çağda ile cümle
çağda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İkincisi, modern çağda ilk defa,두번째로는, 근대에 들어와서는 처음으로,
İkincisi, modern çağda ilk defa,Ten tweede, voor het eerst in de moderne tijd, zal het dominante land van de wereld
İkincisi, modern çağda ilk defa,Thứ hai là,
İkincisi, modern çağda ilk defa,שנית, לראשונה בתולדות העידן המודרני,
İkincisi, modern çağda ilk defa,والامر الثاني هو انه لاول مرة في التاريخ الحديث
İkincisi, modern çağda ilk defa,初めて 世界の覇権を握るのは
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Ada sebuah cerita luar biasa tentang seorang Rabbi bernama Hillel.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.C'è una storia famosa del grande rabbino, Hillel, contemporaneo di Gesù.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.E o poveste cunoscută despre marele rabin Hillel, contemporanul mai în vârstă al lui Isus.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Er is een beroemd verhaal over de grote rabbi Hillel, de oudere tijdgenoot van Jezus.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Es gibt eine berühmte Geschichte über den großen Rabbi, Hillel, den älteren Zeitgenossen von Jesus.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Existe una conocida historia sobre el rabino Hilel, "el viejo", coetáneo de Jesús.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Existuje známa príhoda úžasného rabína Hillela,
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Há uma história famosa sobre um grande rabi, Hillel, contemporâneo mais velho de Jesus.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Il existe une histoire connue à propos du grand rabbin, Hillel, un contemporain de Jesus, plus âgé.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Istnieje słynna opowieść o wielkim rabinie Hillelu, nieco starszym od Jezusa.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.위대한 랍비이며 예수와 동시대에 살았던 힐렐에 대한 유명한 이야기 하나가 있습니다.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Van egy közismert történet Hillel rabbiról, Jézus régebbi megfelelőjéről.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Υπάρχει μια περίφημη ιστορία για τον μέγα ραβίνο Χιλλέλ, πρεσβύτερο σύγχρονο του Ιησού.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.Има една прочута история за великия равин Хилел, по-възрастен съвременник на Исус.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.יש סיפור מפורסם על הרבי הגדול, הלל, בן זמנו המבוגר יותר של ישו.
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.هناك قصّة مشهورة حول الحاخام العظيم هيليل وهو المعاصر الأكبر سنّا للمسيح
İsa'nın daha eski çağdaşı olan büyük haham Hillel hakkında ünlü bir hikaye vardır.ある異教徒が もしヒレルが片足立ちで ユダヤ教のすべてを暗唱できたら
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.A statisztikák szerint egy meglehetősen békés korban élünk.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Estatísticas mostram que estamos a viver numa era relativamente pacífica.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.통계적으로 봤을때, 우리는 상대적으로 평화로운 시대를 살고 있습니다.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Las estadísticas muestran que estamos viviendo en una era relativamente pacífica.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Les statistiques montrent que nous vivons à une époque relativement paisible.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Le statistiche mostrano che stiamo vivendo in un'era relativamente pacifica.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Số liệu cho thấy chúng ta đang sống trong một kỷ nguyên tương đối hòa bình.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Statisticile arată că trăim într-o epocă relativ pașnică.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Statistieken tonen aan dat we in een relatief vreedzaam tijdperk leven.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Statistiken zeigen, dass wir in einer relativ friedlichen Zeit leben.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Statistikken viser at vi lever i en relativt fredsommelig era.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Statistiky ukazují, že žijeme v relativně mírumilovné době.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Statystyki pokazują, że żyjemy w całkiem spokojnych czasach. że żyjemy w całkiem spokojnych czasach.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Τα στατιστικά στοιχεία δείχνουν πως διανύουμε μια σχετικά ειρηνική περίοδο στην ανθρώπινη ιστορία.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Статистика показывает, что мы живём в относительно мирное время.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Статистика свідчить, що ми живемо у порівняно мирну добу.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.Статистиките показват, че ние живеем в сравнително мирна ера.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.סטטיסטיקה מראה שאנו חיים כיום בתקופה שלווה יחסית.
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.والارقام تشير الى أننا نعيش اليوم في حقبة سلام نسبية
İstatistikler gösteriyor ki biz nispeten barış içinde bir çağda yaşıyoruz.我々は 比較的 平和な時代に生きています なぜでしょう
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.A ver ahora: estamos en la edad Media.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.E Evul Mediu, oamenii din Anglia rămân fără lemn de foc și încep să ardă cărbune.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Estamos na idade média, na Grâ-Bretanha as pessoas acabaram com a lenha e começaram a queimar carvão.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.중세 시대로 가봅시다. 영국 사람들은 땔감이 바닥나자 석탄을 때기 시작합니다.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Legyen ez !
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Poďme na to inak: Je stredovek. Ľuďom v Británii dochádza prvotné palivo - drevo, tak začnú spalovať uhlie.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Proviamo così: siamo nel Medioevo. Le persone in Gran Bretagna non hanno più legna da ardere
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.Spróbujmy w ten sposób. Jest średniowiecze.
İşte orta çağdaki ingiliz vatandaşları odunun tükenmesinden sonra kömürü kullanmaya başladılar.We zijn in de middeleeuwen, mensen in Engeland hebben geen brandhout en gebruiken kolen als brandstof.
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.En Italia -- particularmente, en Milán -- el arte contemporáneo realmente no tiene mucho espacio.
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.In Italia -- a Milano, soprattutto -- l'arte contemporanea non ha tutta quella rilevanza.
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.În Italia - Milano în special - arta contemporană nu prea își găsește locul.
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.In Italië -- vooral in Milaan-- neemt eigentijdse kunst niet echt een belangrijke plaats in.
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.이태리, 특히 밀라노에서는 현대 미술은 그다지 설 자리가 없답니다
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.l'art contemporain n'a pas vraiment trouvé sa place.
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.We Włoszech, szczególnie w Mediolanie, sztuce współczesnej nie poświęca się tyle uwagi.
İtalya'da - özellikle de Milano'da - çağdaş sanatın yeri o kadar da önemli değil.Στην Ιταλία -- στο Μιλάνο, ειδικά -- η σύγχρονη τέχνη δεν έχει τόσο πολύ θέση.
İlgili Sayfalar