çırak ile cümle
çırak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
14 yaşında bir bisikletçinin yanında çırak olarak işe başladı.Han var 14 år da han begyndte at cykle for alvor.
Babası manifaturacıydı, kendisi de yelkenlilere halat yapan birinin yanında çırak olarak işe başladı.Faren jobbet som konditor, og brøt dermed en lang linje med folk som jobbet i skipsindustrien.
Ticari bir çıraklıktan sonra federal muhasebeci diploması aldı.Setelah bekerja magang, Maurer menerima ijazah akuntan federal.
Bir gün çırak keşiş bir balığı yakalar ve iple taşa bağlar.Suatu hari seorang nenek sedang mencari ikan dengan jala, dan keong emas terangkut.
Yasaya göre kölelere 4 ile 6 yıllık bir "çıraklık" döneminin ardından özgürlükleri verildi.Theo Đạo luật này, nô lệ được giải phóng hoàn toàn sau một khoảng thời gian từ 4 đến 6 năm "học nghề".
Okula devam ederken bir yandan da bir bakkalda çırak olarak çalıştı.Trong khi đi học, anh đã phải đi làm thêm ở một lò bánh.
On yaşındayken, bir kumaşçı dükkânına çırak olarak girdi, Manchester'a yerleşti.Năm 19 tuổi, ông trở thành chủ xưởng dệt ở Manchester.
Okulu bırakmış ve Mısır’a gitmeden önce Swiss otel sahibinin yanına çırak olarak verilmiştir.彼は退学し、そして一時、スイスの或るホテル経営者に弟子入りし、それからエジプトに移った。
Daha sonra, Francisco Magiotto'nun öğrencisi oldu ve O'na 3 yıl boyunca çıraklık etti.後にフランチェスコは画家の Francisco Magiotto の生徒となり、3年の間学ぶ。
Çırak Okulu - Gedikli adaylarını eğitmek üzere 14 Temmuz 1913 tarihinde Çırak Okulu açıldı.1941年4月13日 - 入学式並びに開校式を挙行する。
Serseriler ve çıraklar ise yardımının dokunmadığı kimse olmayan "Denke Baba" olarak anarlar.慈不慈の法教(こしらえおしえ)無ければ、子の慈愛に溺るる父も無くまた子を悪む父母も無し。
Çırak herkese yemek dağıtarak artık usta olduğunu ilan ederdi.因为这样就意味着告诉主人已经吃饱了。
Küçük çırak köpek yavrusu ile oynar.和小黑一起行動的小狗。
Bu işlemler usta-çırak ilişkisiyle devamlılığını günümüze kadar sürdürmüştür.歌劇與種族方面的問題繼續到今天。
Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır.어릴때, 그녀는 소아마비에 걸렸다.
Çıraklık dönemi şarkıları Hacer'in Feryadı tarzındadır.운명의 질곡에 빠진 그들은 이미 난마처럼 뒤엉켰다.
Daha sonra, Francisco Magiotto'nun öğrencisi oldu ve O'na 3 yıl boyunca çıraklık etti.בהמשך היה לתלמידו של הצייר פרנצ'סקו מאג'וטו, שאצלו למד במשך שלוש שנים.
Fingersmih'lerde bir defada bir usta bir çırak ve sekiz üye bulunur.A New Comprehensive History of Hasidism/ בהכנה עם שמונה מחברים אחרים.
On yaşındayken Flaman ressam Denis Calvaert'in yanında çıraklık yaptı.בגיל תשע החל לשמש כשוליה של הצייר הפלמי דניס קלבירט (Denis Calvaert) שהתגורר בבולוניה.
Yasaya göre kölelere 4 ile 6 yıllık bir "çıraklık" döneminin ardından özgürlükleri verildi.נידוני השוד השונים שוחררו לאחר ריצוי 4 עד 12 שנות מאסר.
Daha sonra, Francisco Magiotto'nun öğrencisi oldu ve O'na 3 yıl boyunca çıraklık etti.По-късно става ученик на художника Франческо Маджото, с когото остава в продължение на три години.
Mezun olduktan sonra bir mimari heykeltıraşın yanına çırak olarak girdi.По време на престоя си там се издига до помощник-възпитател.
On dört yaşına geldiğinde aynı zamanda adaşı olan amcası tarafından çırak olarak alındı ve Londra’da 436.Postavši siroče sa 14 godina, usvojila ga je obitelj (stric i teta) te se preselio 1933. u London.
