çağın ile cümle
çağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Ahora vivimos en la era de Internet, que parece estar creando una nueva forma de conciencia.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Dziś żyjemy w epoce Internetu, który wydaje się tworzyć jakąś formę globalnej świadomości.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Giờ đây chúng ta sống trong thời đại Internet, cái dường như tạo ra một dạng của sự hiểu biết toàn cầu.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.이제 우리는 인터넷 시대에서 살면서 온세상이 함께 생각하는 방법을 창조해 나가고 있습니다.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Maintenant nous vivons dans l'ère de l'Internet, ce qui semble créer une sorte de conscience mondiale.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Most az internet korában élünk, ami egyfajta globális tudatot látszik teremteni.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Nu leven we in de tijd van het internet, dat een soort globaal bewustzijn schijnt te genereren.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Nun leben wir im Zeitalter des Internets, was eine Art globalen Bewusstseins zu schaffen scheint.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Nyní žijeme v době Internetu, který, jak se zdá, vytváří druh globálního vědomí.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Ora siamo nell'era di Internet, che sembra aver creato una coscienza globale.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Sekarang kita hidup di era Internet, yang tampaknya sedang menciptakan sebuah bentuk kesadaran global.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Τώρα ζούμε την εποχή του Ίντερνετ, που μοιάζει να δημιουργεί μια μορφή παγκόσμιας συνείδησης.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Сега живеем в ерата на Интернет, която изглежда създава вид глобално съзнание.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Сейчас мы живем в эпоху Интернета, который, кажется, превращается в что-то вроде планетарного сознания.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.עכשיו אנחנו חיים בעידן האינטרנט, שנראה שיוצר מין הכרה גלובלית.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.نحن اليوم نعيش في عصر الانترنت والذي على ما يبدو أنه يبني وعياً عالمياً
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.グローバルな意識を形作っているようです そのおかげで
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Bueno, estábamos atravesando la peor parte de la última era del hielo.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Eh bien, on entrait dans la pire période de la dernière glaciation.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Ei bine, tocmai intram în cea mai grea perioadă a ultimei ere glaciare.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Kita memasuki bagian terparah dari zaman es terakhir.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.글쎄요, 마지막 빙하기의 최악의 때로 가보겠습니다.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Stavamo entrando nella parte peggiore della glaciazione.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Toen ging het ergste deel van de laatste ijstijd in.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Wir standen am Anfang des schlimmsten Teils der letzten Eiszeit.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Wkraczaliśmy w najgorszy okres ostatniej epoki lodowcowej.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Ами, тъкмо сме били в най-лошата част на последния ледников период.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.Наступала самая худшая пора последнего ледникового периода.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.ובכן, נכנסנו לחלק הגרוע ביותר של עידן הקרח האחרון.
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.حسنا، كنا نمر بأسوأ مرحلة من العصر الجليدي الأخير
Son buzul çağının en zor dönemine giriyorduk.最終氷河期はおよそ12万年前に始まり
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.În adolescență există un declin semnificativ în materia cenușie din cortexul prefrontal.
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.그런 다음, 사춘기 동안에는 전두엽피질 회백질의 부피가 아주 많이 감소하는 것을 볼 수 있습니다.
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.Później obserwujemy znaczący spadek w objętości istoty szarej w korze przedczołowej.
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.Tijdens de adolescentie is er een opvallende afname van het volume van grijze massa in de prefrontale cortex.
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.V průběhu dospívání pak dochází ke značnému úbytku šedé hmoty v prefrontální mozkové kůře.
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.לאחר מכן בזמן גיל ההתבגרות, יש ירידה משמעותית בנפח החומר האפור של קליפת המוח הקדם חזיתית.
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.ثم أثناء المراهقة، يحدث تراجع مهم في حجم المادة الرمادية في قشرة الفص الجبهي
Sonra büyüme çağında, prefrontal korteksteki gri madde hacminde ciddi bir düşüş olur.灰白質の容積はぐんと小さくなります これは悪いことに聞こえるかもしれませんが
Sonra gelişerek ergenlik çağına girer.자라죠--이게 십대 상태입니다.
Sonra gelişerek ergenlik çağına girer.ומתפתחים-- זה גיל ההתבגרות שלהם.
Sonra gelişerek ergenlik çağına girer.وتطوير -- وهذا هو مرحلة المراهقة قليلا.
Sonra gelişerek ergenlik çağına girer.青年期には群れをなし 成魚になると巨大な一匹狼となります
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --Je hoort dat dit het tijdperk is van het milieu - of de biologie, of de informatietechnologie ...
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --오늘날은 환경, 생물학, 정보과학의 시대입니다.
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --Nous sommes dans l"ère de l'environnement, de la biologie et de la technologie -
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --Sie haben gehört, dass dies die Ära der Umwelt ist - oder der Biologie oder Informationstechnik ...
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --Вы слышите о том, что мы живём в эпоху окружающей среды — или биологии, или информационных технологий...
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --Това е ерата на околната среда, или биологията, или информационните технологии.
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --מדברים על כך שזהו עידן הסביבה -- או הביולוגיה, או טכנולוגיית המידע...
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında... Ya da bilgi çağında --إننا في حقبة من الزمن هي حقبة البيئة أو علم الحياة أو تقنية المعلومات -
Şu anda doğa çağındayız ya da biyoloji çağında...現代は環境、バイオ、ITの時代 と言われますが 私たちが生きているのは 多様性の時代とも言えます
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.Ako ste počuli v úvode, pracujem na intenzívnej starostlivosti a myslím, že som tam zažil skoro všetko.
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.앞서 도입부에서 들으셨듯이, 저는 집중치료실에서 일하고, 집중 치료의 전성기를 경험했습니다.
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.Nos, ahogy a felvezetésben elhangzott rólam, intenzív osztályon dolgozom.
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.Wie eingangs erwähnt, arbeite ich in der Intensivmedizin, und ich glaube, ich habe ihre Blütezeit miterlebt.
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.Λοιπόν, όπως ακούσατε στην εισαγωγή, δουλεύω στην εντατική, και νομίζω έχω ζήσει στην ακμή της εντατικής.
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.אז כפי ששמעתם בהקדמה, אני עובד בטיפול נמרץ, ולדעתי זכיתי לחיות בתקופת הזוהר של הטיפול הנמרץ.
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.حالياً، كما سمعتم في التقديم، أعمل في العناية المركزة، و أعتقد أني عشت خلال الذروة
Tanıtımda da duyduğunuz gibi, yoğun bakımda çalıştım ve bence yoğun bakımın altın çağını yaşadım.集中治療の全盛期を経験しました 色々なことがあって