çağın ile cümle
çağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Ho sempre saputo che l'era del design è su di noi, quasi come un estasi.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Ich wusste schon immer, dass das Zeitalter des Designs gekommen ist, fast wie eine Entrückung.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Ik heb altijd geweten dat het designtijdperk is aangebroken, op een meeslepende manier.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.J'ai toujours su que l'âge du design approchait presque comme le Jugement Dernier.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.저는 디자인의 시대가 왔다는 걸 항상 알고 있었습니다. 꼭 휴거가 온 것처럼요.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Mindig is tudtam, hogy a design korát éljük, ez pedig már-már maga a mámor.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Sempre soube que estamos na era do design, quase como um êxtase.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Siempre supe que la era del diseño estaba sobre nosotros, casi como una Revelación.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Tôi vẫn luôn biết rằng thời đại của thiết kế đang rất gần, gần giống như một sự cất đi
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Γνωρίζω ότι η εποχή του σχεδιασμού ήρθε ξαφνικά σχεδόν σαν αγαλλίαση.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Я верила в то, что век дизайна придёт, почти как в Вознесение.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.Я завжди була певна, що прийде епоха дизайну, так само як вони впевнені у наступному пришесті.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.תמיד הכרתי בכך שעידן העיצוב יורד עלינו, כמעט כמו מצב של התלהבות.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.لقد عرفت دوما أن عمر التصميم هو علينا، أشبه بنشوة.
Tasarım çağının geleceğini her zaman biliyordum, sanki İsa'nın ikinci gelişini beklermişcesine.それは"デザインの時代"です 私はいつも 天気が良ければ
Tüm değerlerinin ve tutumlarının geliştiği çağdalar, gelişim çağındalar.Cè al momento della loro vita quando stanno formando i loro valori e le loro attitudini sono in fase formativa
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Alors vous m'excuserez, mais là nous sommes revenus à l'ère de l'Eglise pré-Lumières, et nous devons lutter.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Beh, mi spiace, gente, ma siamo tornati alla Chiesa pre-Illuminismo, e dobbiamo combatterla.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Bem, desculpem, mas voltámos à Igreja pré-Iluminista. Precisamos de lutar contra isso.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Bueno, lo siento, pero hemos vuelto a la Iglesia pre-Ilustración y hemos de luchar en contra.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Chà, tôi xin lỗi nhé, nhưng ta bị đưa trở lại Nhà thờ Tiền Khai sáng, và ta phải đấu tranh với nó.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Daar moeten we tegen vechten.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.아, 죄송합니다, 여러분, 하지만 우리는 다시 게몽시대 리전 교회로 되돌아온 겁니다. 우리는 그것에 맞서 싸워야 합니다.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.No to pardon, ale to jsme zpátky u církve před nástupem osvícenství. A proti tomu musíme bojovat.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Przykro mi, moi drodzy, ale cofamy się do kościoła sprzed oświecenia, i musimy z tym walczyć.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Λοιπόν, λυπάμαι πολύ αλλά γυρίσαμε πίσω στην Εκκλησία προ Διαφωτισμού, και πρέπει να το πολεμήσουμε αυτό.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.Ну, вы уж простите, но мы возвращаемся к Церкви до эпохи Просвещения, и нам нужно с этим бороться.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.ובכן, אני מצטערת, אנשים, אבל אנחנו חוזרים לכנסייה שלפני עידן הנאורות ואנחנו צריכים להילחם נגד זה.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.حسناً أنا آسفة ، أيها الناس ، ولكن ها نحن نعود .. إلى الكنيسة قبل عصر التنوير ، ويتحتم علينا أن نحارب ذلك.
Üzgünüm millet, ama aydınlanma öncesi kilise çağına geri döndük ve buna karşı savaşmak zorundayız.啓蒙時代前の教会支配に逆戻り してしまったようですね 私たちはこの支配に対し 立ち上がらねばなりません 先ほどの警視総監は イギリスの通信データ法という
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.저희가 처음 이 유인원을 봤을 때, 이 어미는 뭐랄까 사춘기였습니다. 통상 6,7살 때였죠.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.6, 7歳の時です 右側がボノボ
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Ella vino a nosotros cuando tenía unos seis o siete años de edad, justo en su pubertad.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Kami menerima ibunya ketika dia baru saja puber, sekitar usia enam atau tujuh.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Kiedy do nas przyjechała, była w okresie dojrzewania, miała około 6-7 lat.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Og hun kom til os da hun var en -- blot i puberteten, omkring seks eller syv år gammel.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Şi a venit la noi când era la pubertate, cam la vârsta de 6 sau 7 ani.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Und sie kam zu uns, als sie gerade in der Pubertät war, ungefähr sechs oder sieben Jahre alt.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Veio ter connosco quando estava a entrar na puberdade, por volta dos seis ou sete anos.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Ze was toen net een puber, ongeveer zes of zeven jaar oud.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Она попала к нам в момент полового созревания, в возрасте то ли 6, то ли 7 лет.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.Тя дойде при нас, когато беше в пубертета, на около шест или седем години.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.והיא הגיעה אלינו כשהייתה עדיין בגיל ההתבגרות, כאשר הייתה בת 6 או 7 שנים.
Ve bize ergenlik çağında, yaklaşık 6-7 yaşlarındayken geldi.وقد جاءت الينا في بدايات سن بلوغها. كان عمرها حوالي ست أو سبع سنوات.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Abbiamo una lunga storia di donne forti, coraggiose, indipendenti, fin dall'era dei vichinghi.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.A történelmünk tele van erős, bátor, független nőkkel egészen a viking időktől fogva.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Avem o istorie lungă de femei puternice, independente, curajoase, începând cu vikingii.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Chúng tôi có một lịch sử lâu dài về những người phụ nữ mạnh mẽ, dũng cảm và độc lập, kể từ thời viking.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Kami memiliki sejarah panjang tentang wanita yang kuat, berani, dan merdeka, sejak dari jaman viking.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Mamy długą tradycję silnych, odważnych, niezależnych kobiet, sięgającą czasów wikingów.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Nous avons une longue histoire de femmes indépendantes, courageuses et fortes, depuis l'époque viking.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Temos uma longa história de mulheres fortes, corajosas e independentes, desde a era viking.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Tenemos una historia larga de mujeres fuertes, valientes e independientes desde la época de los vikingos.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Έχουμε μια μακρά ιστορία δυνατών, θαρραλέων, ανεξάρτητων γυναικών, ακόμα και από την εποχή των Βίκινγκς.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.Имаме дълголетна история на силни, смели, независими жени, още от времето на викингите.
Ve bizim tarihimiz güçlü, cesaretli ve bağımsız kadınlarla dolu; Viking çağından beri.У нас длинная история сильных, отважных, независимых женщин, с самой эпохи викингов.
Ve düşünüyor olabilirsiniz -- çünkü hepiniz web'e aşinasınız - evet, işbirlikçi tüketim çağındayız,여러분은 모두 인터넷에 익숙하기 때문에, 그리고 협력적 소비의 시대를 살고 있기 때문에
Ve düşünüyor olabilirsiniz -- çünkü hepiniz web'e aşinasınız - evet, işbirlikçi tüketim çağındayız,ואתם בטח חושבים -- כי כולכם בעלי מודעות לאינטרנט -- כן, ואנחנו בעידן הצרכנות השיתופית,
Ve düşünüyor olabilirsiniz -- çünkü hepiniz web'e aşinasınız - evet, işbirlikçi tüketim çağındayız,وربما أنتم تفكرون - لأنكم تعرفون الأنترنت - ولأننا بعصر الاستهلاك التعاوني،
Ve düşünüyor olabilirsiniz -- çünkü hepiniz web'e aşinasınız - evet, işbirlikçi tüketim çağındayız,私達はコラボ消費の 時代に生きているんだから オンラインで何でも出来るはずと