1503-1505 yıllarında Modena’da Francesco Bianchi Ferrara’ya çıraklık yapmıştır.Zna se da je u razdoblju 1503.-1505. godine bio učenik Francesca Bianchia Ferrare u Mantovi.
Vadi insanları, çocuklarının cücelerin yanlarına çırak olarak girmesi için yalvarıyordu.Uzalud su lude djevice molile, da ih puste unutra.
Çırak, önceleri şikayet etmeye yanaşmasa da ısrar üzerine polise durumu anlattı.To je kao da prvi put ustajete i snažno zahtijevate nešto i to je ono što je iznenadilo policiju.
On üç yaşında bir mermercinin yanına çırak verildi.S 13 godina je poslan u džamiju Aḥmadī.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.Istovremeno, sa 15 godina radi kao telefonistica u jednoj automobilskoj tvrtci.
1991'den 1998'e kadar birçok işte çıraklık yaptı.Do roku 1988 vystriedal viacero zamestnaní.
Ondört yaşındayken yerel bir yazıcı olarak çıraklık yaptı.Vo veku 24 rokov ho dal zabiť miestny šógun.
Çırak olmasına rağmen sadece 2 savaş kaybetmiştir.Keď sa vyčasilo, dolu dokázali zísť len dvaja.
Yaşı 12'e geldiği zaman çırak keşiş oldu.Jau būdama 12 metų ji apsisprendė tapti vienuole.
2004 yılında NBC kanalında “Çırak” (The Apprentice) programını hazırlayarak şov dünyasına adım attı.2003 m. jis pradėjo vadovauti NBC TV kanalo realybės šou „Mokinys” („The Apprentice“).
Vasari Lucrezıa'yi vefasız, kıskanç ve çıraklara karşı kötü davranma ile anımsamıştır.Vasari kirjeldas Lucreziat jumalavallatu, armukadeda ja õpipoiste vastu tigedana.
Bu alanda yetişmiş büyük ustalar, yerlerini alacak olan çıraklara işin bütün inceliklerini öğretirlerdi.Hea tasemega õpilaste pingutused kandsid aga vilja kõiges, milleks neid suunati.
On beş yaşına geldiğinde bir kitapçının yanında çırak olarak çalışmaya başladı.15-aastaselt hakkas ta oma onu kõrval puusepana tööle.
Küreselleşme Çıraklık Sosyal sınıf Sosyal hareketlilik Sınıf bilinciVõim Sotsiaalne klass Sotsiaalne hierarhia Sotsiaalne mobiilsus Sotsiaalne võrgustik
BKM Mutfak'ında çıraklık geçmişi vardır.See asub endise raekoja köögi mantelkorstnas.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Đừng có nói là quan hệ kiểu sư phụ và đệ tử gì đó nhé!
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Kalau ku memberitahuku itu hanya hubungan antara guru dengan muridnya, aku tidak bodoh!
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Ne me faites pas croire que c'est une simple relation enseignant-élève, je ne vous croirai pas.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Ne próbálja elhitetni, hogy ez csak tanár-diák kapcsolat, mert nem veszem be.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!Non provare a convincermi che si tratta di un rapporto insegnante-allieva, non mi freghi.
Bana sadece ustayla çırak arasındaki bir ilişki olduğunu söylersen, yemem!!لو قلتِ لي بأنها مجرد علاقة بين المدرب و الطالبة , أنا لن أنخدع
Ben çırak almam.Io non prendo apprendisti.
Ben çırak almam.Jag har inga lärlingar.
Ben çırak almam.Jag tar inte in lärlingar.
Ben çırak almam.Jeg har ingen lærlinge.
Ben çırak almam.Jeg tager mig ikke af lærlinge.
Ben çırak almam.Minä en ota oppilaita.
Ben çırak almam.Não aceito aprendizes.
Ben çırak almam.Nie szkolę uczniów.
Ben çırak almam.No cojo aprendices.
Ben çırak almam.Non assumo apprendisti.
Ben çırak almam.Δεν παίρνω μαθητευόμενους.
Ben çırak almam.Я не беру учеников.
Ben çırak olarak çalıştım.Ja pracowałam jako terminator.
Ben çırak olarak çalıştım.저는 견습공으로 일을 시작했습니다.
Ben çırak olarak çalıştım.Я працювала підмайстром.
Ben çırak olarak çalıştım.ואני עבדתי בתור השולייה.