Ana içeriğe geç
Sözlük

çaba ile cümle

çaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece ölmemek, hayatta kalabilmek için çabalarlar.Вони повинні не тільки вижити і прийняти бій.
(1974). ^ Aşkın Çabası Boşuna ve Bir Yaz Gecesi Rüyası'nda da kullanılmıştır.Прем’єри тижня: безглузде кохання та секс уві сні.
Aşkın Çabası Boşuna.Його любов — безкомпромісна.
Bunların bir kısmı, aktif planlarla Adolf Hitler'i ve onun rejimini devirmek için çaba gösterdi.Деякі з них займались планами відсторонення Адольфа Гітлера від влади і повалення його режиму.
Öyle ki askerler kendi çabalarıyla yiyecek bulmak durumunda kalmaktaydılar, hatta kendi atlarını yediler.Поїли всі припаси і навіть своїх коней.
Kendi çabalarından memnun kalmayan Homer, Springfield'taki en büyük tehlikeyi ele alır: nükleer santral.Зрештою Гомер вирішує зайнятися головною проблемою — атомною станцією, найнебезпечнішим об'єктом Спрингфілда.
Büyük çabalarla tekrar birleşirler.Вони вирішили об'єднати свої зусилля.
Yeni kurulan siyasal sistemin sağlıklı biçimde işlemesi için çaba gösterdi.Нова більшовицька влада взялася активно створювати правоохоронну систему.
Ancak bu çaba yeterli olmamış ve sonucu değiştirmemiştir.Вона протестувала, але результат не змінився.
(Yeni Çabalar), 125.Незалежності, 125.
Ama cevap çaba göstermek olmalıdır.Він змушений завдати удар у відповідь.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Для французів це також служило підставою не починати наступальних дій.
Ardından çabaları sonuç vermiş ve uyuşturucu ve alkolü bırakmıştır.Згодом, він повністю припинив вживати наркотики і алкоголь.
Bu dinde çaba dünyevi toplumu dönüştürmek ve dünyayı cennete çevirmektir.Ця історія про те, як комуністичний рай перетворюється на комуністичне пекло.
Bazı bölgelerde insanların yerleşim yerlerinden uzak kalmaya çaba göstermezler.Але деякі мешканці ні за що на світі не хочуть виселятися зі своїх квартир.
İnsülin pompaları doğru şekilde kullanmak için özen ve çaba gerektirir.Як вибрати і правильно використовувати тампони
Beşiktaş’a gelmek için çok çabaladım.Також участь у розробці проекту брав Проскурня А. І.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Вони допомагали селянам вижити.
Kalite hem bireyin hem de takımın çabasını gerektirir.Кошкіна переконала комісію в необхідності та можливості споруди обох танків.
Öyleyse çaba acının son hedefi ve ölçütü değildir.Бути коханою — це не мета і не сутність буття.
KPD’nin ayaklanma yolundaki bütün çabaları bir şeye yaramadı.Усі спроби іранського уряду придушити повстання завершувались невдало.
Devletin tüm çabalarına rağmen asimilasyon belli bir ölçüde kaldı.На відміну від ассирійців перси правили довго.
Buz Mağarası ve Rüzgar Mağarası, yetkililerin çabalarına rağmen, çöp doludur.Для проходження утрамбованого вітром і заледенілого снігу, фірну, застосовуються кішки.
Bu çabalar, Asya-Pasifik'teki Japonya'nın askeri harekatlarındaki ihtiyaçlarını da destekledi.Також ці гармати повинні були захищати союзні авіаносці від атак японської авіації на тихоокеанському ТВД.
Onun bütün çabaları boşa gider.Усі його зусилля нічого не дали.
Onun bütün çabaları beyhude.Усі його зусилля нічого не дали.
Kutsal Lig çabalarından dolayı 1707'de Kutsal Roma İmparatorluğu Prensi unvanına layık görüldü.І в цій опері переважає фрагментарність як лібрето (комбінуються тексти народних пісень, Гоголя.
İsaakios'un bu çabası boş çıktı, 1195 ya da 1196 yıllarında zehirlenerek öldü.Nicméně Izákovy ambice vyšly vniveč, protože byl otráven roku 1195 nebo 1196.
Bunun için oldukça çaba gösterilmesi gerekmektedir.Ale to se budete muset hodně snažit.
Bölgede kalıcı yerleşimi sağlamaya yönelik ilk çabalar başarısızlıkla sonuçlandı.První pokusy o trvalé osídlení ostrova byly neúspěšné.
