąd w obliczeniach.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Se originó una crisis, y los astrónomos y físicos se afanaron en buscar algún error en sus cálculos.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Ήταν μια κρίση, και οι αστρονόμοι και οι φυσικοί πάσχισαν να βρουν το λάθος στον υπολογισμό τους.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Настъпила криза, и астрономите и физиците се блъскали за да намерят грешка в своите изчисления.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Это был кризис, и астрономы и физики бросились искать ошибку в своих расчётах.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.זה היה משבר, והאסטרונומים והפיזיקאים חיפשו נואשות טעות בחישובים שלהם.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.كان مأزقا، حيث حاول الفلكيون والفزيائيون إيجاد الخطاء بحساباتهم.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.ニュートンの重力論が間違っていたのか?
Bu çabaları karşılıksız kalmadı çünkü "Moby-Dick" yayımlandığında ortaya çıkan çeviri döneme yankı getirmişti.Su esfuerzo rindió frutos, pues la traducción resuena la época cuando Moby Dick fue publicada por vez primera.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Az emberi nyelv nem képes leírni milyen is lenne egy ilyen sugárban.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Die Sprache versagt beim Versuch, zu beschreiben, wie es wäre, in einem dieser Strahlströme zu sein.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.El lenguaje no es capaz de describir como sería estar en uno de esos chorros.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Faltam-me palavras para descrever como seria estar num desses jactos.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Jazyk úplně selhává, když se člověk pokouší popsat, jaké by to v takové trysce bylo.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.그런 분출 안에서 그게 어떤 모습인지 설명하려고 하면 언어가 붕괴됩니다.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Le parole non bastano a descrivere cosa si proverebbe a stare in uno di quei getti.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Les mots vous manquent quand vous essayez de décrire l'intérieur d'un de ces jets.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Limbajul se descompune atunci când încercăm să descriem cum ar fi în unul din aceste jeturi.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Nemáme ani správny jazyk, keď sa snažíme popísať, aké by to bolo v takých prúdoch.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Ngôn ngữ rạn vỡ khi cố gắng mô tả tình trạng xảy ra trong một trong những tia ấy.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Taal schiet tekort bij het willen beschrijven van hoe het is in zo'n straal.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Δεν υπάρχουν λόγια για να περιγράψουν πως θα ήταν η εμπειρία μέσα στον πίδακα.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.В нашем языке недостаточно слов, чтобы описать каково там - в одном из этих джетов.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.Езикът се проваля, опитвайки се да опише какви биха били условията в една от тези струи.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.כשמנסים לתאר איך זה להיות באחד מהסילונים האלה.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.وصف حال ما تكون عليه واحدة من هذه النوافير النارية.
Bu fıskiyelerden birinin içinde olmanın nasıl bir şey olacağını anlatmaya çabalamak, sözün bittiği yer oluyor.我々は持ち合わせていません まるで 超新星爆発を 経験するようなものです
Bu genç öncülerinden çabalar vardır ya lütfen yapabilirmisin이들은 젊은 개척자 노력하고 있습니다 아니면 실래요
Bu genç öncülerinden çabalar vardır ya lütfen yapabilirmisinNämä naiset ovat hyvin me valmistella maata takka takaisin
Bu genç öncülerinden çabalar vardır ya lütfen yapabilirmisinאלה הם צעירים מאמצים חלוצים או שאתה יכול בבקשה
Bu genç öncülerinden çabalar vardır ya lütfen yapabilirmisinهؤلاء هم من الشباب الرواد المساعي يمكن أو من فضلك
Bu genç öncülerinden çabalar vardır ya lütfen yapabilirmisinまたはしてくださいでした 瀋陽外
Bu hedefleri karşılamak için sarfedilmesi gereken çabalar Avrupa’daki hava kirliliğini de azaltacaktır.Az e célkitűzések elérésére irányuló erőfeszítések nyomán a levegőszennyezés is csökkenni fog Európában.
Bu hedefleri karşılamak için sarfedilmesi gereken çabalar Avrupa’daki hava kirliliğini de azaltacaktır.De åtgärder som krävs för att uppnå de uppställda målen kommer också att minska luftföroreningarna i Europa.
Bu hedefleri karşılamak için sarfedilmesi gereken çabalar Avrupa’daki hava kirliliğini de azaltacaktır.Näiden tavoitteiden saavuttamiseksi tarvittavilla toimilla vähennetään myös ilmansaasteita Euroopassa.
Bu hedefleri karşılamak için sarfedilmesi gereken çabalar Avrupa’daki hava kirliliğini de azaltacaktır.Os esforços exigidos para alcançar estes objectivos irão também reduzir a poluição atmosférica na Europa.
Bu hedefleri karşılamak için sarfedilmesi gereken çabalar Avrupa’daki hava kirliliğini de azaltacaktır.Prizadevanja, potrebna za doseganje teh ciljev, bodo povzročila tudi zmanjšanje onesnaženja zraka v Evropi.
Bu hedefleri karşılamak için sarfedilmesi gereken çabalar Avrupa’daki hava kirliliğini de azaltacaktır.Tieto pozitívne vedľajšie účinky sa označujú ako „spoluvýhody“ politiky v oblasti klimatickej zmeny.
Bu hedefleri karşılamak için sarfedilmesi gereken çabalar Avrupa’daki hava kirliliğini de azaltacaktır.Úsilí nezbytné k dosažení těchto cílů rovněž sníží znečištění ovzduší v Evropě.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod