çağır ile cümle
çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Halkı direnmeye çağırıyorlardı.Обществеността реагира с протести.
Giray, ambulans çağırır.Хори пренасочва насам.
Ayrıca Almanya'daki büyükelçisini geri çağırdı.Президентът налага свой посланик в Гърция.
Nancy onu bir partiye çağırdı.Нанси го извика на парти.
Hemen doktor çağırır.Tada me doktor zovnuo.
Bunun yanında yoldaşı kara panter Guenhwyvar'ı çağıran siyah bir heykelciği vardır.Isto tako ima i magičnu crnu figuru kojom poziva veliku crnu panteru Guenhwyvar.
Hiçbir şahit çağırılmadı.Znači, nisu potrebni svjedoci.
Orada sadrazam ve Alemdar'ı huzuruna çağırıp onlarla görüştü.Na volovskoj zaprezi (otud naziv Butoe - volovi) došli su u zemlju Ilira i zagospodarili njome.
Giray, ambulans çağırır.Ixora sessililimba Merr.
Onları çağırıp uyardı.Oni su ga organizirali i vodili.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”Zašto se ona morala tamo zateći?
Hakim, avukatları kürsüye çağırır ve davanın düştüğünü açıklar.Nakon što sudac stiže, poziva odvjetnike i odbacuje slučaj.
Tıbbî yardım çağırın.W (Whiskey) Tražim lječničku pomoć.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”"Tak prečo vás o to nepožiada?"
Fakat aynı olan ilk ismini biyolojik babasıyla paylaşmak istemediğinden kendini W. Rose olarak çağırır.Seba však nazýval iba „W. Rose“, ale neželal si, aby sa musel o meno deliť so svojím biologickým otcom.
Aşağıdaki kalabalık polis çağırır.Vydala obec Dolná Súča.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Roku 1640 musel preto znovu zvolať parlament.
Ayrıca Amerika, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni derhal toplantıya çağırdı.Uganda potom požiadala zvolať zasadnutie Bezpečnostnej rady OSN.
Havaalanın gitmek için bir taksi çağırir.Pri letiskovej budove je státie taxi.
Ve Crowley'i çağırdılar.Celú skupinu potom viedol Crowley.
Teklif kabul edilir, Priamos'u çağırmaya giderler.Trójania ho zajali a priviedli ku kráľovi Priamovi na vypočúvanie.
Las Vegum size çağırıştırır, Las Vegas.O iných významoch výrazu Las Vegas pozri Las Vegas (rozlišovacia stránka).
Başka bir gelenek ise bütün çocukları okumaya çağırmaktır.Podľa obyčajných ľudí čítanie kníh bolo určené jedine vzdelancom.
Arkadaşlarımızdan biri sıhhiye olduğu için yaralandığımız zaman onu çağırıp kendimizi iyileştirebiliyoruz.Zdravotník má na starosti lekárničku a keď sa niečo stane, tak ošetrenie zranenia.
Ayrıca savaş sırasında kölelerini çağırır.V boj so jih spremljali tudi njihovi sužnji.
Tıbbî yardım çağırın.Poiščemo zdravniško pomoč.
Grimoald kendisine incili öğretmesi için Aziz Corbinian'ı Bavyera'ya 724 yılında çağırdı.Grimoald je leta 724 na Bavarsko povabil svetega Korbinijana, da bi širil krščanstvo.
Nadir Nadi beni Cumhuriyet'e görüşmek için çağırıyordu.Nato je začel opozarjati na zarote proti republiki.
Fakat dostlarının onu "Skie" diye çağırmasına izin verir.Njegovi sošolci so mu dali vzdevek “Elektrika”.
Önceki kadrolardan isimler çağırdı.Ime je dobil po nekdanjih lastnikih.
Mutazz onları saraydaki çalışma odasına konuşma için çağırdı.Gonzaga jih je naročil za več sob v palači.