Ancak son yıllarda bu çabalar mahkemelere dava olarak taşınmıştır.Nicméně většina problémů byla v posledních letech vyřešena soudem.
Yunanistan ile birleşme çabalarını gerçekleştirme (Enosis).Řekové toužili po spojení ostrova s Řeckem (enósis).
Enerji tasarrufu, enerji tüketimini azaltmak amacıyla yapılan çabalar anlamına gelir.Šetření energií se vztahuje ke snaze snížit spotřebu energie.
2012 yılında, Powazki Mezarlığı kısmen Pilecki'nin kalıntıları bulabilmek için bir çaba ile kazılmıştır.V roce 2012 proběhl na hřbitově Powązki průzkum s cílem najít Pileckého ostatky.
Ancak çabası yeterli olmadı.Jeho snahy však nebyly dostačující.
Arnavutluk'un NATO üyeliği için çaba gösterdi.Bosna a Hercegovina by se měla stát členem NATO.
Kimya laboratuvarlarının kurulması için büyük çaba sarf etti.Zde se zasloužil o vznik chemické laboratoře.
Tenten entrikacıların tüm çabalarına rağmen Kral XII Muskar'a ulaşır ve onu uyarmayı başarır.Tintinovi se podaří, navzdory spiklencům, vládnoucího krále Muskara XII. varovat.
Aşkın Çabası Boşuna.Marná lásky snaha.
Bilgi uğruna gösterilen bu çaba nedeniyle şeytan tarafından korunmaktadır.Právě díky této touze po vědění se zachraňuje z paktu s ďáblem.
Uzun çabalar sonucunda Alekhine ile Botvinnik arasında ikili bir maç yapılmasına karar verildi.O konečném pořadí mezi Alžírskem a Mali rozhodl vzájemný zápas.
Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır.Cílem této konvence je zabránit změnám klimatu, způsobeným člověkem.
Bozgunculuk, çaba gösterilmeden yenilginin kabullenilmesidir.Defétismus čili poraženectví je přijetí porážky bez boje.
Bu durumun farkında olan İngilizler muhtemel bir savaşı engellemek için çaba harcadılar.Bůh je mi svědkem, že jsme zkusili všechno, co bylo možné, abychom zamezili novou ofensivu.
Ayrıca kendi çabasıyla Latinceyi de öğrendi.Kromě toho uměl trochu latinsky.
Kendi çabaları ile para bulur fakat 150.000 $ daha gereklidir.Vezme všechny úspory, ale kniha stojí sto padesát dolarů.
Aristagoras kış boyunca ayaklanmayı alevlendirmek için çaba harcamıştır.Amursana využil nastávající zimy k reorganizaci sil.
En düşük çaba prensibi (ing.A (nejnižší soutěž).
Clawd bunların çabalarını gizliden izler ve onları koçluk yapmak ister.Clay po marném hledání na ně narazí a zkouší je přesvědčovat.
ABD ve İngiltere bu iddiaları ne kabul etmek ne de inkar etmek için pek çaba sarfetmedi.Spojené státy nebyly schopny nebo ochotny tyto důkazy dodat.
Günümüzde artık tekrar yayılması için çaba gösterilmektedir.V současné době existuje záměr ji obnovit.
İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.Jeho literární začátky nebyly nijak jednoduché.
Her biri yalnız kendi duyuşuna, kendi beğenisine göre bir güzellik yaratma çabası içindeydi.Každá z nich jej okamžitě chtěla pro sebe, protože samozřejmě za nejkrásnější považovala sebe.
Hiçbir iyileştirme çabaları sonuç vermedi.Veškeré pokusy je vyléčit selhávaly.
Aynı dönemde Seyfert galaksiler için spektrofotometrik verileri toplamak amacıyla, çabalar yapılmıştır.Během tohoto období také probíhaly snahy o spektrofotometrický rozbor Seyfertových galaxií.
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.Kdyby vám uhasla, vzpomeňte na náš žal, že jsme tu padli zbytečně.
Dinleyici için bu müziği anlamak çaba gerektirir.To už je ovšem hudba pro posluchače náročnější.
Okan Çabalar - Türk oyuncu,komedyen.Louis de Funés: Lidé jsou komedianti, my jsme herci.
Çabas, sakin, yavaş, uysal, durgun, mutedil demektir.Znamená lehce, volně, zvolna, klidně.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Na pomoc vesničanům přijde rolnické povstalecké vojsko.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod