çağırma ile cümle

çağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Jag har icke kommit för att kalla rättfärdiga, utan syndare, till bättring.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Jeg er ikke kommen for at kalde retfærdige, men Syndere til Omvendelse."
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››jeg er ikke kommet for å kalle rettferdige, men syndere til omvendelse.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Je ne suis pas venu appeler à la repentance des justes, mais des pécheurs.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››내가 의인을 부르러 온 것이 아니요 죄인을 불러 회개시키러 왔노라
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››N'am venit să chem la pocăinţă pe cei neprihăniţi ci pe cei păcătoşi.``
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nem azért jöttem, hogy az igazakat hívjam, hanem a bûnösöket a megtérésre.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nepřišelť jsem volati spravedlivých, ale hříšných ku pokání.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Neprišiel som volať spravedlivých, ale hriešnych ku pokániu.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nie przyszedłem, wzywać sprawiedliwych, ale grzesznych do pokuty.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Nisem prišel klicat pravičnih, temuč grešnike, da se izpokore.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››No he venido a llamar a justos, sino a pecadores al arrepentimiento
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Ta Không phải đến gọi kẻ công bình hối cải, song gọi kẻ có tội.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Ta_Không phải đến gọi kẻ công_bình hối_cải , song gọi kẻ có tội .
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Δεν ηλθον δια να καλεσω δικαιους, αλλα αμαρτωλους εις μετανοιαν.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Не прийшов я кликати праведників, а грішників до покаяння.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Не съм дошъл да призова праведните, но грешните на покаяние.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››Я пришел призвать не праведников, а грешников к покаянию.
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››לא באתי לקרוא הצדיקים כי אם החטאים לתשובה׃
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››لم آت لأدعو ابرارا بل خطاة الى التوبة
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››我 來 本 不 是 召 義 人 悔 改 . 乃 是 召 罪 人 悔 改
Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim.››我 來本 不 是 召義人 悔改 . 乃是 召 罪人 悔改
Beni adam diye çağırman büyük bir sorun.Valami gond lehet veled, hogy időnként fickónak szólítasz.
Beni adam diye çağırman büyük bir sorun.Ξέρεις έχεις αυτόν τον τρόπο να με φωνάζεις "κόπανο" που και που.
Beni adam diye çağırman büyük bir sorun.انت تنادينني مأخرا بالاحمق
Beni burda böyle çağırmamalısın.Du solltest mich hier nicht so rufen.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Kamu seharusnya tidak memanggil aku seperti itu disini.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Non chiamarmi in quel modo qui.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Nu-mi spune asa aici.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Tu ne dois pas m'appeler comme ça ici.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Δεν πρέπει να με φωνάζεις έτσι εδώ.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Не называй меня так здесь.
Beni efendim diye çağırma ve düzgün ol.Đừng gọi tôi thưa ông và không được chính thức.
Beni efendim diye çağırma ve düzgün ol.Ne kliči me gospod in ne bodi tako uraden.
Beni efendim diye çağırma ve düzgün ol.Neøíkej mi pane a nemusíme být tak formální.
Beni efendim diye çağırma ve düzgün ol.Noem me niet meneer en doe niet zo formeel.
Beni efendim diye çağırma ve düzgün ol.No me Ilames senor y no seas tan formal.
Beni efendim diye çağırma ve düzgün ol.Te rog opreşte-te. Nu trebuie să-mi zici "Domnule", e prea formal.
Beni efendim diye çağırma ve düzgün ol.Μην με λες κύριο και μην μιλάς επίσημα.
Beni polisi çağırmakla tehdit etti.Er drohte mir die Polizei einzuschalten.
Beni polisi çağırmakla tehdit etti.Той ме заплаши с полиция.
Ben senin ahbabın değilim, beni öyle çağırma.Ik ben geen kameraad, noem me niet steeds zo.
Ben senin ahbabın değilim, beni öyle çağırma.Non sono tua amica, non chiamarmi così.
Ben senin ahbabın değilim, beni öyle çağırma.On n'est pas amis, ne m'appellez pas comme ça!
Ben senin ahbabın değilim, beni öyle çağırma.Δεν είμαι φίλη σου, μη με λες έτσι.
Ben senin ahbabın değilim, beni öyle çağırma.Я не ваша подруга. Не называйте меня так.
Ben senin ahbabın değilim, beni öyle çağırma.名前で呼んだだけです
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Então saíram e pregaram que todos se arrependessem;
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Entonces ellos salieron y predicaron que la gente se arrepintiese
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.E partiti, predicavano che la gente si convertisse
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Ils partirent, et ils prêchèrent la repentance.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.In ko so odšli, so oznanjevali ljudem, naj se izpokore,
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Kimenvén azért, prédikálják vala, hogy térjenek meg.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.제자들이 나가서 회개하라 전파하고
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Niin he lähtivät ja saarnasivat, että oli tehtävä parannus.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Och de gingo ut och predikade att man skulle göra bättring;
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Og de gikk ut og forkynte for folket at de skulde omvende sig,
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Og de gik ud og prædikede, at man skulde omvende sig.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Tedy oni vyšedše, kázali, aby pokání činili.
Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar.Tedy wyszedłszy kazali, aby ludzie pokutowali.

İlgili Sayfalar