çağda ile cümle
çağda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Piramitler antik çağda inşa edildiler.The pyramids were built in ancient times.
Profesör çağdaş edebiyata aşinadır.The professor is familiar with contemporary literature.
Scott, çağdaş bir Byron'du.Scott was a contemporary of Byron.
Shakespeare Marlowe'un bir çağdaşı idi.Shakespeare was a contemporary of Marlowe.
O kale eski antik çağda inşa edilmiştir.That castle was built in ancient times.
Çağdaş uygarlık, bilim ve eğitim temeli üzerine dayanmaktadır.Modern civilization rests on a foundation of science and education.
Çağdaş müziği fazla beğenmediğimi kabul etmeliyim.I must admit I don't like much contemporary music.
Birçok Avrupalı çağdaş Japonya'yı bilmiyor.Many Europeans do not know modern Japan.
Onun fikirleri çağdaş.His ideas are up to date.
O, Shakespeare'le çağdaştı.He was contemporary with Shakespeare.
Çağdaş edebiyat okuyor.He studies contemporary literature.
Bu nükleer çağda dünyada hiçbir ülke güvenli değildir.No country on earth is safe in this nuclear age.
Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.Contemporary Persian poems haven’t been known in west world as well as ancient ones.
Yeni bir şiir tarzını belirleyen büyük çağdaş şair "Nima Youshij" idi.The great contemporary poet who established a new style of poem was “Nima Youshij.”
Modern çağda insanlar bağımsızdır.In the modern age, humans are detached.
Hangi çağdaş yazarları seviyorsun?What contemporary authors do you like?
O çağdaş bir oğlan.He's a modern boy.
Genelde çağdaş yazarları okur.He often reads contemporary authors.
Orta Çağda din çok önemliydi.Religion was very important in the Middle Ages.
Çağdaş Yunanca, Fransızcadan birçok kelime ödünç aldı.Modern Greek borrowed many words from French.
Tom dünyanın en ünlü çağdaş sanatçılarından biridir.Tom is one of the world's most famous contemporary artists.
Bu çağda elektriksiz bir hayat düşünülemez.In this day and age, life without electricity is unimaginable.
Loncalar orta çağda toplumun önemli bir parçasıydı.Guilds were an important part of society in the Middle Ages.
Nükleer çağda yaşıyoruz.We live in the nuclear era.
Daha çağdaş olmalısın.You should be more up to date.
Çağdaş klasik müzik genellikle çok uyumsuzdur.Contemporary classical music is often very dissonant.
Çağdaş sorunlar yeni bir yaklaşım gerektirir.Contemporary problems require a new approach.
Çağdaş resme yeteneği var.He has a talent for modern painting.
Dijital bir çağda yaşıyoruz.We live in a digital age.
Eskiden antik çağda insanlar burada tanrı için kurban keserlermiş.In ancient times people used to sacrifice animals to their god here.
Haydi, artık o çağda değiliz.Come on, we're not in that era anymore.
Çağdaş Satranç Açılışları: MCO-14.Modern Chess Openings: MCO-14.
(Bir Toplantı) C Dergisi: Uluslararası Çağdaş Sanatı, 2007.C Magazine: International Contemporary Art, 2007.
1809: Chuquisaca kenti, çağdaş Sucre, Chuquisaca Devrimi başlar.1809: The city of Chuquisaca, modern Sucre, starts the Chuquisaca Revolution.
Toplam ekonomik hasar elli milyondan fazla lira (çağdaş değer)olarak tahmin edilmiştir.The total economic damage was estimated to be more than fifty million lira (in contemporary value).
"Cumhuriyet Döneminde Türk müziğinde çağdaşlaşma çalışmaları ve Hasan Ferit Alnar"."Cumhuriyet Döneminde Türk müziğinde çağdaşlaşma çalışmaları ve Hasan Ferit Alnar" (pdf).
