çağı ile cümle
çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır.God warns you to beware of Him.
Allah sizi, kendisinden sakınmaya çağırır.God cautions you of Himself.
Ve onlar inatçı bir şeytandan başkasına çağırıp yakarmıyorlar.In fact, they invoke none but a rebellious devil.
Kelimeleri yerlerinden kaydırıyorlar. Öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular.They twist the words out of their context, and they disregarded some of what they were reminded of.
Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun.You spoke to the people from the crib, and in maturity.
Öğütlenmeye çağırıldıkları şeyi unutunca, her şeyin kapılarını üzerlerine açıverdik.Then, when they disregarded what they were reminded of, We opened for them the gates of all things.
Sizi, size hayat verecek şeye çağırdığında, Allah'a da resule de "Buyur deyin!"Respond to God and to the Messenger when He calls you to what will revive you.
İnsan, hayra davet eder gibi şerri çağırıyor/insan, hayra duasıyla şerri davet ediyor.The human being prays for evil as he prays for good.
Gün olur, insan gruplarından herbirini kendi önderiyle çağırırız.On the Day when We call every people with their leader.
Hemen çağırdılar ama onlar kendilerine cevap vermedi.They will call on them, but they will not answer them.
Dedi: "Babam, bizim için yaptığın sulamaya karşılık sana birşeyler vermek üzere seni çağırıyor."She said, “My father is calling you, to reward you for drawing water for us.”
Biz onları, ateşe çağıran önderler yapmıştık.And We made them leaders calling to the Fire.
Onlara çağırsanız, çağrınızı duymazlar.If you pray to them, they cannot hear your prayer.
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılan insanlarsınız.Here you are, being called to spend in the cause of God.
Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Resulüne uyun.Respond to God and to the Messenger when He calls you to what will revive you.
Çağırmışlardır onları; fakat kendilerine cevap vermemişlerdir.They will call on them, but they will not answer them.
Onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık.And We made them leaders calling to the Fire.
Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.And then, when He calls you out of the earth, you will emerge at once.
Eğer onları (putları) çağırırsanız, sizin çağırmanızı işitmezler.If you pray to them, they cannot hear your prayer.
Üstün durumda iken gevşeyip barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir.So do not waver and call for peace while you have the upper hand.
İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılıyorsunuz.Here you are, being called to spend in the cause of God.
De ki: "Allah'tan başka, ilâh olduğunu sandığınız şeyleri çağırın, size yardım etsinler.Say, “Call upon those you claim besides Him.
Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız.On the Day when We call every people with their leader.
Müşrikler onları çağırırlar, fakat kendilerine cevap vermezler.They will call on them, but they will not answer them.
"Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor."She said, “My father is calling you, to reward you for drawing water for us.”
Onları ateşe çağıran öncüler kıldık.And We made them leaders calling to the Fire.
Şahitler çağırıldıklarında, şahitlikten kaçınmasınlar!Witnesses must not refuse when called upon.
Onları insanları ateşe çağıran önderler yaptık.And We made them leaders calling to the Fire.
Ey inananlar, size hayat verecek şeylere çağırdığında ALLAH'a ve elçisine yanıt verin.O you who believe! Respond to God and to the Messenger when He calls you to what will revive you.
"ALLAH'ı bırakıp, sana yarar ve zarar veremiyenleri çağırma.And do not call, apart from God, on what neither benefits you nor harms you.
Hangisiyle çağırırsanız, tüm güzel isimler O'nundur. "Whichever name you use, to Him belong the Best Names.”
O gün, en ufak bir sapma göstermeden çağırıcıya uyarlar.On that Day, they will follow the caller, without any deviation.
Sen Rabbine çağır. Kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.And invite to your Lord; you are upon a straight guidance.
Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; diriliş gününde de yardım görmezler.And We made them leaders calling to the Fire. And on Resurrection Day, they will not be saved.
Sonra sizi yerden bir tek çağrıyla çağırdığı vakit siz çıkıverirsiniz.And then, when He calls you out of the earth, you will emerge at once.
O'nun dışında çağırdıklarınız ise bir çekirdek zarını bile yönetemezler.As for those you call upon besides Him, they do not possess a speck.
Onları çağırsanız sizin çağrınızı işitemezler.If you pray to them, they cannot hear your prayer.
ALLAH adaletle yargı verir. O'ndan başka çağırdıkları ise hiç bir şeye yargı veremezler.God judges with justice, while those whom they invoke besides Him cannot judge with anything.
Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik.Indeed we heard a crier calling to the faith saying: "Believe in your Lord"; so we did believe.
Beni çağıran, bana dua eden kişiye çağırdığı, dua ettiği anda icabet ederim.I hear and answer the prayer of the suppliant, when he calls to Me.
Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm.I hear and answer the prayer of the suppliant, when he calls to Me.
Allah sizi kendisinden sakınmaya çağırır. Ve dönüş yalnız Allah'adır.Allah warns you to beware of Him for it is to Allah that you will return.
Bir çağırıcının, 'Rabbinize inanın!' diye imana çağırdığını işittik ve iman ettik. Ey Rabbimiz!Indeed we heard a crier calling to the faith saying: "Believe in your Lord"; so we did believe.
Çünkü Allah Hakk'ın ta kendisidir. O'nun berisinden yalvarıp çağırdıkları ise bâtılın ta kendisidir.So shall it be because Allah, He is the Truth, and all whom they invoke instead of Him are false.
Onlar da çağırırlar.They will then call upon them but they will not answer them.
Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin.The witnesses should be from among such people whom you approve of as witnesses.
Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim!The carrying of the child to his weaning is a period of thirty months.
Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz!Indeed we heard a crier calling to the faith saying: "Believe in your Lord"; so we did believe.
Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın.Do not linger in idle talk.
Nihayet insan olgunluk çağına ulaşıp, kırk yaşına geldiğinde der ki: "Ey Rabbim!The carrying of the child to his weaning is a period of thirty months.
Yûnus onları tekrar hakka çağırınca, bu sefer iman ettiler.and they believed.
Beni çağırdığı vakit çağıranın çağrısına karşılık veririm.I hear and answer the prayer of the suppliant, when he calls to Me.
En güzel isimler ALLAH'ındır; öyleyse O'nu onlarla çağırın.Allah has the most excellent names.
"Ey halkımız, ALLAH'a çağıranı yanıtlayın.Our people, respond to the call of him who calls you to Allah and believe in him.
Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Rabbim!And be gracious unto me in the matter of my seed. Lo!
Sonra her dağın üstüne onlardan bir parça koy. Sonra da onları çağır.Abraham said: Yea, but (I ask) in order that my heart may be at ease.
Bir çağırıcının, 'Rabbinize inanın!' diye imana çağırdığını işittik ve iman ettik.Lo! we have heard a crier calling unto Faith: "Believe ye in your Lord!"
Vaktini bekleyip durmaksızın çağırıldığınızda girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın.But if ye are invited, enter, and, when your meal is ended, then disperse.
Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik.Lo! we have heard a crier calling unto Faith: "Believe ye in your Lord!" So we believed.
Her ümmet, kendi kitabına çağırılır, onlara: "Bugün yaptığınız amellerin cezası verilecektir.(And it will be said unto them): This day ye are requited what ye used to do.