çağır ile cümle

çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hepsi bir arada bazen bir döngü içinde daire bir nükleoit çağırdı.It's sometimes in a loop all in one circle called a nucleoid.
Ve kısa bir süre sonra, o derin bir sesle tekrar onu çağırdı:And, after a short while, he urged him on again in a deeper voice:
"Anne?" Diğer taraftan kardeş çağırdı."Mother?" called the sister from the other side.
Ayrıca, hiç kimse onu çağıran oldu.Besides, no one was urging him on.
"Diye onu çağırdığınızda gelip her zaman mı?" Diye neredeyse bir fısıltı halinde sordu."Will he always come when you call him?" she asked almost in a whisper.
"Sadece deneyin," Martha atlama ipi teslim çağırdı."You just try it," urged Martha, handing her the skipping-rope.
Birkaç hafta sonra, patronları, Frank MCClure, onları bir odaya çağırdı ve dedi ki,A couple weeks later their boss, Frank McClure, pulls them into the room and says,
Efendim, beni mi çağırdınız?You called, madam?
Neden en iyi üç kişiyi çağırdığımı biliyorsun.You know very well why I called you three here.
Bir şeytanı bile çağırır.He calls himself an exorcist.
Açıklamamda bana yardımcı olması için en büyük filozoflarımızdan birini yardıma çağırdım.Now, to assist me in explaining this,
İsterik gençler. bağırıp çağırıyorlar; mahşer.Hysterical teenagers, crying, screaming, pandemonium. (Recording of crowd roaring)
Muhabirler bizi takip etmesin diye... ...helikopter mi çağırdın?To get away from the reporters, you called a helicopter?
Hepsini buraya çağırıyorum ve onlar da size şunu söylüyor.I'd like to call them all up here, and they're going to call back to you.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.But I was asked to give a talk at a conference in Sacramento a few years back.
Ailemi yardıma çağırdım.I called my parents up.
Bu yüzden lütfen sessizce çıkar mısın? Yoksa insanları çağırayım mı?So, please quietly leave, before I call someone.
Sonra biraz tedirgin göründü ve beni uzlaşmaya çağırdı.Then he was kind of troubled, and asked me for a compromise.
İstediğim binayı çekerim. Beni polisi çağırmakla tehdit etti.Your staff, that you are defending, just told me that I'm not allowed to do something
Ve MOCA müzesini kaplamaya bile çağırıldım.And I was even invited to cover the MOCA museum.
Odayı terk etmek ve yardım çağırmak yerine tekrar yerine oturuyor ve bekliyor.Instead of leaving the room and calling for help, he sits back down again and waits.
Beni çağıran nedir?"What am I called to do?
Bilirsiniz, yardım çağırırsınız ve insanlar destek vermek için hazırdır.You know, it's just like the hail goes out and people are ready to help.
Şimdi, arkadaşlarını çağırıyor.Now, there he is calling to his friends.
Çağırdınız geldim ve...I was asked to come and I went through...
Beni buraya çağırdığınız için çok teşekkür ederim.Thank you very much for having me.
Ve ayrıca, Logan havaalanında şunu keşfettim, sanki beni çağırıyordu.And also, I discovered in Logan airport, this was, like, calling out to me.
Onlara bağırıp çağırdım, "Ne halt ediyorsunuz?I screamed at them, I yelled at them, "What the hell are you doing?
Bu yüzden kendime Pip diyorum ve Pip diye çağırılıyorum. "So I called myself Pip, and came to be called Pip."
Kimin yüzüden şirkete çağırılıyorum ben?Because of whom am I being called to the company?
Devam ederken beni çağırın... ...ben biraz dinleneceğim.Call me when we resume, I will be resting briefly.
Beni odasına çağırdı ve hangi konuda uzmanlaşmak istediğimi sordu.He called me to his office and said, "What do you want to do when you grow up?"
Bizi önce camiye çağırıyor ve vaaz veriyorlar.They first call us to the mosque and preach to us.
İşte onların ailesinde, herkes bağırırdı, çağırırdı, herşeye izin vardı.You see, in their family, they yelled, they screamed, they did everything.
Tabii bu onların bağırıp çağırmalarına engel değildi.But that didn't prevent them from screaming and yelling.
Hatta, sevginin varlığı, bağırış çağırışın olmasına izin verirdi.In fact, it allowed it to happen.
Niye beni çağırdınız? - Yukarıya bir ekip göndereceğiz.Why'd you guys call me?
Beni buraya, en iyisi olduğumu söyledikleri için çağırdınız.I assume you sent for me because somebody told you I was the best.
Eğer 200 olursa, buraya basıp yakıtı kes ve buraya basıp Lev'i çağır.So if you watch 200, you call for Lev, on, and you see here number one. Off.
Pencereden dışarı baktı, beni yukarı çağırdı, "Hey Anthony" dedi.He looks out his window; he calls me upstairs; he said, "Hey Anthony."
Johnny çağırırsa, gidersin.Johnny call, you go.
Johnny pencereden diğer çocukları çağırmış.Johnny was back at the window calling guys up.
Sütuna resim yapan Domitia'yı çağırıyor, yani III.His call to Domitia drawing on the column,
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.Why don't I call you a cab.
Siyam Kralı'nı yemeğe çağırmış.He invited over to dinner the king of Siam.
Muayenehanesinden çıktım, beni geri çağırdı ve dedi ki, "Artık vakti geldi.And as I left his office, he called me back and he said, "I think it's time.
Yi Nok onu çağırıyor olmalı.Yi Nok must be calling him.
Muhtemelen onu " kocacığım " diye çağırmak istiyorsun!You probably want to call him "hubby!"
Tanrı onları evine çağırdı.God has called them all home.
Seni " Baba " olarak çağırmak isterdim.I wanted to call you "Father."
Seni " Kayınpederim " olarak çağırmak isterdim. Evliliğinizi tebrik ederim. <i>Özür dilerim.I wanted to call you "Father-in-law." <i>Congratulations on your marriage. <i>I'm sorry.
Polisleri çağırıp kadınları almaları söylendi.The police are called in to physically remove the women.
Yok biz söylemeyiz. Söylemezsen git uşşa sınıfı bak çağırıyor o tarafta.If you don't say, go and join the "giddy up" category.
Uşşa sınıfını oraya çağırıyor. Dolu dünya.Dunya is full with them, the giddy up category people!
Ne çağırırsın sokaklarda?Why do you scream in the streets?
Nedir senin bu bağırman, çağırman?What is all this screaming of yours?
Bağır çağır sokaklarda ne karı var?Continue screaming in the streets. What is its benefit?
Bir Greeting sınıfı oluşturuluyor, ve bu sınıfla greet metodu çağırılıyor.So you just have to check it before you include it. So sometimes this can be kind of heavy.
Babam onu "Asheikh Azubare" diye çağırır, annem ise "Shakespeare" der.As my father likes to call him, "Asheikh Azubare;" as my mother would say, "Shakespeare."
Ve sonunda bu harici iş gücüne dahil olarak göreve çağırılırlar.And then eventually they get recruited to join this exterior workforce.

İlgili Sayfalar