Ana içeriğe geç
Sözlük

çın ile cümle

çın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un cinayeti işlediğine inanıyoruz.We believe that Tom committed the murder.
Tom tutuklandı ve cinayetle suçlandı.Tom was arrested and charged with the murder.
Tom Çinde yapılmış bir şeyi almayı reddediyor.Tom refuses to buy anything made in China.
Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı.Tom played a Spanish folk tune on his English horn at a Chinese restaurant in France.
Tom ofisinden çok uzakta olmayan iyi bir Çin restoranı biliyor.Tom knows a good Chinese restaurant not too far from his office.
Tom cinayet ile suçlanıyor.Tom is being charged with murder.
Tom çok fazla Çin yemeği yer.Tom eats a lot of Chinese food.
Tom Çin yemeklerini sevmez.Tom doesn't like Chinese food.
Tom bir intihar notu bırakmadı, bu yüzden polis cinayetten şüpheleniyor.Tom didn't leave a suicide note, so the police suspect murder.
Tom cinayet işlediğini itiraf etti.Tom admitted that he had committed the murder.
Büyük jüri Tom'u cinayetle suçladı.The grand jury indicted Tom for murder.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tom Mary'ye cinayet hikayelerini okumayı sevip sevmediğini sordu.Tom asked Mary if she enjoyed reading murder mysteries.
Tom bir cinayet soruşturmasında bir şüphelidir.Tom is a suspect in a homicide investigation.
Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.The police spent hours searching Tom's place, but they couldn't find the murder weapon.
Polisler Tom'un cinayetten kaydını yapmadılar.The police didn't book Tom for murder.
Biz Çin hakkında pek çok kitap yazdık.We wrote many books about China.
Cinayet ölümle cezalandırılabilir.Homicide is punishable by death.
Çin dili bu pazarda İngilizceden daha iyi işe yarar.Chinese language works much better than English in this market.
Çinceye ek olarak, teyzem İngilizce konuşabilir.In addition to Chinese, my aunt can speak English.
Teyzem hem Çince hem de İngilizce konuşabilir.My aunt can speak both Chinese and English.
Halam hem Çince hem de İngilizce konuşabilir.My aunt can speak both Chinese and English.
Kağıt bir Çin icadıdır.Paper is a Chinese invention.
Çince konuşabilir misin?Can you speak Chinese?
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
Tom cinayet şüphesi altında idi.Tom was under suspicion for murder.
Tom emekli olmadan önce bir cinayet masası dedektifi idi.Tom was a homicide detective before he retired.
Tom elinde bir cin ve tonikle odanın köşesinde durdu.Tom stood in the corner of the room with a gin and tonic in his hand.
Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.Tom knew nothing about cooking Chinese food.
Tom uzun süre çin dominosu oynamadı.Tom hasn't played mahjong in ages.
Tom'un elinde cin ve toniğe benzeyen bir şey vardı.Tom had what looked like a gin and tonic in his hand.
Tom cinayet anında cinayet mahalline yakın bir yerde olmadığını iddia ediyor.Tom claims that he wasn't anywhere near the murder scene at the time of the murder.
Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.Tom bought some mosquito nets made in China to give to his friends.
Sen Çinli misin?Are you Chinese?
Öğretmen Çinlidir.The teacher is Chinese.
Çin'i seviyorum.I like China.
Çin'i gerçekten seviyorum.I really like China.
O Çin'i sever mi?Does he like China?
Çin yemeğini sever misin?Do you like Chinese food?
Çin yemeklerini sever misin?Do you like Chinese food?
Çincem çok iyi değil.My Chinese isn't very good.
Hamile olduğundan beri karımın hiç cinsel dürtüsü yok. Ne yapabilirim?My wife has no libido since she got pregnant. What can I do?
Tom cinayetten şüpheliydi.Tom was suspected of murder.
Ona Çin yemeğinden hoşlanıp hoşlanmadığını sordum.I asked her if he liked Chinese food.
Tom Çin yemeği yemek istediğini söyledi.Tom said he wanted to eat Chinese food.
O, cinayeti itiraf etti.He copped to the murder.
Anne ve babam Çin'den geliyorlar.My parents come from China.
Çincem mükemmel değil, ama onun dediğini yeterince anlayabildim.My Chinese is not perfect, but I could understand enough of what he said.
Çinli bir arkadaşım var ve bana Çince dersleri vermesini rica etmek istiyorum.I have a Chinese friend and I would like to ask him to give me Chinese lessons.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Çin felsefesi en iyisidir.Chinese philosophy is the best.
Avrupa'nın Çin yemekleri, Çin'in Çin yemekleri gibi değildirler.Europe's Chinese food is nothing like China's Chinese food.
Çinliler tek elle birden ona kadar sayarlar.Chinese people count from one to ten with one hand.
Altı aydır Çin'de yaşamaktayım.I've lived in China for six months.
Penis, erkek cinsel organlarından biridir.The penis is one of the masculine sexual organs.
Komünist partisi olmadan Yeni Çin olmayacaktı.There would be no New China without the communist party.
Çin mutfağından hoşlanmıyor musun?Do you not like Chinese cuisine?
Bay Wang bize Çince öğretir.Mr. Wang teaches us Chinese.
O bir Çince türünü konuşabilir ama Mandarin konuşamaz.She can speak a type of Chinese, but she can't speak Mandarin.
O Çince konuşabilir ama Mandalina konuşamaz.She can speak Chinese, but she can't speak Mandarin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod