çırp ile cümle
çırp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.The audience applauded for a full five minutes.
Polis kızın kayıp köpeğinin bir çırpıştırma resmini yapmasını istedi.The police asked the girl to make a rough sketch of her lost dog.
Bir köpek çok aç olduğu zaman, yemeğini bir çırpıda bitirir.When a dog is very hungry, it devours its food.
Kuş kanatlarını çırptı.The bird flapped its wings.
Yumurtaları çırpın.Beat the eggs.
Yumurta beyazlarını katılaşana kadar çırpın.Beat the egg whites until stiff.
Biraz çırpılmış yumurta ister misiniz?Would you like some scrambled egg?
Onlar sertleşene kadar yumurta beyazlarını çırpın.Whip the egg-whites until they are stiff.
Bir çırpma teli ile yumurtaları çırp.Beat the eggs with a whisk.
Sen yumurta çırpamazsın.You can't unscramble an egg.
Ellerini çırp!Clap your hands!
Lütfen yumurtaları çırpın.Please beat the eggs.
Yemeğe koymadan önce yumurtayı çırp.Beat the egg before putting it in the soup.
Bir hastanın çırpınmaları olduğunda ne yapılmalıdır?What must be done when a patient has convulsions?
Odaya girerken kalbi çırpındı.Her heart fluttered as he entered the room.
Kanatlarını çırp ya da öl.Flap your wings or die.
Yumurtalarımı çırpılmış severim.I like my eggs scrambled.
Bir kapta şeker ve mısır nişastasını çırpın. Bir kenara koyun.Whisk sugar and cornstarch in a bowl. Set aside.
Yumurtaları çırpmak için karıştırıcı kullanacak mısın?Are you going to use the blender to beat the eggs?
Kasede bol miktarda çırpılmış krema var.There's plenty of whipped cream left in the bowl.
Kuşlar, uçmak için kanatlarını çırparlar.Birds flap their wings to fly.
Şiir kitaplarını bir çırpıda bitiririm.I devour books of poetry.
Diana yumurtaları çırptı ve keki karıştırdı.Diana beat the eggs and I mixed the cake.
İki yumurta çırp.Beat two eggs.
Uçuşun ikinci metodu ise, çırpış ve savuruş veya Weis-Fogh mekanizması, fonksiyonlar farklıdır.The second method of flight, clap and fling, or the Weis-Fogh mechanism, functions differently.
Uçuş, ev kırlangıcı gibi çırpınmadır.The flight is fluttering like a house martin.
Krem genellikle bir çırpıcı, elektrikli veya el mikseri, veya bir mutfak robotu ile çırpılır.Cream is usually whipped with a whisk, an electric or hand mixer, or a food processor.
Onu kurtarmak için çırpınır durur.It's up to Evoir to save him.
Otoyol Çırpan'dan başlayarak Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo köyünde sona erer.The road ends at the Kapitan Andreevo border crossing to Turkey.
Ebe saklanan cisime yaklaştıkça el çırpma kuvvetlenir, uzaklaştıkça yavaşlar.When the tallest palms are defoliated, the moth moves on to shorter ones.
Ivory kalıp sabunu, üretiminde hava ile çırpılır ve suda yüzerdi.Ivory bar soap is whipped with air in its production and floats in water.
Çırpılmış krema genellikle şeker, vanilya, kahve, kakao, çikolata, portakal vb. ile tatlandırılır.Whipped cream is often flavored with sugar, vanilla, coffee, chocolate, orange, and so on.
Bu beğeniyi göstermek için el çırpma.Don't bite the hand that feeds you.
Bu kanat çırpma hareketleri basit yarım çırpışlar boyunca olur.These flapping wings move through two basic half-strokes.
Bu kuvvet kanat çırpış hareketinin yukarı doğru daha kuvvetsiz olmasının temelidir.It is important that the region is isolated from active blood flow at this time.
ÖLÇÜ Ey benim gönlüm, devasız kaygılarla çırpınan gönlüm!And chastise, O God, the recklessness of my clumsiness with the reins of contentment!
İnsanlar otobüse binmek için çırpınıyorlardı.We were lying down in the bus.
Kısa oluşu sebebiyle kanatlarını uçuş sırasında çok hızlı çırpmak zorundadır.Due to their short wings, auks have to flap their wings very quickly in order to fly.
Tencere içine alınan çırpılmış pancarlar hafif ateşte kaynamaya bırakılır.The coated incense is then allowed to dry in open air.
Yaşlı çapkın çırpınarak herkesten af ve merhamet diler.But I ask for each and everyone's forgiveness.
Ben düştüm, ileri atıldı çırptı benim yüzüme el ve acıklı oldu gözlük.I rushed forward, fell down, clapped my hand to my face, and became a piteous spectacle.
(Alkış) (Müzik) (El çırpmalar)(Applause) (Music) (Clapping)
Tinker Bell kanatlarını çırparak gelecek.Tinker Bell is going to come fluttering down.
QlikView'ın karşılaştırmalı analizi, çoklu veri değerlendirirken, bir çırpıda ayarlar yapar.QlikView's comparative analysis makes evaluating multiple data sets a snap.
Chirk, Chirk, Chirk, o gitti, bir kaşık sesi hızla yuvarlak çırpılmış havzasıdır.Chirk, chirk, chirk, it went, the sound of a spoon being rapidly whisked round a basin.
O kadar çırpılmış gibi doğru koştu baca.He was working in a room with an open fireplace, he said.
Bu oldukça karmaşık, ama görünen o ki bal arıları çok hızlı kanat çırpıyor.It's very complicated, but it turns out they flap their wings very quickly.
OYNAMAYA GELDİK. el cırpma"What the heck?
Ben, ileri koştu düştü, elimi yüzümü çırptı ve acıklı oldu gözlük.I rushed forward, fell down, clapped my hand to my face, and became a piteous spectacle.
Uçmak için dönüş elemanlarına ihtiyaçları yoktur, sadece kanatlarını çırparak uçarlar.They fly, not with rotating components, so they fly only by flapping their wings.
Ve şimdi eğer kanatları yukarı ve aşağı çırparsak, bir kuş gibi uçurtma olasılığımız var.And if we now beat up and down -- (Mechanical sounds)
Her beş saniyede bir el çirpmanıza ihtiyacım var.I need you to clap once every 5 seconds.
Yani ayaklarınızı çırpmıyorsunuz.So you don't kick.
Peki bu kanat çırpma hareketinin kökeniyle ilgili ne anlama geliyor?What does that mean for the origin of flapping flight?
Bu özgürleşme çırpınışlarıyla ilgili ..It's about those children who took to the streets -- fighting, screaming, "Free Nelson Mandela!"
Konuşmamın konusu "Kanat çırpan kuşlar ve uzay teleskopları."My talk is "Flapping Birds and Space Telescopes."
Şudur: Kanat çırpan kuşlar,oyuncaklar,kağıt tuzluk, bu tip şeyler.It's this: flapping birds, toys, cootie catchers, that sort of thing.
Kanadını böyle çırpsa havada durur sinekkuşuysa.If he turns it this way he stops in midair, if he's a humming bird.
Ellerini çırpıp, zikre başlarlardı.They would put their hands together and they would start to chant,
Aramızda farklı nesillerden olanlar varsa el kaldırabilir ya da el çırpabilir mi?Shall I ask for a show of hands or a clapping of people in different generations?