Ana içeriğe geç
Sözlük

çağrışım ile cümle

çağrışım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu isim bana bir çağrışımda bulunmadı.I don't recall that name.
Terim genellikle olumsuz ya da kötü niyetli bir çağrışım ile birlikte kullanılır.The term is usually used with a negative or malicious connotation.
Bu nedenle bu filmler birer erotik film oldukları çağrışımını da yaparlar.I told them I can only make movies for myself.
Modern on yıllardaki olası eşcinsel çağrışımlara bakılmaksızın adı bozulmadan kaldı.Its name has survived intact regardless of the possible homosexual connotations in modern decades.
Genetik bağ analizleri sonuç vermemiştir ve birçok çağrışım analizleri yeterli olmamıştır.Genetic linkage analysis has been inconclusive; many association analyses have had inadequate power.
Dolayısıyla, tüm davranışlarımızı çağrışımsal belleğimiz belirler. Bu ne demek biliyor musun?So all our actions are based on associated memory, do you understand what that means?
Bu serbest çağrışımlara bir örnekti.--It's an example of loose associations. --
Buradaki ifade çağrışım yapmalı. -This little equation, or this little expression right here, should start ringing bells.
Bu, çağrışım hastalığı.That's associative disease.
Emin değilim, biliyorsun, bu doğru bir çağrışım.I'm not sure if, you know, this was the right call.
Bulutlar, aslında, doğanın en farklı, çağrışımcı, şiirsel suretleridir.They are, in fact, the most diverse, evocative, poetic aspect of nature.
'Hare' olayına gelince, İngilizce'de birden çok çağrışımı olan bir kelimedir.In the case of hare, it's an ambiguous sound in English.
Beyin çağrışım, ilişkisel bir şekilde çalışır.The brain works by association.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.And when we think of Arkansas we tend to have pretty negative connotations.
Bu çok güzel ve çağrışımları olan bir isim.That's a lovely, evocative name.
Küresel güneyde, terim çoğunlukla açıkça siyasi çağrışımlar taşır.In the global south, the term often carries overtly political connotations.
"Radyoaktif kirlenme" teriminin amaçlanmayan bir çağrışım olabileceği unutulmamalıdır.Note that the term "radioactive contamination" may have a connotation that is not intended.
İşlevsel ya da çağrışımsal kategorilerFunctional or associative categories
Özellikle varsayımsal bir çağrışım yoktur.In particular there is no connotation of hypothetical.
"Protean", esneklik, çok yönlülük ve uyarlanabilirlik gibi olumlu çağrışımlara sahiptir."Protean" has positive connotations of flexibility, versatility and adaptability.
Beyaz Kale'nin ilk günlerinden gelen bu çağrışımları değiştirmeye çalıştı.He tried to change those connotations from White Castle's earliest days.
Negatif önyargılı çağrışımsal işleme, disforik ruh halini sürdürür.Negatively biased associative processing will maintain a dysphoric mood state.
Çağrışımsal önyargılar güçlendikçe, önyargıyı etkisiz kılmak zorlaşır.When associative bias gets stronger, the bias becomes difficult to override.
"Protean" sıfatı; esneklik, çok yönlülük ve uyarlanabilirlik gibi olumlu çağrışımlara sahiptir."Protean" has positive connotations of flexibility, versatility and adaptability.
Örnek bir imaj: Düşen yapraklar, Çağrışımı: Güz, Duygu: Melankoli.Ein Bild als Beispiel: Fallende Blätter, Assoziation: Herbst, Gefühl: Melancholie.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Falls die Antwort „nein“ ist, muss der Inhalt nicht erneut gesendet werden.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.En revanche, s’il n’en fait pas la demande, il n’y a pas lieu de le convoquer.
Yazar, öykülerde dil oyunları, ses çağrışımları kullanmıştır.Il utilise d'ailleurs des jeux de mots pour les titres des histoires.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Если ответ отрицательный, то настаивать не следует.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.إذا كانت العلاقة ع ليست انعكاسية تكون العلاقة ع ليست علاقة تكافؤ.
