çılgın ile cümle
çılgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ah, sen ne harikasın automail! -Çılgın teknoloji manyagı.Miten ihana oletkaan, auto-mail!
Ah, sen ne harikasın automail! -Çılgın teknoloji manyagı.Τι υπέροχο που είσαι, auto-mail!
Ah, sen ne harikasın automail! -Çılgın teknoloji manyagı.Как ты прекрасна, автоброня!
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ale myślę, że szaleństwem jest wierzyć, że kiedykolwiek stworzymy społeczeństwo prawdziwie merytokratyczne.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ampak mislim, da je noro verjeti, da bomo kdaj dejansko zgradili meritokratsko družbo.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Dar este o nebunie să credem că vom construi vreodată o societate cu adevărat meritocratică.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.De szerintem őrültség azt hinni, hogy valaha is megalkotunk egy valódi meritokratikus társadalmat.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.그렇지만 우리가 언젠가 진정한 성과주의 사회를
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Maar het is gekkenwerk om te denken dat we ooit een werkelijke meritocratie zullen bereiken.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Mais je pense que c'est fou de croire que l'on peut faire une société vraiment méritocratique.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ma penso che sia folle credere che arriveremo a creare una società genuinamente meritocratica.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Men jeg synes det er vanvittigt at tro, at vi nogensinde skaber et samfund, der er fuldstændig meritokratisk.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Mutta ajattelen, että on mieletöntä uskoa, että voimme ikinä tehdä yhteiskunnastamme täysin meritokraattisen.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Αλλά πιστεύω ότι είναι παραφροσύνη να πιστεύει κανείς ότι θα φτάσουμε ποτέ σε μια κοινωνία γνήσια αξιοκρατική.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Але я думаю, що божевільно вірити, що ми зможемо зробимо суспільство по-справжньому меритократичним.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Но смятам, че е лудост да се вярва, че ние някога ще създадем общество, което да е истински меритократично.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Но я уверен, что было бы безумно верить в то, что однажды мы построим истинно меритократическое общество.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.אבל אני חושב שזה מטורף להאמין שאנחנו אי פעם
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.و لكن باعتقادي ، من الجنون الايمان بانه بامكاننا ...
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.馬鹿げた発想です 不可能な夢です
Ama bir süre sonra herkes gibi ayak uyduruluyor. Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Mais ce n'est pas là le changement vraiment dingue que nous traversons.
Ama bizler çılgınız.Aber wir sind verrückt.
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.Ale my mamy fioła.
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.Debemos de estar locos para hacer lo que hacemos.
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.완전히 미친거죠. 우리는 이런 일을 합니다.
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.Ma noi siamo pazzi, facciamo queste cose.
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.Но мы и вправду сумасшедшие, только этим и занимаемся.
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.אבל אנחנו משוגעים. אנו עושים דברים כאלה.
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.لكننا مهووسون بالقيام بمثل هذه الأشياء
Ama bizler çılgınız. Böyle şeyler yaparız.(笑)
Ama bizler çılgınız.Dar noi suntem nebuni.
Ama bizler çılgınız.De őrültek vagyunk.
Ama bizler çılgınız.Maar we zijn zo gek.
Ama bizler çılgınız.Mais nous sommes fous.
Ama bizler çılgınız.Но ние сме луди.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Aber diese beiden Träume kreuzen sich miteinander. Du kannst nicht beide Leben führen.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Ale te dwa marzenia zderzają się szalenie ze sobą. Nie możesz mieć obu żyć.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Tyhle dva sny ale navzájem kolidují. Nemůžeš mít oba životy.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Αλλά αυτά τα όνειρα συγκρούονται μεταξύ τους.
Ama bu iki rüya birbirileri ile çok çılgın bir şekilde karışırlar.Но эти две мечты разрушают друг друга. Ты не можешь прожить две жизни.
Ama "Çılgın Aşk"ı yayınladıktan sonra erkeklerden ve kadınlardan yüzlerce hikâye duydum.하지만 "비정상적인 사랑"이 출간된 후로 저는 남성과 여성 모두로부터 수백 가지 이야기를 들을 수 있었습니다.
Ama "Çılgın Aşk"ı yayınladıktan sonra erkeklerden ve kadınlardan yüzlerce hikâye duydum.Men siden jeg udgav "Crazy Love" har jeg hørt hundredvis af historier fra mænd og kvinder, som slap væk.
Ama "Çılgın Aşk"ı yayınladıktan sonra erkeklerden ve kadınlardan yüzlerce hikâye duydum.Nhưng từ khi xuất bản "Crazy Love"
Ama "Çılgın Aşk"ı yayınladıktan sonra erkeklerden ve kadınlardan yüzlerce hikâye duydum.מאז שיצא לאור ספרי "אהבה משוגעת", נחשפתי למאות מקרים של גברים ונשים,
Ama "Çılgın Aşk"ı yayınladıktan sonra erkeklerden ve kadınlardan yüzlerce hikâye duydum.لكن من وقت نشر " حب مجنون" سمعت الكثير من القصص من رجال ونساء
Ama "Çılgın Aşk"ı yayınladıktan sonra erkeklerden ve kadınlardan yüzlerce hikâye duydum.性別問わず 多くの話を聞きました 逃げることができた人々です
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Aber das ist nicht die wirklich verrückte Veränderung in deren Mitte wir leben.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Ale to není ta opravdu bláznivá změna uprostřed níž žijeme.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Ampak to še ni tista prava nora sprememba v času, v katerem živimo.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Bensì questo.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Dar nu e chiar o schimbare nebuna in care traim.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.De nem is ez az igazán őrült változás, aminek a közepében élünk.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.진짜 엄청난 변화는 바로 여기에 있죠.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Maar dat is niet de echt vreemde verandering die we beleven.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Mas não é essa a verdadeira mudança maluca em que vivemos.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Pero ese no es realmente el cambio loco en el que estamos inmersos.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Tak naprawdę, to nie jest szalona zmiana.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Tapi itu bukan perubahan yang benar-benar gila yang ada di tengah kehidupan kita.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Αλλά δεν είναι αυτή η τρομακτική αλλαγή την οποία ζούμε.
Ama, esas çılgın değişiklik bu da değil.Но и это еще не самая удивительная трансформация, в центре которой мы находимся.