çağırma ile cümle
çağırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.Car ton nom doit être oublié.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım. Çünkü ismin unutulmalı. Eğer düşman yaşadığını öğrenirseFor dit navn må nu blive glemt. så fjenden ikke finder ud af at du lever og alt hvad vi kæmpede for går tabt.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım. Çünkü ismin unutulmalı. Eğer düşman yaşadığını öğrenirseTwe imię musi zostać zapomniane, by wróg nie dowiedział się, że żyjesz, i by nasza walka nie poszła na marne.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.Perchè il tuo nome deve essere dimenticato. Se i nemici sapessero che sei ancora vivo
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.Pois seu nome não pode ser esquecido.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.Pretože tvoje meno sa musí zabudnúť.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.Pues tu nombre ha de ser olvidado.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.Want jouw naam moet worden vergeten.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.Имя твоё должно быть забыто.
Seni uzun yıllar boyunca Aragorn diye çağırmayacağım.敵に存在を知られれば- 全ての犠牲が無駄となる
Şimid bir üyemizi çağırmak istiyorum, favori ingiliz şiirini bizimle paylaşması için.Om met ons zijn favoriete Britse dichter te delen.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Anche a Set nacque un figlio, che egli chiamò Enos. Allora si cominciò ad invocare il nome del Signore
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.A Set también le nació un hijo, y llamó su nombre Enós. Entonces se comenzó a invocar el nombre de Jehovah
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.In tudi Setu se je rodil sin in imenoval je ime njegovo Enos. Tedaj so začeli klicati ime GOSPODOVO.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.I Setovi sa narodil syn, a nazval jeho meno Enoš. Vtedy začali vzývať meno Hospodinovo.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.셋도 아들을 낳고 그 이름을 에노스라 하였으며 그 때에 사람들이 비로소 여호와의 이름을 불렀더라
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Men åt Set föddes ock en son, och han gav honom namnet Enos. Vid denna tid begynte man åkalla HERRENS namn.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Og Set fikk en sønn og kalte ham Enos. På den tid begynte de å påkalle Herrens navn.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Sết cũng sanh được một con trai, đặt tên là Ê-nót. Từ đây, người ta bắt đầu cầu khẩn danh Ðức Giê-hô-va.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Set fik også en Søn, som han kaldte Enosj; på den Tid begyndte man at påkalde HERRENs Navn.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Séthnek is született fia, és nevezé annak nevét Énósnak. Akkor kezdték segítségül hívni az Úrnak nevét.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Setovi pak také narodil se syn, a nazval jméno jeho Enos. Tehdáž začalo se vzývání jména Hospodinova.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Setowi też urodził się syn, i nazwał imię jego Enos. Na ten czas poczęto wzywać imienia Pańskiego.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Und Seth zeugte auch einen Sohn und hieß ihn Enos. Zu der Zeit fing man an, zu predigen von des HERRN Namen.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.Също и на Сита се роди син, когото наименува Енос. Тогава почнаха човеците да призовават Господното име+.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.У Сифа также родился сын, и он нарек ему имя: Енос; тогда начали призывать имя Господа.
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.ולשת גם הוא ילד בן ויקרא את שמו אנוש אז הוחל לקרא בשם יהוה׃
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.ولشيث ايضا ولد ابن فدعا اسمه أنوش. حينئذ ابتدئ ان يدعى باسم الرب
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.塞 特 也 生 了 一 個 兒 子 、 起 名 叫 以 挪 士 。 那 時 候 人 纔 求 告 耶 和 華 的 名
Şit'in de bir oğlu oldu, adını Enoş koydu. O zaman insanlar RAB'bi adıyla çağırmaya başladı.塞特 也 生了 一 個 兒子 、 起名 叫 以 挪士 。 那 時候 人 纔 求告 耶和華 的 名
Size sıkıntı verdim. Ambulans çağırmadan iyi olacak mısın?Ça ira même si on n'appelle pas une ambulance ?