Çağdaş Biyografide 1961 tarihli bir girdiye göre, McNamara kayıtlı bir Cumhuriyetçidir.According to a 1961 entry in Contemporary Biography, McNamara was a registered Republican.
Çağdaş Türkiye.Çağdaş Türkiye.
John Browning, bir dizi çağdaş yarı otomatik tabanca mekanizması ve fişeğini geliştirdi.John Browning engineered a number of modern semi-automatic pistol mechanisms and cartridges.
Tiran Bienali başlıca çağdaş, uluslararası sanat etkinliğidir.The Tirana Biennale is the main contemporary, international art event.
100 Çağdaş Sanatçı A-Z (Taschen'in 25. yıl dönümü özel sergisi).100 Contemporary Artists A-Z (Taschen's 25th anniversary special ed.).
Böyle olmasına rağmen pek çok besteci (özellikle çağdaş besteciler) her zaman bu yapıyı kullanmaz.Even so, many composers (especially more recent ones) do not always use this structure.
Widukind'in vaftiz sonrası veya ölümünden sonrası hakkında hiçbir çağdaş kaynak bulunmamaktadır.There are no contemporary sources about Widukind's life or death after his baptism.
Ancak, Voigt’in çalışması çağdaşları tarafından tamamen görmezden gelindi.However, Voigt's work was completely ignored by his contemporaries.
1866-1868: Japonya'da Meiji Restorasyonu ve çağdaşlaşma devrimi.1866–68: The Meiji Restoration and modernization revolution in Japan.
Birleşik Devletler'de 16 Mayıs 2011'de Hot/Modern adult çağdaş müzik radyolarına gönderildi.It was sent to US Hot/Modern adult contemporary radio on May 16, 2011.
Çağdaşları, kraliçenin tüm zamanını Louis ile geçirdiğine şahit olmuştur.Contemporaries and eyewitnesses claimed that the Queen would spend all her time with Louis.
Bu Neon tüpleri o dönemde çağdaş formlarındaydılar.These neon tubes were essentially in their contemporary form.
Filmleri İspanya ve Latin Amerika'da her yerde bulunmuş ve birçok çağdaş aktörü etkilemiştir.His films were ubiquitous in Spain and Latin America and influenced many contemporary actors.
Oda danslarının geleneksel koreografisi pek çok çağdaş yapımlarda yansıtılır.Traditional choreography of court dances is reflected in many contemporary productions.
Almadén madeni Antik Çağdan beri faaliyette iken, Idrija madeni ise ilk olarak 1490'da kuruldu.In Almadén mercury has been extracted since Antiquity, while in Idrija it was first found in 1490.
Çağdaş karşıtlarından pornografik yazar Rétif de la Bretonne 1793 yılında Anti-Justine’ni yayımladı.The contemporary rival pornographer Rétif de la Bretonne published an Anti-Justine in 1798.
14 Şubat 1989 tarihinde, ilk çağdaş Blok-II uydusu fırlatıldı.On February 14, 1989, the first modern Block-II satellite was launched.
Bu söylentilerin hiçbiri çağdaş tarihçiler tarafından doğrulanmadı.None of these rumours have been confirmed by modern historians.
1660'lı yıllardan itabaren Cavendish, çağdaşlarının çalışmalarını daha ciddi ele almaya başladı.Beginning in the 1660s, Cavendish began to study the work of her contemporaries more seriously.
Danışmanlar kıyafetleri her çağda değişir.The counselors' costumes change with each new era.
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.Those guidelines were steps in the shaping of contemporary passports.
Wittig’in makaleleri öncül çağdaş feminist teorilerinin bazı temel sorularıyla adlandırılmıştır.Wittig's essays call into question some of the basic premises of contemporary feminist theory.
Spielmann, Avusturya'nın en önemli çağdaş film yönetmenlerinden birisi olarak kabul edilir.Spielmann is one of the most important contemporary Austrian Film directors.
Üniversitenin çağdaş ve zengin bir kütüphanesi vardır.The college has a rich and modern library.
İlgili Sayfalar