Hemen doktor çağırır.Pokličite zdravnika.
Las Vegum size çağırıştırır, Las Vegas.Hotel Luxor v Las Vegasu, ZDA.
İnsanlar onu denizin derinliklerinden çağırarak iletişim kurarlar.Ljudi je po verigi spuščal z neba na zemljo.
Bunun için Burlington'lı mimar Henry Flitcroft'ı çağırdı.Izbral je arhitekta Henryja Flitcrofta, Burlingtonovega zaščitnika.
Şeytanlarını çağırarak Angband'ı eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde yeniden inşa etmiştir.Prebivalci Efeza so tempelj takoj obnovili in celo načrtovali večjega in mogočnejšega od prvotnega.
Genel kurulu toplantıya yönetim kurulu çağırır.Za besedo so se javili k predsedniku seje oblastne skupščine.
Yakın takipçileri artık onu bu adla çağırırlar.Jezni starši so takoj pritekli k njemu s pritožbami.
Mistress Quickly Falstaff'i Alice ile buluşmak üzere bir randevuya çağıracaktır.Vstopi Quickly in sporoči Falstaffu odgovor na njegovo pismo Alici Ford.
Rodolfo Wurm'ü kendiyle hemen bir düelloya çağırır.Ko Rudolf prebere pismo, takoj Wurma kot tekmeca pozove na dvoboj.
Kar leoparı, kuzgun kurt ve onların gücünü savaştıkları her zaman çağırır.Občasno jo obiskujejo snežni leopardi, rjavi medvedi in volkovi.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.V ta namen mu je državni zbor sredi leta 1462 ponovno odobril izredno dajatev.
10:35-36 , John 5:4-5)Haydi onları çağırın.Dogodek se je zgodil ob 45:35–49:11.
Sonunda ise Tanrı'nın kendisini yaratan olduğunu ve onu geri çağırdığını düşünür.S preteklostjo je opravil ter prosi, da bi mu Bog ponovno povrnil vid.
“Seni neden buraya çağırdığımı biliyor musun?”Kurlink juo „kviečiama“?
Williamson polis çağırmıştır.Apsauginis iškvietė policiją.
Domitian, 91 yılında Domitia'yı Roma İmparatoriçesi olarak geri çağırdı.Domicianas 91 m. ją sugrąžino iš tremties kaip Romos imperatorienę.
Çığrale, çağır hele, çağırır mısın.Priedainis Skambėk, mūs mokykla, skambėk!
Bazı durumlarda şamanlar ve baksılar onu yardıma çağırırlar.Zakristijoje padeda patarnautojai ir zakristijonas.
Sadrâzam, kendisini çağırtır: - <<Bu ne iştir?Ir paklausė Mošė: ką čia darai?
Teknik direktör Vicente del Bosque, Riera'yı 2009 FIFA Konfederasyonlar Kupası kadrosuna çağırdı.Treneris Vicente del Bosque pakvietė R. Soldadą atstovauti rinktinei 2013 m. FIFA konfederacijų taurės proga.
Havaalanın gitmek için bir taksi çağırir.Taksi sustojimas yra prie oro uosto atvykimo salės.
Annesini hep okula çağırırlardı.Dėl to mama buvo kartą pakviesta į mokyklą.
Sonra sert olarak Paolo'yu çağırır.Prieš tai dar bandys vilioti Pablą.
Fleville herkesi eğlenceye çağırır.Prielinksnis – eina šalia linksnių.
Onları çağırıp uyardı.Jie patys ją aptarnavo ir tvarkė.
Burada fare var! Kediyi çağır!Čia yra pėlė! Pakviesk katę!
Arkadaşları onu kısaca "T.J." ismiyle çağırır.Sõbrad kutsuvad teda hüüdnimega "T.J."
Giray, ambulans çağırır.Guy helistab kiirabisse.
Olaylar aksiyonları çağırır.Nimed osutavad asjadele.