Size sıkıntı verdim. Ambulans çağırmadan iyi olacak mısın?Kommer du å känna dig okej utan att behöva ringa en ambulans?
Size sıkıntı verdim. Ambulans çağırmadan iyi olacak mısın?Wird es okay sein, nicht den Krankenwagen zu rufen?
Size sıkıntı verdim. Ambulans çağırmadan iyi olacak mısın?Θα είσαι καλά έαν δεν καλέσουμε για ασθενοφόρο;
Size sıkıntı verdim. Ambulans çağırmadan iyi olacak mısın?هل ستكون بخير دون استدعاء سيارة إسعاف؟
Size sıkıntı verdim. Ambulans çağırmadan iyi olacak mısın?スンジョさんが応急処置したんですが
Sonra görüşürüz. Sonra görüşürüz. Muhtemelen onu " kocacığım " diye çağırmak istiyorsun!Специално на моите родители.
Tabii bu onların bağırıp çağırmalarına engel değildi.Ma questo non li tratteneva dal gridare e dallo strillare.
Taliban'ın El-Kaide'yi geri çağırma olasılığı pek yok.탈레반이 알카에다를 다시 초대하는 것에 대한 확률은 굉장히 낮습니다.
Taliban'ın El-Kaide'yi geri çağırma olasılığı pek yok.Taliban akan mengundang kembali Al-Qaeda.
Taliban'ın El-Kaide'yi geri çağırma olasılığı pek yok.מאד לא סביר שהטליבאן יזמינו שוב את אל-קעידה.
Taliban'ın El-Kaide'yi geri çağırma olasılığı pek yok.فإنه من غير المرجح ان تقوم طالبان بدعوة " القاعدة " للعودة إلى أفغانستان
Taliban'ın El-Kaide'yi geri çağırma olasılığı pek yok.まったくもってありえません。 タリバンからすれば、
Taliban'ın El-Kaide'yi geri çağırma olasılığı pek yok.退一步说,即使我错了,即使他们有能力掌权,
Tamam. Öyleyse yardım çağırmalıyım.Ik moet om hulp vragen.
Tamam. Öyleyse yardım çağırmalıyım. İşi aramalıyım."Tenho que pedir ajuda, que ligar para o trabalho."
Ve büyük bir kısmı, tamamen değil, bir şeyler yapmak mitoz gelen farklı rağmen mitoz çağırmak istiyorum.Y en su mayor parte, hacen algo no completamente diferente de la mitosis, aunque me ¿desea llamarlo mitosis.
Ve büyük bir kısmı, tamamen değil, bir şeyler yapmak mitoz gelen farklı rağmen mitoz çağırmak istiyorum.Zatem, one nie robią czegoś zupełnie odmiennego od mitozy, ale ja nie będę tego nazywał mitozą.
Ve büyük bir kısmı, tamamen değil, bir şeyler yapmak mitoz gelen farklı rağmen mitoz çağırmak istiyorum.Головним чином, відбувається щось, що нагадує мітоз, хоча я б і назвав це мітозом.
Ve büyük bir kısmı, tamamen değil, bir şeyler yapmak mitoz gelen farklı rağmen mitoz çağırmak istiyorum.والغالب انها تقوم بشئ ما لا يختلف تماما عن الانقسام الميتوزي. وانا عن نفسي، ساطلق عليه انقسام ميتوزي.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.Angsa-angsanya memanggil angsa-angsa liar itu.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.A ty husy volali na ty divoké.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı. [El çırpma sesi]Os gansos dele chamam agora os gansos selvagens.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.E le sue oche cominciano a richiamare le oche selvatiche.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.És a libái most hívják a fenti vadlibákat.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.Et ses oies sont en train d'appeler les oies sauvages.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.Hänen hanhensa kutsuvat villihanhia yläpuolella.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.Jego gęsi wołają dzikie gęsi.
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.에두아르도의 거위들이 야생 거위들을 불러 들이는 것이고,
Ve Eduardo'nun kazları yabani kazları çağırmaya başladı.Och hans gäss ropar upp till de vilda gässen.