çağda ile cümle
çağda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz."Necesitamos comenzar por proveer un museo de arte contemporáneo en Louisville.
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz."Queremos começar por fazer "um museu de arte contemporânea, em Louisville. "É o nosso objetivo principal."
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz."Vogliamo iniziare dando un museo d'arte contemporanea a Louisville. E' il nostro obiettivo principale."
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz."Искаме да започнем, като осигурим музей за съвременно изкуство в Луисвил. Това е основната ни цел."
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz."Ми хочемо збудувати музей актуального мистецтва у Луїсвіллі. Це наша основна мета".
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz."Мы хотим начать с открытия Музея современного искусства в Луисвилле. Это наша главная цель".
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz.הם אמרו, "אנחנו רוצים להתחיל על ידי בניית מוזיאון לאומנות מודרנית בלואיוויל. זו המטרה העיקרית שלנו."
"Biz Louisville'de bir çağdaş sanatlar müzesi yaparak işe başlamak istiyoruz.وقالوا : نحن نريد أن تبدأ من خلال التوفير متحف الفن المعاصر في لويزفيل , هذا هو هدفنا الرئيسي
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu:Antikens konstnär var skyddad från saker-
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu:이런 개념은 과도한 자아도취 같은 것으로 부터
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Así el artista antiguo estaba protegido de ciertas cosas, como, por ejemplo, demasiado narcisismo, ¿verdad?
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Così gli artisti antichi erano protetti da certe cose, come per esempio il troppo narcisismo, no?
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.De artiest werd zo in bescherming genomen tegen bijvoorbeeld te veel narcisme.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Deci artistul antic era protejat de anumite lucruri, ca de exemplu, prea mult narcisism, corect?
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Der Künstler des Altertums war vor gewissen Dingen geschützt, wie, zum Beispiel, zu viel Narzissmus, richtig?
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Így az ókori művészek egyfajta védelmet élveztek például a nárcisztikus viselkedéstől.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Maka seniman kuno terlindungi dari sejumlah hal, seperti narsisme berlebihan, kan?
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Niinpä antiikin taiteilijat olivat suojassa tietyiltä asioita, kuten esimerkiksi liialliselta narsismilta.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.O artista antigo era protegido de certas coisas, como, por exemplo, muito narcisismo.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Så antikkens kunstnere var beskyttet mod visse ting, for eksempel for meget narcissisme.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Starożytny artysta był chroniony przed pewnymi rzeczami, jak na przykład przesadny narcyzm.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Takže starovekí umelci boli pred istými vecami chránení, napríklad pred prílišným narcizmom, však?
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Takže starověký umělec byl chráněný před jistými věcmi, jako například před narcismem.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Отже, стародавній митець був захищений від певних речей, наприклад, всепоглинаючого нарцисизму.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Така че древният творец е бил защитен от някои неща, като например, твърде много нарцисизъм.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Творцы античности были защищены от разного рода вещей, как, например, нарциссизм.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu:אז האמנים הקדומים היו מוגנים מפני דברים מסויימים,
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu:إذاً فالفنانين القدامى كانوا محميين من أشياء محددة،
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu:たとえば 過剰な自惚れから
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Cet environnement s'étend dans notre culture contemporaine, cette chose qui défie notre cerveau.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Die omgeving strekt zich uit tot onze hedendaagse cultuur, waardoor onze hersenen worden uitgedaagd.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Dieses Umfeld erstreckt sich bis in unsere zeitgenössische Kultur, diesem Ding, das unser Gehirn sehr fordert.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Este ambiente se extiende dentro de nuestra cultura contemporánea, con la que se reta a nuestro cerebro.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Jego częścią jest współczesna kultura, dla mózgu to wyzwanie.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.그 환경이라는 것은 우리의 현대 문화로까지 확대됩니다. 우리의 뇌가 다뤄야하는 그 현대 문화로까지 말입니다.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.L'ambiente comprende anche la nostra cultura contemporanea, le cose con le quali il cervello si sfida.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Mediul se extinde în cultura noastră contemporană, devenind provocarea pentru creierul nostru.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Môi trường sống mở rộng ra nền văn hóa phổ quát, nó thách thức não ta hàng ngày.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Окружающая среда включает нашу современную культуру, то, чем наш мозг занимается каждый день.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Середовище включає нашу сучасну культуру - те, що впливає на наш мозок.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.Тази околна среда се простира до нашата съвременна култура, онова, с което е предизвикан нашият мозък.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.התרבות שלנו היא חלק מאותה סביבה, אותה סביבה שמאתגרת את המוח שלנו.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.تلك البيئة تمتد إلى ثقافتنا المعاصرة، وهذا هو التحدي الذي يواجه دماغنا.
Bu çevre, beynimizin başa çıktığı şeye çağdaş kültürümüze doğru uzanır.私たちの脳が曝されるものとなります 私たち個々が経た進化は
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Acestea erau lucruri care se pierduseră în Evul Mediu.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Queste sono cose che erano perse nel Medioevo.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.To jsou věci, které ve středověku vymizely.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Все це було втраченим в Середні Віки.
Bu gelenek, Orta Çağda kayboldu.Все это было утрачено в Средние века.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.aan Wie Hij alles heeft gegeven en door Wie Hij de wereld heeft gemaakt.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.A kit tett mindennek örökösévé, a ki által a világot is teremtette,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.hvem han har sat til Arving af alle Ting, ved hvem han også har skabt Verden;
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.이 모든 날 마지막에 아들로 우리에게 말씀하셨으니 이 아들을 만유의 후사로 세우시고 또 저로 말미암아 모든 세계를 지으셨느니라
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.Kteréhož ustanovil dědicem všeho, skrze něhož i věky učinil.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.ktorého ustanovil za dediča všetkého, skrze ktorého učinil aj veky,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.som han har satt til arving over alle ting, ved hvem han og har gjort verden,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.в останнї сї днї глаголав до нас через Сина, котрого настановив наслїдником усього, котрим і віки створив.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.в последние дни сии говорил нам в Сыне, Которого поставил наследником всего, чрез Которого и веки сотворил.
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.Те ще изчезнат, а Ти пребъдваш; Да! те всички ще овехтяват като дреха,
Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğluyla bize seslenmiştir.אשר נתנו ליורש כל וגם עשה בידו את העולמות׃
İlgili Sayfalar