çıkmama ile cümle
çıkmama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bugün dışarı çıkmamalısın.You must not go out today.
Üşüttüğün için dışarı çıkmamalısın.Since you have a cold, you must not go out.
Doktor dışarı çıkmama izin vermedi.The doctor didn't allow me to go out.
Eğer huzurlu bir hayat istiyorsak, savaşa karşı çıkmamak elimizde değil.If we want a peaceful life, we cannot help objecting to war.
Öylesine soğuk bir gündü ki dışarı çıkmamaya karar verdik.It was such a cold day that we decided not to go out.
Merdivenden çıkmamalısınız.You must not go up the stairs.
Babam geceleri dışarıya yalnız çıkmama izin vermez.My father doesn't let me go out alone at night.
Gece dışarı çıkmamalısın.You must not go out at night.
Yağmurda dışarıya şemsiyesiz çıkmaman gerektiğini bilmeliydin.You should have known better than to go out in the rain without an umbrella.
Çıkmamamı söylediğin için hiç dışarı çıkmadım.I didn't go out at all because you told me not to.
Yalnız kalan küçük çocukla dışarı çıkmamalısın.You oughtn't to go out with the little boy remaining alone.
Birkaç gün dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out for a few days.
Öğretmen erken çıkmama izin vermedi.The teacher didn't permit me to leave early.
Kuvvetli yağış dışarı çıkmama engel oldu.The heavy rain prevented me from going out.
O, tek başına dışarı çıkmamaya söz verdi.She promised not to go out alone.
Gece tek başına dışarı çıkmamalı.She shouldn't go out by herself at night.
Babam bana Bill ile dışarı çıkmama izin vermez.My father doesn't allow me to go out with Bill.
Annem karanlıktan sonra dışarı çıkmamam gerektiğinde ısrar ediyor.My mother insists that I should not go out after dark.
Annem bana dışarı çıkmamamı söyledi.My mother told me not to go out.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmamalısın.You must not go out after dinner.
Fırtına benim yola çıkmama engel oldu.The storm prevented me from leaving.
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out.
Babam Bill ile çıkmama izin vermez.My dad won't let me go out with Bill.
Senin ateşin var ve dışarı çıkmaman gerekir.You have a fever and should not go out.
O, gece vakti yalnız dışarıya çıkmaması için onu uyardı.She warned him not to go out at night alone.
Tom, karanlıktan sonra kendi başına dışarı çıkmamak için yeterince mantıklıydı.Tom had enough sense to not go out by himself after dark.
Tom Mary'ye bu tür havalarda dışarıya çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't go out in this kind of weather.
O ona gece tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.She advised him not to go out by himself at night.
Tom'un ortaya çıkmamaya yüzü yoktu.Tom didn't have the nerve to not show up.
Tom üç hafta evden çıkmama cezası aldı.Tom was grounded for three weeks.
Tom sıkışıklıktan çıkmama yardım etti.Tom helped me out of a jam.
Ebeveynlerim çıkmama izin vermeyecek.My parents won't let me date.
Annem ve babam benim oğlanlarla çıkmama izin vermez.My parents won't let me go out with boys.
Sadece gece tek başınıza dışarı çıkmamanız gerektiğini söylüyorum.I'm just saying you shouldn't go out alone at night.
Durumun kontrolden çıkmamasını umut edelim.Let's hope the situation doesn't get out of hand.
Buradan dışarı çıkmama yardım etmeni istiyorum.I want you to help me get out of here.
Ebeveynlerim bana çıkmak istediğim kişiyle çıkmama izin vermezdi.My parents wouldn't let me date who I wanted to date.
Dışarı çıkmama izin verin.Let me out.
Hava karardıktan sonra yalnız başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark by yourself.
Tom'a dışarı çıkmamasını söyledim.I told Tom to stay indoors.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to go out after dark.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya çıkmamasını söyledim.I told Tom not to go out after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmamalıydı.Tom shouldn't have gone out after dark by himself.
Tom liseden çıkmamalıydı.Tom shouldn't have dropped out of high school.
Tom'a Mary'le çıkmamasını söyledim.I told Tom not to date Mary.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary she shouldn't go out at night alone.
Buradan çıkmama yardım edebilir misiniz?Can you help me get out of here?
Yataktan çıkmamalısın.You shouldn't be out of bed.
Böyle bir günde dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go outside on a day like this.
Gece tek başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out at night by yourself.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmamaya söz verdi.Tom promised not to go out after dark alone.
Tom kızı ile çıkmama izin vermedi.Tom wouldn't let me date his daughter.
Tom Mary'yi gece tek başına dışarı çıkmaması için uyardı.Tom warned Mary not to go out at night alone.
Tom hava karardıktan sonra kendi başına dışarı çıkmaması gerektiğini bilir.Tom knows better than to go out after dark by himself.
Tom kızıyla çıkmama hiç karşı çıkmadı.Tom never objected to me dating his daughter.
Sana dışarı çıkmamanı söyledim.I told you to stay indoors.
Onlara dışarı çıkmamalarını söyledim.I told them to stay indoors.
Ona dışarı çıkmamasını söyledim.I told him to stay indoors.