çıkmaz ile cümle

çıkmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir aksilik çıkmazsa.Atata vreme cat nu este nici-o problema
Bir aksilik çıkmazsa.Če ne bo nobenih težav.
Bir aksilik çıkmazsa.Jeśli nie będzie żadnych problemów.
Bir aksilik çıkmazsa.Nếu như không có vấn đề gì.
Bir aksilik çıkmazsa.Så länge det inte finns nåt problem.
Bir aksilik çıkmazsa.Selama tidak ada masalah.
Bir aksilik çıkmazsa.Se non ci sono altri problemi.
Bir aksilik çıkmazsa.S'il n'y a pas de problèmes.
Bir aksilik çıkmazsa.So lange es keine Probleme gibt.
Bir aksilik çıkmazsa.Zolang als er geen problemen zijn.
Bir aksilik çıkmazsa.Αν δεν υπάρχουν προβλήματα.
Bir aksilik çıkmazsa.Пока не будет никаких проблем.
Bir aksilik çıkmazsa..כל עוד אין בעיות
Bir aksilik çıkmazsa.طالما لا توجد مشاكل
Bir aksilik çıkmazsa.スンジョ すごいな
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Comme la nuée se dissipe et s`en va, Celui qui descend au séjour des morts ne remontera pas;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Como la nube se deshace y se desvanece, así el que desciende al Seol no volverá a subir
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Cum se risipeşte norul şi trece, aşa nu se va mai ridica celce se pogoară în Locuinţa morţilor!
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Eine Wolke vergeht und fährt dahin: also, wer in die Hölle hinunterfährt, kommt nicht wieder herauf
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.felhõ eltünik és elmegy, így a ki leszáll a [sír]ba, nem jõ fel [többé].
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jako niszczeje obłok i przemija, tak zstępujący do grobu nie wynijdzie;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jako zaniká oblak a ide ta, taký je aj ten, kto sostupuje do hrobu; nevyjde zase hore;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Jakož oblak hyne a mizí, tak ten, kterýž sstupuje do hrobu, nevystoupí zase,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.구름이 사라져 없어짐 같이 음부로 내려가는 자는 다시 올라오지 못할 것이오니
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Mây tan ra và mất thể nào, Kẻ xuống âm phủ không hề trở lên, cũng thể ấy.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Mây tan ra và mất thể_nào , Kẻ xuống âm_phủ không hề trở_lên , cũng thể ấy .
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Pilvi häipyy ja menee menojaan; niin myös tuonelaan vaipunut ei sieltä nouse.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Som Skyen svinder og trækker bort, bliver den, der synker i Døden, borte,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Tal como a nuvem se desfaz e some, aquele que desce � sepultura nunca tornará a subir.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Una nube svanisce e se ne va, così chi scende agl'inferi più non risale
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Zoals een wolk uiteen wordt gedreven en verdwijnt, zo verdwijnen ook de doden in hun graven.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Καθως το νεφος διαλυεται και χανεται ουτως ο καταβαινων εις τον ταφον δεν θελει επαναβη
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Както облакът се разпръсва и изчезва, Така и слизащият в преизподнята* няма да възлезе пак;
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.Редеет облако и уходит; так нисшедший в преисподнюю не выйдет,
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.כלה ענן וילך כן יורד שאול לא יעלה׃
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.السحاب يضمحل ويزول. هكذا الذي ينزل الى الهاوية لا يصعد.
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.雲 彩 消 散 而 過 、 照 樣 、 人 下 陰 間 也 不 再 上 來
Bir bulutun dağılıp gitmesi gibi, Ölüler diyarına inen bir daha çıkmaz.雲彩 消散 而過 、 照樣 、 人 下 陰間 也 不 再上來
Bir çıkmaz mı?En återvändsgränd...
Bir çıkmaz mı?En blindgyde?
Bir çıkmaz mı?Oliko se umpikuja?
Bir çıkmaz mı?Ślepy zaułek?
Bir çıkmaz mı?Um beco sem saída?
Bir çıkmaz mı?¿Un callejón sin salida?
Bir çıkmaz mı?Un vicolo cieco?
Bir çıkmaz mı?Αδιέξοδο;
Bir çıkmaz mı?Тупик?
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.E un giorno stavo esplorando questo vicolo cieco nascosto a un paio di strade di distanza.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.어느날 저는 이 자전거를 타고 동네를 한바퀴 돌고
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Pewnego dnia odkrywałem ślepą ulicę, ukrytą kilka przecznic dalej.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Și, într-o zi, exploram o fundătură aflată la câteva străzi depărtare.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Suatu hari, saya sedang bermain di jalan buntu pendek yang terpisah beberapa jalan dari rumah saya.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Und eines Tages habe ich diese Sackgasse erforscht die ein paar Straßen weiter versteckt war.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Un jour j'étais en train d'explorer ce cul de sac bien caché à quelques rues de chez nous.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Y un día yo estaba estudiando este callejón sin salida escondido a unas calles de distancia.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.Και μια μέρα εξερευνούσα ένα αδιέξοδο κρυμμένο λίγους δρόμους πιο πίσω.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.И един ден аз проучвах тази задънена улица, скрита на няколко пресечки.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.ויום אחד אני חקרתי איזו דרך ללא מוצא שהייתה חבויה במרחק מספר רחובות מהבית.
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.وذات يوم كنت استكشف الناحية واحاول تجاوز بعض الطرق العامة
Bir gün birkaç sokak ötede saklı, çıkmaz sokağı keşfediyordum.家からそう遠くない道の奥でした それから引き返してきて 向きを変え

İlgili Sayfalar