çıkmayacak ile cümle
çıkmayacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.25
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve ortaya hiçbir prens çıkmayacak.Y puede que no venga ningún príncipe.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız."Älä levitä valheellista huhua, äläkä anna apuasi syylliselle rupeamalla vääräksi todistajaksi.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Du sollst falscher Anklage nicht glauben, daß du einem Gottlosen Beistand tust und ein falscher Zeuge seist.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız."Jangan menyebarkan kabar bohong, dan jangan menolong orang yang jahat yang memberi kesaksian yang tidak benar
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.너는 허망한 풍설을 전파하지 말며 악인과 연합하여 무함하는 증인이 되지 말며
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Não levantarás falso boato, e não pactuarás com o ímpio, para seres testemunha injusta.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Nebudeš vynášeti pověsti lživé. Neklaď s bezbožným ruky své, abys měl býti s ním svědek nepravý.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Neprijmeš falošnej zvesti! Nepoložíš svojej ruky k spoločnej veci s bezbožným, aby si bol svedkom ukrutnosti.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Ne raznašaj lažnivega govorjenja; ne podajaj roke svoje krivičniku, da bodeš priča za nepravičnost.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Ngươi chớ đồn huyễn ; chớ hùa cùng kẻ hung_ác đặng làm_chứng dối .
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Ngươi chớ đồn huyễn; chớ hùa cùng kẻ hung ác đặng làm chứng dối.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Nie przyjmuj powieści kłamliwej; nie miej spółki z niepobożnym, abyś miał być świadkiem fałszywym.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Non spargerai false dicerie; non presterai mano al colpevole per essere testimone in favore di un'ingiustizia
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız."No suscitarás rumores falsos, ni te pondrás de acuerdo con el impío para ser testigo perverso
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Tu ne répandras point de faux bruit. Tu ne te joindras point au méchant pour faire un faux témoignage.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.zug hírt ne hordj; ne fogj kezet a gonoszszal, hogy hamis tanú [ne] légy.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Δεν θελεις διαδωσει ψευδη φημην δεν θελεις συμφωνησει μετα του αδικου δια να γεινης ψευδομαρτυς.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Да не разнасяш лъжлив слух. Да не съдействуваш* с неправедния и да не свидетелствуваш в полза на неправдата.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.Не внимай пустому слуху, не давай руки твоей нечестивому, чтоббыть свидетелем неправды.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.לא תשא שמע שוא אל תשת ידך עם רשע להית עד חמס׃
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.لا تقبل خبرا كاذبا. ولا تضع يدك مع المنافق لتكون شاهد ظلم.
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.不 可 隨 夥 佈 散 謠 言 、 不 可 與 惡 人 連 手 妄 作 見 證
‹‹Yalan haber taşımayacaksınız. Haksız yere tanıklık ederek kötü kişiye yan çıkmayacaksınız.不可隨夥佈 散 謠言 、 不 可 與惡 人 連手 妄作 見證
Yukarı çıkmayacak.Agar dia tak keluar.
Yukarı çıkmayacak.Έτσι ώστε να μην έρθει έξω!