Kanji için Japonca ve Çince telaffuz çok farklı, değil mi?The Japanese and Chinese pronunciation for kanji is very different, isn't it?
Çin hakkındaki izleniminiz nedir?What's your impression of China?
O, 1998 yılında Çin'i ziyaret etti.He visited China in 1998.
O'da Çin'i ziyaret ederdi.He, too, would visit China.
Cincinnati'de bir hukuk bürosu açtı.He opened a law office in Cincinnati.
Cinayetten sonra tiyatrodan kaçtı.He had fled the theater after the murder.
Japonya'nın en önemli rakibi Çin'di.Japan's most important opponent was China.
Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.Japan launched a new invasion of China in July, 1937.
O yılın yaz aylarında daha fazla Japon askeri Çin'e hareket etti.In the summer of that year, more Japanese troops moved into China.
Askerler cinayet için mahkemede yargılandılar.The soldiers were tried in court for murder.
Koministler 1949 yılında Çin'de iktidara geldi.Communists took power in China in 1949.
Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.China is working to modernize its weapons program.
Çince seviyemi geliştirmek için Çin'de eğitim görmek istiyorum.I'd like to study in China to improve the level of my Chinese.
Fransız mı, Japon mu yoksa Çin yemeği mi yemek istiyorsunuz?Do you want to eat French, Japanese or Chinese food?
Çin gelişmekte olan bir pazar.China is an emerging market.
Bir aydan kısa bir süredir Çin'de bulunuyorum.I've been in China for less than a month.
Lütfen Çince veya İngilizce cevap verin.Please reply in Chinese or English.
İngiltere'de ne kadar zamandır Çin tıbbı uyguluyorsun?How long have you been practising Chinese medicine in the UK?
Çinlilerin büyük bir kırmızı bayrağı ve küçük bir kırmızı kitabı vardır.Chinese people have a big red flag and a little red book.
Bay Wang Çinlidir.Mr. Wang is Chinese.
Çin'de, 56 tane azınlık vardır.In China, there are 56 minorities.
O mavi gözlü bir Çinli Müslümandır.She's a blue-eyed Chinese Muslim.
Pekin'de Çince okuyorum.I study Chinese in Beijing.
Ressam Çin mürekkebiyle çizdi.The artist drew with Chinese ink.
On aydır Çin'de okumaktayım.I've been studying in China for ten months.
On aydır Çin'de okuyorum.I've been studying in China for ten months.
Yani, Çin ulusuna karşı daha anlayışlıyım.That's to say, I have a better understanding of the Chinese nation.
Dahası, Çin halkı şekerleme yapmayı sever.What's more, Chinese people like taking naps.
İddia edildiğine göre, bir zamanlar babası Çin'e ihanet etti.Supposedly, his father once betrayed China.
Çin ve Moğolistan, Çin Seddi ile ayrılır.China and Mongolia are separated by the Great Wall of China.
Çin ve Amerika'yı hangi okyanus ayırır?Which ocean separates China and America?
Dolaylı çevirileri yorumlarken dikkatli ol. Cinsiyetler değişmiş olabilir.Be careful interpreting indirect translations. Genders may have changed.
Bu adam Çinli.This man is Chinese.
Ben Pekin'de Çince öğreniyorum.I’m learning Chinese in Beijing.
800'den fazla Çince karakter öğrendik.We studied more than 800 Chinese characters.
Biz 2 yıl boyunca Çince okuduk.We studied Chinese for 2 years.
İslam Çin'e ilk olarak 7nci yüzyılın ortalarında ulaştı.Islam first reached China about the middle of the 7th century.
Entellektüel hobiler açısından, ben gerçekten Çince karakterleri öğrenmeyi seviyorum.In terms of intellectual hobbies, I really like learning Chinese characters.
Çince çalışmak için bütün yazılım çeşitlerini kullanıyorum.I use all kinds of software to study Chinese.
Ben sık sık internet üzerinden İngilizce ve Çince bloglar okurum.I often read English and Chinese blogs online.
Çin bana birçok farklı izlenimler verir.China gives me many different impressions.
Favori Çin yiyeceğin nedir?What's your favorite Chinese food?
En sevdiğin Çin yemeği hangisi?What's your favorite Chinese food?
Poyang Gölü Çin'deki en büyük tatlısu gölüdür.Poyang Lake is the largest freshwater lake in China.
Çinceyi iyi öğrenmek istiyorsan Çin'de eğitim görebilirsin.If you want to learn Chinese well, you can study in China.
Bu, Arapça mı? Hayır, Uygurca. Kuzeybatı Çin'de konuşulan bir dil."Is this Arabic?" "No, it's Uyghur - a language that's spoken in northwestern China."
Katil salatalık cinsiyet ayrımı yapıyor.The killer cucumber is sexist.
Ben her gün Çince çalışırım.I study Chinese every day.
Bugün iki saat Çince çalıştım.Today I studied Chinese for two hours.
Görünüşe göre cinayet kilitli bir odada gerçekleşti.Apparently, the murder happened in a locked room.
Her gün Çin yemeği yememin bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.I don't think I'd mind eating Chinese food every day.
Çoğu kişi cinayeti yanlış düşünüyor.Most people consider murder wrong.
Cinayet saatinde neredeydin?Where were you at the time of the murder?
Ben Çin'e gitmek istedim.I wanted to go to China.
Çince konuştuğumda içim rahat hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel at ease when I speak in Chinese.
Geppei - o, Çin şekerlerinden biridir.Geppei is a Chinese pastry.
Yokohama'daki bir Çin restoranına yemek yemeye gittim.I went to eat at a Chinese restaurant in Yokohama.
Çin yemeklerini sevmez misin?Don't you like Chinese food?
Çin'i seviyor musun?Do you like China?
Tom cinayetle suçlandığında soğuk ter döktü.When Tom was accused of the murder, he broke out in a cold sweat.