Psikanalizin ana metodu, serbest çağrışımın transferans ve direnç analizidir.O método básico da psicanálise é o manejo da transferência e da resistência em análise.
Cinsel çağrışımları bulunur.Thuisgekomen hebben ze passionele seks.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Als dat niet zo is dan zal er geen correcte verbinding tot stand gebracht worden.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Якщо не хочуть, то прохання не буде вирішене.
Terim genellikle olumsuz ya da kötü niyetli bir çağrışım ile birlikte kullanılır.Як правило, коротке оповідання з позитивним чи негативним прикладом.
Genelde bu şekillerin bir atın üstüne binmiş adam çağrışımı yaptığı da düşünülmektedir.Найчастіше він перетворюється на коня, на якого так і хочеться сісти.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Ha nincs ilyen kapcsolat, akkor nem történik meg a fogantatás.
Rüstemi gücü diğer kabileler üzerinde güçlü bir çağrışım bırakacak şekilde düşünülmemelidir.Nem szeretném, ha az én Indiám más népek hamvain emelkedne fel.
Belki de buradan bir çağrışım alarak köy ismini almış olabilir.Kylällä on tätä ennen voinut ollut jokin toinen nimi.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Αν δεν ισχύει ο παραπάνω κανόνας, τότε η αντίδραση δεν πραγματοποιείται.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Hvis denne pakke afvises, kan der ikke etableres en forbindelse.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Kalau kesepakatan tidak ada, perkawinan tidak terjadi.
Terim genellikle olumsuz ya da kötü niyetli bir çağrışım ile birlikte kullanılır.Biasanya kejadian yang dirasakan akan terjadi berupa kejadian yang mengerikan atau tidak menyenangkan.
Genelde bu şekillerin bir atın üstüne binmiş adam çağrışımı yaptığı da düşünülmektedir.時にはこの馬の名前で高官を招待することもあった。
Politikada beyaz renk temizlik, dürüstlük çağrışımları yaptığı için sık kullanılır.일반적으로 하얀 음식은 그 색깔 때문에 청렴과 진심을 상징하는 것으로 인식된다.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Ако натиснете "No", връзката няма да се осъществи.
Cinsel çağrışımları bulunur.Те имат сексуален контакт.
Cinsel çağrışımları bulunur.Oni imaju seksualni susret.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Ako spomenuti uvjeti nisu ispunjeni, ne stvara se kemijska veza.
Erken 8. yüzyıl, bu unvanlar asıl askeri çağrışımlarını kaybederek onursal unvanlar oldular.Z zgodnjem 8. stoletju so ti naslovi izgubili svoje prvotne vojaške konotacije in postali častni naslovi.
Eğer cevap hayır ise, çağrışımsal ilişki kurulmamalıdır.Kui silmsidet ei teki, siis see viitab kontakti mitte saavutamisele.
Ancak bir yetişkine bunu yapsan, tüm çağrışım sistemini bozarsın.Aber bei Erwachsenen kämpft man immer gegen das assoziative Gedächtnis an.
Ancak bir yetişkine bunu yapsan, tüm çağrışım sistemini bozarsın.Pero con un adulto supone obstruir el sistema asociativo entero.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.Als we aan Arkansas denken, heeft dat meestal een nogal negatieve bijbetekenis.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.Amikor Arkansasra gondolunk, hajlamosak vagyunk eléggé negatív konnotációkat tenni.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.Arkansas are deja o conotație destul de negativă.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.Arkansas kojarzy się negatywnie.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.Dan saat kita memikirkan Arkansas kita cenderung memiliki konotasi negatif.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.Et quand on pense à l'Arkansas, on a tendance à voir des connotations plutôt négatives.
Arkansas hakkında düşününce epey kötü çağrışımlarımız oluyor.우리가 아칸소를 떠올릴 때, 매우 부정적인 생각이 듭니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod