Ana içeriğe geç
Sözlük

çaba ile cümle

çaba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
ABD, Birleşmiş Milletler 244 nolu Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına yönelik bütün çabaları bloke etti.De VN-lidstaten werd opgeroepen om Resolutie 242 Veiligheidsraad Verenigde Naties uit te voeren.
Sevgisini kazanmak için ise çok çabalamak gerek.Zijn liefde moet je verdienen.
2001 turnuvası, Shingo'nun çabaları sonucu bir kez daha Japon Takımı'nın bir araya gelişini gördü.In 2001 keerde het toernooi eenmalig terug op de kalender van de Sunshine Tour.
Tüccar sınıfının büyümemesi için çaba gösterilmiştir.De organisatiegraad van de koopmansklasse nam toe.
O dönemde Mustafapaşa Köyünde yıkılmak üzere olan birçok tarihi eseri de kendi çabalarıyla kurtarmıştır.Veel van de werken uit zijn conservatoriumtijd vernietigde hij zelf.
Genç rapçilerin önünün açılması için birçok çabada bulunuyor.Talrijke Vlaamse jongeren streden voor de eerste plaats.
Şu anda, bu kaplanları 2008 yılında vahşi doğaya salma amaçlı yetiştirme çabaları vardır.Het doel van het herstelplan is om tegen 2008 ongeveer 100 wolven uit te zetten in het wild.
MÜYAP, müzik endüstrisi adına üyelerinin haklarının korunmasında çaba harcamaktadır...Van oorsprong probeert ze muziekproducenten juridische bescherming te bieden.
Köylüye yardım etmek için çabalar.Boeren van het platteland steunen de regering.
Eskişehir il örgütü kendi çabalarıyla bir süre Dip Dalgası isimli dergiyi çıkarmıştı.Ze gaven gedurende enige tijd een eigen tijdschrift uit met dezelfde naam als de stichting.
Bu yolların düzeltilmesi için çabalar sürdürülmektedir.Er lopen projecten om dit te saneren.
Alternatif endüstri geliştirme çabaları vardır.Plus alternatieve scenario’s voor economische groei.
Ama soylu çabaları için eğitimini tamamladığında, en iyi şairler yarışmasına katılabilecekti.Als hij zich totaal aan de Muzen had gewijd, kon hij wedijveren met de grootste klassieke dichters.
Saray, paşayı geri döndürme çabalarına devam etti.Hoornaert nam het besluit de heropleving van het Begijnhof na te streven.
Bu çaba İstanbul Hükümetini tedirgin etti.Dit verontrustte de Zuid-Afrikaanse regering.
Bunlar geçmişte elde edilen bir başarıyı yine elde etme çabasıdır.Dit album bestaat uit opnieuw opgenomen successen vanuit het verleden.
Grub kurma çabaları birçok kez başarısız oldu.Overnamepogingen liepen meerdere malen op niets uit.
Okus, Arsitis'in çabasını başarısızlığa uğrattı.Het werk bleek echter naar de smaak van de componist onvoldoende.
Beş farklı sicim kuramını birleştirme çabasıdır ve her şeyin kuramı olmaya en muhtemel adaydır.De vijf belangrijkste doelen die je bereikt wil hebben om je leven tot een succes te maken.
Televizyonda duydukları da cabasıdır.Een vraaggesprek op televisie zou ook welkom zijn.
Avusturya'da Rothschildlerin çabaları çabuk sonuç verdi.In Oostenrijk gingen de MZ's best snel.
Kendisi anarşi döneminde ülkeyi toparlama konusunda yoğun çaba sarf etti.Hij vond dat er hard moest worden opgetreden tegen de anarchie waarin het land verviel.
Kelime anlamı “çaba göstermek”.Het werkwoord arguere betekent: aantonen.
B. caballi büyük, B. equi küçük piroplazmalardır.A. en B. zijn gezamenlijk eigenaar van de pilaar.
Sen çabaladın.Je probeerde het.
Her çaba ödülü hak ediyor.Elke inspanning verdient een beloning.
Bu amaç için çok çabaladı.Odważnie dąży do tego celu.
Ancak tüm çabalarına rağmen onu bulmayı başaramazlar.Jednak mimo podejmowanych wysiłków nie są w stanie go odnaleźć.
Brian'ın tüm çabalarına rağmen Dom 25 yıl hapse mahkûm olur.Dom ostatecznie pomaga Brianowi, zostaje jednak skazany na 25 lat więzienia.
Tablolarında çoğunlukla ahlaki dersler vermeye çaba gösterdi.Często w swoich sztukach wyrażał moralne alegorie.
Yunanistan ile birleşme çabalarını gerçekleştirme (Enosis).Organizacja walczyła o zjednoczenie Cypru z Grecją (enosis).
23 Ağustos'ta Styles, yeni Super Indy Şampiyonu Colt Cabana'ya meydan okudu.10 maja Styles zawiesił mistrzostwo, zaś 23 sierpnia zawalczył z nowym Super Indy Championem – Coltem Cabaną.
Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele etti ancak çabası sonuçsuz kaldı.Podporządkowany woli brata, pozostawał jedynie władcą tytularnym.
Chicagolu itfaiyecilerin azılı bir kundakçıyı ortaya çıkarma çabaları anlatılmaktadır.Opowiada o strażakach z Chicago, którzy tropią seryjnego podpalacza.
(Yeni Çabalar), 125.(Tabnak) Podczas 125.
Şayet başarısız olursam, hikâyemi nakşet ki bunca çaba boşa gitti sanılmasın.Kiedy nie jestem z tobą, ciągle rozmyślam czy coś ci się nie stało.
Dünya genelindeki çabalarının ürünü olarak metodu dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır.Ze względu na swoją praktyczność norma ta jest stosowana w większości krajów świata.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Nie stawiał oporu.
Hep bu ve bunun gibi çabaların peşindedirler.Zawsze znajdowała na to czas i chęci.
Kendimi geliştirmek için çaba harcıyorum.Czy ktoś zachęca mnie, bym się rozwijał?
Müşteriyi bilmek ve anlamak demek müşterinin gereksinimlerini anlamak için çaba göstermek demektir.W oparciu o wiedzę na temat przedsiębiorstwa, określa i realizuje wymagania klienta.
Türkiye'de bu koşulları yerine getirmek için yoğun çabalar bulunmaktadır.Działania odniosły założony cel w Turcji.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.Wystarczy mocno chcieć i bardzo się starać, aby nie odeszły w zapomnienie.
Arnavutluk'un NATO üyeliği için çaba gösterdi.Chorwacja rozpoczęła zabiegi o członkostwo w NATO.
Otobüse girme çabaları bir saat kadar sürdü.Przejazd samochodem trwa ponad godzinę.
Ancak bu düzensizlikten fırsat elde etme çabası, Fokas'ın onu hapishaneye atması ile engellendi.Być może to właśnie wywołało gniew kalifa, który wtrącił go do więzienia.
Cabaye, 2006-07 sezonuna sakatlıkla girdi.W Valencii zadebiutował w trakcie sezonu 2006-07.
İzleyen dönemde krallığını genişletme çabasına girdi.Natychmiast postanowił rozszerzyć swe królestwo.
Beşiktaş’a gelmek için çok çabaladım.Do Głogowa istniała linia pospieszna „A”.
Toplama alanında gösterdiği çaba müthişti. (...)W każdej dziedzinie życia wykazywał oryginalność....)
Sonunda, çabaları işe yaradı ve albümü 6 milyondan fazla sattı.Album osiągnął sukces komercyjny i osiągnął sprzedaż ponad 6 milionów sztuk.
Şirket yurtdışı ile yük taşımacılığını gerçekleştirmeye çaba harcadı.Wielkie przedsiębiorstwa kontrolowały natomiast w pełni transport bananów za granicę.
Günümüzde artık tekrar yayılması için çaba gösterilmektedir.Obecnie zabiegamy o jej ożywienie.
Sultan II. Bayezid'in bu çabaları üzerine İstanbul kısa bir sürede adeta yeniden inşa edilmiş oldu.Król Gustaw III zarządził jednak niezwłoczną odbudowę absydy, co nastąpiło w latach następnych.
Gençler torbayı kapabilmek için çabalarlar.Dzieci usiłują wyważyć drzwi.
Değerlendirme (evaluation) aşaması, bir çeşit zihinsel uyarlama çabasıdır.Zmysł wiary ma być kryterium oceny mentalności.
Leonidas savaş sırasında öldürüldü ve Spartalılar ölü vücudunu alabilmek için çabaladılar.Spartakus zginął w walce, a jego ciało nie zostało odnalezione.
Kızlar cüceyi tutmaya çabalarken o habire bağırıyormuş: - Ceketimi yırtmayın!Jej matka budzi się z krzykiem: Nie zabijajcie mi dziecka!
5. sezon boyunca Lucifer'ın ve kıyametin durdurulması için çaba harcamıştır.W piątym sezonie akcja skupia się na walce z rozpętaną apokalipsą i powstrzymaniem Lucyfera.
Artık iki Yusuf bir dolmuşun içindedir ve biri can almaya çalışırken diğeri can kurtarmak için çabalayacaktır.Żydzi mieszkający w getcie byli podzieleni na dwie grupy: w getcie A mieszkali ci, którzy mieli przeżyć.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod